Arama Sonuçları..

Toplam 166 kayıt bulundu.
Kök hücre teknolojisi

Kök hücre teknolojisi

Kök hücreler, embriyonik dönemde ve yaşam boyunca farklı tip hücrelere dönüşebilme yeteneğine sahip hücrelerdir.

http://www.ulkemiz.com/kok-hucre-teknolojisi

Kök hücreleri diğer hücrelerden ayıran nedir?

Kök hücreleri diğer hücrelerden ayıran nedir?

Tüm kök hücreler başlıca üç niteliğe sahiptir: Yıllarca bölünmelerini sürdürebilir ve kendilerini yenileyebilirler, özelleşmiş hücreler değillerdir, özelleşmiş hücrelerin oluşumunu sağlarlar.

http://www.ulkemiz.com/kok-hucreleri-diger-hucrelerden-ayiran-nedir

Yetişkin kök hücresi nedir?

Yetişkin kök hücresi nedir?

Yetişkin kök hücreleri, doku ve organlarda bulunan, kendilerini yenileme ve bazı ya da tüm ana hücre tiplerine dönüşebilme yeteneğine sahip henüz farklılaşmamış hücrelerdir.

http://www.ulkemiz.com/yetiskin-kok-hucresi-nedir

Embriyonik kök hücrelerin ve yetişkin kök <b class=red>hücrelerinin</b> benzerlik ve farklılıkları nelerdir?

Embriyonik kök hücrelerin ve yetişkin kök hücrelerinin benzerlik ve farklılıkları nelerdir?

İnsan embriyonik ve yetişkin kök hücreleri, hücre bazlı rejeneratif terapilerde kullanımları açısından hem avantaj hem de dezavantajlara sahiptir.

http://www.ulkemiz.com/embriyonik-kok-hucrelerin-ve-yetiskin-kok-hucrelerinin-benzerlik-ve-farkliliklari-nelerdir

İndüklenmiş pluripotent kök hücre (iPS hücresi) nedir?

İndüklenmiş pluripotent kök hücre (iPS hücresi) nedir?

İndüklenmiş pluripotent kök hücreler genetik olarak embriyonik kök hücrelere benzer bir yapı kazanacak şekilde yeniden programlanmış yetişkin hücreleridir.

http://www.ulkemiz.com/induklenmis-pluripotent-kok-hucre-ips-hucresi-nedir

İnsan kök <b class=red>hücrelerinin</b> kullanım alanları nelerdir?

İnsan kök hücrelerinin kullanım alanları nelerdir?

İnsan kök hücreleri pek çok şekilde araştırma ve klinik amaçlı olarak kullanılabilir. İnsan embriyonik kök hücre araştırmaları, insanın gelişimi sürecinde meydana gelen olaylar dizisinin anlaşılmasına olanak sağladı.

http://www.ulkemiz.com/insan-kok-hucrelerinin-kullanim-alanlari-nelerdir

Genetik hastalıklar ve akraba evlilikleri

Genetik hastalıklar ve akraba evlilikleri

Genetik Hastalık Genetik hastalıklar, kişinin DNA’sındaki değişimler (mutasyonlar) sonucu ortaya çıkan hastalıklardır. DNA’daki bu değişimler gen olarak adlandırılan nükleotid dizileri üzerinde meydana gelir. Bu durumda etkilenen gen(ler)in işlevinde bozulmalar meydana gelebilir. Genin yapısındaki bozulma, kişinin yaşamsal fonksiyonlarını düzenleyen proteinlerin kodlanmasını engelleyerek veya yanlış kodlanmasına sebep olarak normal yapı ve işlevin bozulmasına sebep olabilir. Bu tür genetik bozukluklar, genetik hastalıklara neden olur. Hastalığa neden olan mutasyonlar eşey hücrelerinde veya somatik hücrelerde meydana gelebilir. Eşey hücrelerinde meydana gelen mutasyonlar (germ hattı mutasyonları), sonraki nesillere aktarılabilen mutasyonlardır. Bu durumda hastalık muhtemel olarak kalıtsal niteliktedir. Somatik hücrelerde yani üreme ve farklılaşma yeteneği olmayan doku hücrelerinde meydana gelen mutasyonlar ise kişide hastalığa yol açabilirken sonraki nesillere aktarılmaz. Hastalığa yol açan genetik bozukluklar monogenik (tek gen kaynaklı), kromozomal veya multifaktöriyel olabilir. Monogenik bozukluklar (tek gen hastalıkları), tek bir genin nükleotid dizisinde meydana gelen değişim(ler)den kaynaklanır. Mutasyona uğramış gen (mutant gen), işlevini yerine getiremez ve defektif protein kodlanmasına sebep olur. Yanlış kodlandığı için fonksiyonu bozulan protein dolayısıyla hastalık ortaya çıkar. Bu mutasyonlar anne ve babadan gelen kromozom alellerinin yalnızca birinde veya ikisinde birden bulunabilir. Ebeveynler aracılığıyla sonraki nesillere aktarılan bu mutasyonlar otozomal dominant (baskın), otozomal resesif (çekinik) veya X kromozomuna bağlı geçiş gösterebilir. Otozomal dominant ve otozomal resesif mutasyonlar otozomal kromozomlarda; yani eşey kromozomu olmayan (X ve Y kromozomu hariç) 22 çift kromozomda meydana gelen mutasyonlardır. Monogenik hastalıklar, Gregor Johann Mendel’in kalıtım yasasına uygun geçiş gösterdiği için bu tür kalıtıma “Mendelyan kalıtım” da denir. Otozomal dominant kalıtım kalıbına uygun geçiş gösteren hastalıklarda, ilgili gendeki mutasyonun yalnızca anneden veya babadan gelmesi hastalık oluşumu için yeterlidir. Başka bir deyişle; tek bir ebeveynin ilgili mutasyonu taşıyan aleli çocuğuna aktarması hastalık sebebidir. Normal şartlar altında, bir sağlıklı ve bir monogenik hastalığa sahip bireyin çocuklarında da aynı hastalığın görülme olasılığı %50’dir. Bir normal bir mutant genin taşınımı durumunda mutasyon “heterozigot”; mutant genin her iki alelde birden taşınması durumunda mutasyon “homozigot” olarak ifade edilir. Heterozigot mutasyon; haplo-yetersizlik, fonksiyon kazanımı veya dominant-negatif etkisi fenotiplerine neden olabilir. Haplo-yetersizlik durumunda, mutant gen fonksiyonel protein kodlayamamaktadır veya kodlanan protein miktarı oldukça yetersizdir. Normal işleve sahip diğer genin ürettiği protein miktarı ise mutant genin protein üretimini karşılayabilmek için yeterli değildir. Fonksiyon kazanımı fenotipinde mutant gen, uğradığı mutasyon sonucu farklı bir fonksiyon kazanarak beklenenden farklı protein üretimine neden olmaktadır. Dominant-negatif etkisinde ise mutant gen ürünü, normal genin kodladığı proteinlerle etkileşime geçerek fonksiyonel proteinlerin işlevine engel teşkil etmektedir. Kişi, anne ve babadan gelen her iki alelde birden otozomal dominant mutasyon taşıyabilir. Bu durumda hastalık seyrinin normalden daha farklı ve ağır olabileceği rapor edilmiştir. Homozigot dominant mutasyon taşıyan bireylerde hastalık çoğunlukla ölümcüldür. Öte yandan, heterozigot olarak aktarılan dominant mutasyon her bireyde hastalığın aynı seviye ve seyrine neden olmayabilir. Mutant gen ifadeleri, hastalığın farklı seviyelerde olmasına yol açabilir. Genotip ve fenotip arasındaki ilişki “penetrans” ile açıklanır. Yüksek penetransa sahip hastalıklarda oldukça benzer hastalık fenotipiyle karşılaşılırken, hastalığın düşük penetransa sahip olduğu durumlarda hastalığın dışavurumu farklılık gösterebilir. İki farklı otozomal dominant mutasyon heterozigot olarak da bir araya gelebilir. Bu durum hastalık seyrini etkileyebileceği gibi farklı fenotiplere de neden olabilir. Sık görülen otozomal dominant hastalıklara; Marfan sendromu, Huntington hastalığı, familyal hiperkolesterolemi ile bazı ataksi ve kardiyomiyopati türleri örnek verilebilir. Kalıtsal kanser sendromları (herediter meme ve over kanseri, herediter non-polipozis kolorektal kanser, retinoblastoma vb.) da çoğunlukla otozomal dominant geçiş gösterir. Otozomal resesif kalıtım kalıbına uygun aktarılan hastalıklarda, hastalığın ortaya çıkabilmesi için ilgili tek gen bozukluğunun hem anneden hem de babadan geçmiş olması gerekir. Tek ebeveynden aktarılan mutasyon hastalık oluşumu için yeterli değildir. Hastalığa neden olan (patojenik) mutasyonu tek alelde taşıyan ancak hasta olmayan bireyler, o hastalık için “taşıyıcı” durumundadır. İki taşıyıcı bireyin (heterozigot mutasyona sahip) birlikteliğinden olan çocuklarda hastalığın ortaya çıkma olasılığı %25’tir. Otozomal resesif hastalıklarda “bileşik heterozigot”luk durumu söz konusudur. Farklı mutasyonlara sahip otozomal resesif aleller belirli bir kromozomal bölgede bir araya gelebilir. Bu durumda kişi, anne ve babasından aldığı iki farklı heterozigot mutasyon bulundurmaktadır. Karşılıklı alellerdeki farklı resesif mutasyonlar bileşik-heterozigot durumda hastalığa neden olabilmektedir. Mutasyonlar çoğunlukla ebeveynlerden aktarılır ancak her zaman bu durum geçerli değildir. Monogenik hastalıklar, ailede hastalık olmaksızın, spontane mutasyonlar sonucu da ortaya çıkabilmektedir. Nispeten sık görülen otozomal resesif hastalıklardan bazıları; akdeniz anemisi (talasemi), ailevi akdeniz ateşi (FMF), hemofili, fenilketonüri ve orak hücreli anemidir. X’e bağlı kalıtım; hastalığa neden olan mutasyonun yalnızca X kromozomuna bağlı olduğu durumlarda gerçekleşir. X kromozomuna bağlı taşınan mutasyon resesif veya dominant nitelikte olabilir. Normal şartlarda kadınlar iki adet X kromozomuna sahipken erkekler bir adet X ve bir adet Y kromozomuna sahiptir. X’e bağlı resesif kalıtımda hastalık nedeni; anneden gelen ve mutant genin lokalize olduğu X kromozomudur. Resesif mutasyon barındıran bir X kromozomuna sahip kadınlar taşıyıcı durumunda olurken erkekler için durum farklıdır. Erkeklerde hastalık taşıyan X kromozomunu baskılayabilecek başka bir X kromozomu bulunmadığından bu kromozom hastalığın ortaya çıkması için yeterlidir. Taşıyıcı kadının %25 oranında hasta erkek çocuk, %25 oranında taşıyıcı kız çocuk sahibi olma olasılığı mevcuttur. Hasta erkek bireyin ise tüm kız çocukları taşıyıcı durumunda olurken erkek çocukları ilgili hastalık bakımından sağlıklıdır. X’e bağlı aktarılan hastalıklardan bazıları erkek çocukları için ölümcül olabilmektedir. Örneğin, bu yolla aktarılan Aicardi sendromuna sahip erkek çocuklar yaşamını sürdürememektedir. Renk körlüğü, hemofili (A ve B) ve bazı musküler distrofiler X’e bağlı resesif kalıtıma; frajil X sendromu ve vitamin D bağımlı rikets X’e bağlı dominant kalıtıma örnektir. Kromozom bozuklukları; genetik materyali barındıran kromozomların eksik/fazla olması veya kromozom yapısındaki bozukluklar sonucu ortaya çıkar. Kromozom fazlalığı durumunda bu kromozoma lokalize gen ifadesi normalden fazla olmaktadır. Benzer olarak, kromozom eksikliği durumunda da gen ifadesi normalden düşük olmaktadır. Genlerde herhangi bir patojenik mutasyon bulunmasa dahi kodlanan proteinin fazla ya da az olması hastalık gelişimine yol açar. 150 ila 200 canlı doğumdan birinde kromozom anomalileri görülmektedir. Kromozom bozukluklarının bazıları nesilden nesile geçiş gösterse de çoğu kalıtsal değildir. Üreme hücrelerinin (yumurta ve sperm) gelişiminde meydana gelen hatalardan dolayı kromozom sayıları beklenenden farklı olabilir. Üreme hücrelerinin bölünmesi sırasında eş kromozomların gerektiği gibi ayrılamaması, kromozom eksikliği ve fazlalığına sebep olur. Bu tür bozukluklar kalıtsal değildir. Down sendromlu bireyler, 21. kromozom çiftinde ekstra bir kromozoma sahiptir. 21. kromozomun üç kopyasının bulunması hali trizomi 21 olarak da adlandırılır. Gen dizilerinde hastalığa neden olabilecek herhangi patojenik mutasyon olmaksızın 21. kromozomun ekstra bir kopyasına sahip olmak gelişim sürecinde defektlere yol açarak Down sendromu bulgularının ortaya çıkmasına sebep olur. Nispeten sık görülen diğer kromozom anomalileri; Turner sendromu, Kleinfelter sendromu, Edward sendromu (trizomi 18) ve Patau sendromudur (trizomi 13). Turner sendromu cinsiyeti belirleyen kromozomlarda meydana gelen bozukluklara verilebilecek bir örnektir. Bu durumda, normalde iki adet X kromozomuna sahip olması gereken kadınlarda kromozomlardan biri eksik (monozomi) veya hasarlıdır. Sahip olunan tek fonksiyonel X kromozomu ise doğum öncesi ve sonrası gelişim için yeterli değildir. Cinsiyet kromozomlarının eksiklik veya fazlalığına (anöploidi) bağlı olarak; Turner sendromu (X0), Kleinfelter sendromu (XXY, XXYY, XXXY veya XXXXY), XYY sendromu (XYY) ve trizomi X (XXX) gibi kromozom anomalileri ortaya çıkabilir. Multifaktöriyel (kompleks) bozukluklar; birden fazla gende meydana gelen patojenik mutasyon ve çevresel faktörlerin ortak etkisi sonucu nüksedebilir. Kalp hastalıkları, diyabet, obezite ve çoğu kanser türü bu tip bozukluklara örnektir. Multifaktöriyel bozukluklar aynı aile içinde popülasyona oranla daha sık görülse de çoklu etki mekanizmaları tam olarak çözümlenemediği için kalıtsallık durumu net değildir. Bu tür bozuklukların kalıtımı standart Mendelyan kalıtıma uymamaktadır. Düzenleyici mekanizmalarına yönelik araştırmalar sürdürülen Alzheimer, Parkinson, multipl skleroz, osteoporoz gibi hastalıklar da bu tür genetik bozukluklara dahildir. Türkiye’de Akraba Evliliklerinin Kalıtsal Hastalık Sıklığına Etkisi Akraba evlilikleri, kalıtsal hastalık sıklığını destekleyen ögelerdendir. Türkiye, akraba evliliğinin sık görüldüğü ülkeler arasındadır. Türkiye genelinde ortalama akraba evliliği %20-25 civarındayken bazı bölgelerde bu oran %50’ye yakındır. Bu nedenle, ülkemiz popülasyonunda kalıtsal hastalık sıklığı genel popülasyon için belirlenen değerlerden yüksektir. Otozomal resesif geçiş gösteren hastalıklarda akraba evliliği, hastalığa ilişkin mutasyonu taşıyan iki alelin bir araya gelme olasılığını artırmaktadır. Bu durumda, çocukta hastalık görülme ihtimali yükselir. İlgili mutasyonu heterozigot durumda bulunduran (taşıyıcı) ebeveynlerin her çocuğu için hastalık riski %25’tir (1/4). Risk faktörlerine dair farkındalığın yetersiz oluşu; düşük yapma, ölü doğum ve doğan çocuğun hasta olması durumlarının niceliğini artırmaktadır. Ülkemizde yaygın olan birinci derece kuzen evlilikleri göz önünde bulundurulduğunda çocukta kalıtsal hastalık görülme riski normal popülasyona oranla anlamlı derecede yükselir. Ailenin önceki yakın jenerasyonlarında akraba evliliği bulunmadığı varsayılırsa birinci dereceden kuzenlerin genetik bilgisi yaklaşık %12,5 (1/8) oranında ortaktır. Bu durumda çiftin çocukları yaklaşık %6,25 oranında homozigot gen çiftine sahip olacaktır. Bu oran, patojenik mutasyon taşıyan genlerin karşılıklı alellerde lokalize olma olasılığını; yani hastalık riskini, iki ila üç kata kadar artırmaktadır. Otozomal resesif geçiş gösteren; akdeniz anemisi, ailevi akdeniz ateşi (FMF), kistik fibrozis, fenilketonüri ve orak hücre anemisi gibi hastalıkların ülkemizde sık görülmesi akraba evliliklerinin yaygın oluşu ile ilişkilidir. Ek olarak, diğer otozomal resesif hastalıkların görülme sıklığının (prevalans) da ülkemizde daha yüksek olduğu öngörülmektedir. Otozomal dominant kalıtımda bu tür olasılık artışı mevcut olmasa da alel kombinasyonlarına bağlı olarak genotipik karakteristik ve hastalık fenotipi değişiklik gösterebilmektedir. Hastalığa yol açan dominant mutasyonun iki alelde birden bulunması hastalık şiddetini artırabilir. Neredeyse tüm otozomal dominant hastalıklarda en ağır hastalık seyri homozigot nitelikteki bireylerde görülmektedir. Akraba evliliklerinde bu risk artmaktadır. Ek olarak akraba evlilikleri, dominant nitelikte patojenik mutasyona sahip olduğu halde düşük penetrans nedeniyle hastalık tanımlanmamış veya hastalığı hafif seyretmiş ebeveynlerin çocukları için de risk faktörünü yükseltebilir. X’e bağlı geçiş gösteren resesif hastalıklarda babanın hasta olmadığı durumda akraba evliliği hastalık riskini artırmamaktadır. Ancak akraba oldukları takdirde babanın hasta olması, annenin de taşıyıcı olma olasılığını yükseltmektedir. Başka bir deyişle; akraba olmaları nedeniyle ilgili hastalığa neden olan mutasyonun hem annede hem babada bulunması daha olasıdır. Bu durum, doğacak kız çocukları için hastalık riskinin yükselmesine neden olabilir. Multifaktöriyel bozuklukların gelişim mekanizmaları birden fazla parametreye bağlı olduğu için akraba evliliği risk faktörleri hakkında kesin veriye ulaşmak zordur. Ancak bu bozuklukların da akraba evlilikleri mevcut olan ailelerde daha sık görüldüğü bildirilmiştir. Kesin risk faktörü tahmin edilemese de akraba evlilikleri, multifaktöriyel bozukluklara yatkınlığı da artırmaktadır. Yukarıda belirtilen ve benzeri nedenler dolayısıyla, özellikle akrabalığın söz konusu olduğu evliliklerde, kalıtsal hastalık risk faktörleri uygun şekilde değerlendirilmelidir. Ek olarak, Türkiye’ye dair kalıtsal hastalık verileri değerlendirilirken akraba evliliklerinin etkisi de göz ardı edilmemelidir. Doğa Derman http://www.bilim.org/genetik-hastaliklar-ve-akraba-evlilikleri/

http://www.ulkemiz.com/genetik-hastaliklar-ve-akraba-evlilikleri

Brokoloi Ve Su Teresi Kanser Hücrelerini Öldürebilir Mi?

Brokoloi Ve Su Teresi Kanser Hücrelerini Öldürebilir Mi?

Son yapılan çalışmaya göre, brokoli ve su teresi sebzelerinin pek çok kanser çeşidini düşürme potansiyeline sahip olduğu kanıtlanmıştır. Bunun sebebi de içeriklerinde bulunan antioksidan bileşenlerdir.

http://www.ulkemiz.com/brokoloi-ve-su-teresi-kanser-hucrelerini-oldurebilir-mi

AIDS: Efsaneler ve Gerçekler!

AIDS: Efsaneler ve Gerçekler!

Biliyor Muydunuz? Amerika Birleşik Devletleri’nde her yıl 50.000 civarında insan HIV ile enfekte olmaktadır.

http://www.ulkemiz.com/aids-efsaneler-ve-gercekler


Çift Sarılı Yumurta Nasıl Oluşur?

Çift Sarılı Yumurta Nasıl Oluşur?

Gıda, özellikle de sağlıklı gıda tüketimi son derece önemlidir. Özellikle de aileler hayvansal gıdalara konusunda çok büyük bir titizlikle yaklaşırlar.

http://www.ulkemiz.com/cift-sarili-yumurta-nasil-olusur

Vücudunuzdaki İnsan-Dışı Yaşam Unsurları!

Vücudunuzdaki İnsan-Dışı Yaşam Unsurları!

Bazılarına "iğrenç" gelebilecek; ancak türümüzü, dolayısıyla da sizi ayakta tutmaya yarayan, vücudumuzda bizimle yaşayan ama insan türüne ait hücrelerden oluşmayan canlıları tanıyor musunuz?

http://www.ulkemiz.com/vucudunuzdaki-insan-disi-yasam-unsurlari

Mutualizm: Karşılıklı Faydacılık

Mutualizm: Karşılıklı Faydacılık

Kuşkusuz ki hepimiz hayatlarımızı ve neslimizi devam ettirme güdüsüne sahip hayvanlarız.

http://www.ulkemiz.com/mutualizm-karsilikli-faydacilik

HeLa Hücreleri

HeLa Hücreleri

Günümüzde araştırma laboratuvarlarında halen kullanılmakta olan HeLa hücreleri, 1951 yılında rahim ağzı kanserine yakalanmış olan Henrietta Lacks isimli hastadan habersiz olarak alınmıştır.

http://www.ulkemiz.com/hela-hucreleri

Deneysel Çalışmaların Vazgeçilmezleri: Hücre Hatları (Cell Line)

Deneysel Çalışmaların Vazgeçilmezleri: Hücre Hatları (Cell Line)

Memelilerin bilimsel deneylerde kullanılmasının mümkün olduğunca kısıtlanması gerekliliği, biyomedikal çalışmaların farklı pek çok alanında hücre kültürlerinin geliştirilmesi ve kullanılmasına yol açmıştır.

http://www.ulkemiz.com/deneysel-calismalarin-vazgecilmezleri-hucre-hatlari-cell-line

Gün Geçtikçe Neden Yaşlanırız?

Gün Geçtikçe Neden Yaşlanırız?

Canlılığın bir sonucu olarak insanın vücudu gün geçtikçe yaşlanır. Yaşlanmak insanlar için doğal bir sonuçtur. Kimse yaşlanmayı istemez ama aradan geçen yıllar insanı yaşlandırır.

http://www.ulkemiz.com/gun-gectikce-neden-yaslaniriz

Beyin Nesneleri Nasıl Algılar?

Beyin Nesneleri Nasıl Algılar?

Rönesans ressamı Giuseppe Arcimboldo’nun resmini inceleyin…

http://www.ulkemiz.com/beyin-nesneleri-nasil-algilar

Herhangi Bir Yakını Alzheimer Olanlara Öneriler

Herhangi Bir Yakını Alzheimer Olanlara Öneriler

Unutkanlık gün içinde zaman zaman yaşadığımız problemlerden bir tanesi. Özellikle yaşlılık dönemlerinde meydana gelen unutkanlık genç yaşlarda da sıklıkla görülebiliyor.

http://www.ulkemiz.com/herhangi-bir-yakini-alzheimer-olanlara-oneriler

Aklın Bakteriler ile İmtihanı

Aklın Bakteriler ile İmtihanı

Düşünme, karar verme, öğrenme gibi üst düzey beyin faaliyetlerimizin gerçekleştiği temel yer serebral korteks adlı 2 – 4 mm kalınlığındaki beyin dokusudur.

http://www.ulkemiz.com/aklin-bakteriler-ile-imtihani

Doku Mühendisliğinin Yerini Organ Mühendisliği Alıyor

Doku Mühendisliğinin Yerini Organ Mühendisliği Alıyor

Yıl 1665, Robert Hook bilinen en küçük canlıları keşfedip onlara “cell” yani hücre adını verdi. Yıl 1866, genetiğin babası olarak görülen Gregor Mendel bezelyelerde karakter kalıtımını keşfetti.

http://www.ulkemiz.com/doku-muhendisliginin-yerini-organ-muhendisligi-aliyor

Stres Altındaki Beyin

Stres Altındaki Beyin

Dijital dünyadan mıdır yoksa günlük koşuşturmalarımızın artmasından mıdır bilinmez, stres günlük hayatımızda gittikçe daha fazla yer kaplamaya başladı.

http://www.ulkemiz.com/stres-altindaki-beyin

Balı Ne Kadar İyi Tanıyoruz? Balın Beyin ve Vücut Sağlığına Etkileri

Balı Ne Kadar İyi Tanıyoruz? Balın Beyin ve Vücut Sağlığına Etkileri

Bal böcek türevli olup da besleyici, tedavici edici, kozmetik ve endüstriyel değeri olan tek doğal maddedir.

http://www.ulkemiz.com/bali-ne-kadar-iyi-taniyoruz-balin-beyin-ve-vucut-sagligina-etkileri

Nöronlar Arasındaki Genomik Farklılıklar

Nöronlar Arasındaki Genomik Farklılıklar

Salk Enstitüsü’nde çalışan bilim insanlarının yapmış olduğu son araştırmaya göre nöronlar arasında büyük oranda bir genetik çeşitlilik mevcut.

http://www.ulkemiz.com/noronlar-arasindaki-genomik-farkliliklar

Oruç Tutmak Kök Hücre Yenilenmesini Tetikliyor ve Bağışıklık Sistemini Güçlendiriyor

Oruç Tutmak Kök Hücre Yenilenmesini Tetikliyor ve Bağışıklık Sistemini Güçlendiriyor

“Herkes sihir yapabilir ve herkes amaçlarına ulaşabilir, tabi eğer düşünebilir, bekleyebilir ve oruç tutabilirse.” – Herman Hesse, Siddhartha

http://www.ulkemiz.com/oruc-tutmak-kok-hucre-yenilenmesini-tetikliyor-ve-bagisiklik-sistemini-guclendiriyor

Işığın Beynimize Etkileri ve Fotik Hafıza

Işığın Beynimize Etkileri ve Fotik Hafıza

Işığın beynimiz üzerinde güçlü etkileri olduğu ve bizim sağlığımız için çok önemli olduğu uzun bir süredir biliniyordu. Işığın sadece görme ile ilgili değil, bunun dışında çok sayıda daha işlevi var.

http://www.ulkemiz.com/isigin-beynimize-etkileri-ve-fotik-hafiza

Mikroskobun İcadı

Mikroskobun İcadı

Gözle görülmeyen maddelerin incelenebilmesi amacı ile kullanılan mikroskop, ilk olarak XVII. Yüzyılda ortaya çıktı. Bu basit araç, iki lamdan oluşuyordu.

http://www.ulkemiz.com/mikroskobun-icadi

Emzirme Bittikten Sonra Hücreler Kendilerini Yemeye Başlıyor

Emzirme Bittikten Sonra Hücreler Kendilerini Yemeye Başlıyor

Yeni anne olmak pek çok tuhaf ama bir o kadar da harika değişiklikleri beraberinde getirir. Bunlar bazen anneyi rahatsız edebilir.

http://www.ulkemiz.com/emzirme-bittikten-sonra-hucreler-kendilerini-yemeye-basliyor

Bebeğin Taşıdığı Genetik Riskler Basit Kan Testi İle Saptanabilecek

Bebeğin Taşıdığı Genetik Riskler Basit Kan Testi İle Saptanabilecek

Türkiye’de de kullanıma giren Harmony isimli yeni genetik test hakkında bilgi veren Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Orhan Orhan ve Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Kadın Hast. ve Doğum ABD Öğretim Üyesi Prof. Dr. Aydan Biri, testin en önemli özelliğinin hiç bir risk içermemesi olduğunu belirttiler.  İRİ‘den bilgi aldık. Gebelik sürecinde bebeğin maruz kalabileceği genetik bozuklukların erken evrede saptanmasının hayati değere sahip olduğunu söyleyen her iki uzman şu bilgileri paylaştılar: “Bu genetik bozukluklardan en sık görülenleri trizomilerdir. Trizomi, belirli bir kromozomun iki kopyası olması beklenirken üç kopyası olması durumunda ortaya çıkan genetik bir bozukluktur. Trizomi 21 bunlardan en sık görülenidir. 21. kromozomun fazladan bir kopyası nedeniyle oluşur. Halk arasında “Mongol Çocuk” olarak da bilinen Down Sendromudur. Yaklaşık 800 doğumda bir görülür. Tipik bir yüz görünümü, zeka geriliği, kalp bozuklukları ile seyreder. Ortalama yaşam süreleri kısadır. Trizomi 18 Edwards Sendromu olarak bilinir. Yaklaşık 5000 doğumda bir görülür. Gebelik genellikle kayıpla sonuçlanır. Trizomi 18’ li bebeklerde kalp bozuklukları, el ve ayaklarda şekil bozuklukları mevcuttur. Ortalama yaşam süreleri oldukça kısadır. Trizomi 13 Patau Sendromu olarak bilinir. Yaklaşık 10000 doğumda bir görülür. Genellikle erken haftalarda gebelik kayıplarıyla sonuçlanır. Trizomi 13’ lü bebeklerde ağır kalp, böbrek, mide bozuklukları, yarık damak dudak gibi yüz bozuklukları görülür. Trizomi 13 ile doğan bebeklerin hemen hemen hepsi 1 yaşına gelmeden hayatını kaybeder. 35 yaş üstü gebeliklerde, ailesinde genetik bozukluk öyküsü olanlarda ve önceki gebeliklerinde trizomili çocuk doğurma öyküsü olanlarda risk yüksektir. Ancak genç ve risk faktörü bulunmayan gebelerde de trizomili bebek görülebilir. Bu yüzden tüm gebelikler trizomi açısından taranmalıdır. Bu amaçla geliştirilmiş bazı testler mevcuttur. İkili test, üçlü test, dörtlü test, entegre test gibi testler, anneden alınan kanda bazı hormonlara bakılması prensibine dayanır. Anne kanında tespit edilen hormon düzeyleri, annenin yaşı, bebeğin ense kalınlığı ve baş çevresi ölçümleri bir arada değerlendirilerek risk analizi yapılır. Ancak bu testlerin duyarlılıkları %75-%85 arasındadır. Riskli çıkması bebekte kesin trizomi olduğu anlamına gelmediği gibi, risksiz çıkması da bebekte trizomi olmadığı anlamına gelmez. Amniyosentezden önce bir şansınız daha var! Test sonuçları riskli gelen gebelere anne karnından su alma işlemi yani amniyosentez önerilir. Bu işlemde bebeğin içinde bulunduğu su kesesine iğne ile girilerek su çekilir ve tahlile yollanır. Bu işlemdeki amaç, amniyos sıvısının içine dökülen bebeğin kendi hücrelerine ulaşmak, bu hücreleri genetik olarak incelemek ve kromozom yapısına bakmaktır. Bu işlem daha net bir sonuç verir ve bebekte genetik bir bozukluk olup olmadığını söyler. Ancak, amniyosentez işlemi iğne ile yapılan girişimsel bir işlem olduğu için annenin iltihap kapması, bebeğin iltihap kapması, suyunun erken gelmesi, hatta 200’de 1 oranında bebeğin anne karnında ölmesi, yani düşük riskleri vardır. Bu düşük riski hekimi ve aileyi tereddütte bırakmakta, ayrıca işlemin korkusu ve bebeğine zarar gelme ihtimali anneyi strese sokmaktadır. Örneğin, ikili tarama testinde Down Sendromu riski olan bir gebeye amniyosentez önermek zorunda kalıyorsunuz. Ancak amniyosentez yaparken de bebeği düşük riskiyle karşı karşıya bırakıyorsunuz. Belki de normal genetik yapıya sahip bir bebeği down sendromu var mı yok mu diye araştırırken kaybediyorsunuz. Bu çelişki üzerine bilim adamları uzun yıllardır düşük riski olmayan ve güvenilirliği yüksek bir tarama testi üzerinde çalışıyorlardı. Ve bebeğin hücrelerinin gebelikte anne kanına karıştığını tespit ettiler. Anneden alınan kanda bebeğin hücrelerine ulaşıp trizomi 21-18-13 var mı buna baktılar. Ve %99.7 duyarlıkta bebekte genetik bozukluk olup olmadığını tespit ettiler. Maternal Kanda Serbest Fetal DNA İncelemesi adı verilen bu yöntem en güvenilir tarama testi olarak literatürlerde yerini aldı. Maternal kanda serbest fetal DNA incelemesi yapan Harmony Test, 10. gebelik haftasından itibaren uygulanılabilen, %99.7 duyarlılığı olan bir tarama testi. Bu testte anne kolundan, sadece basit bir kan alma işlemiyle özel tüplere alınan kan, GELAB Laboratuvar grubu tarafından toplanarak, CLIA sertifikalı ve CAP tarafından akredite Amerika Birleşik Devletleri’ndeki ARIOSA Laboratuvar’ına gönderiliyor. Down Sendromu olan trizomi 21, trizomi 18, trizomi 13 ve cinsiyet kromozomları olan XY kromozom bozuklukları değerlendirirliyor. Test tüp bebek yöntemiyle elde edilen gebeliklerde ve ikiz gebeliklerde de güvenle uygulanabiliyor. Sadece anne kolundan kan almaya dayalı bir işlem olduğundan herhangi bir düşük riski de taşımıyor. Sonuçlar ortalama iki haftalık bir sürede GELAB’a ulaşıyor ve uzman hekimler tarafından değerlendirilerek Türkçe formata çevriliyor. Kişiye özel risk analizi yapılarak, düşük risk ya da yüksek risk olarak raporlanıyor ve doktorunuza ulaştırılıyor. Harmony Testin avantajları nelerdir? Öncelikle 11 yıllık tecrübesi ve uzman kadrosuyla GELAB Laboratuvarlar grubunun güvencesiyle çalışılan bir test. Tüm örnekler büyük bir titizlikle toplanıp, hastaların isim soyisim ve doğum tarihleriyle , tek tek ve tekrar tekrar kontrol ediliyor. Aynı kontrol CLIA sertifikalı ve CAP tarafından akredite olan Amerika Birleşik Devletlerindeki Ariosa Laboratuvarında da gerçekleştiriliyor. Harmony Test, Kypros Nicolaides’in klinik çalışma referansıyla, 500.000 in üzerinde hamile kadında uygulanmış, en yüksek olgu sayısına sahip Fetal DNA testidir. Ayrıca tüm tekil ve ikiz tüp bebek gebeliklerinde ve Cinsiyet kromozomu bozukluklarını taramada kullanılan ilk test olma özelliğini taşımaktadır. Sonuçlar her hastaya ayrı risk analizi yapılarak tek tek değerlendirilmekte. Piyasadaki bazı benzer testler, normal- anormal diye sonuç verdiklerini iddia etmekteler. Ancak teorik olarak %99.7 lik duyarlılığa sahip bir testin normal anormal olarak rapor vermesi çok da gerçekçi görülmemekte. Harmony Test, %4 ün üzerinde Fetal DNA oranına ulaşılan 10 haftadan itibaren uygulanabiliyor. Koldan basit bir kan alma işlemi olduğu için anne ya da bebeğe hiçbir riski bulunmamakta. Ayrıca kromozomlar değerlendirildiği için kan verirken annenin aç ya da tok olması veya ilaç kullanması sonucu etkilemiyor. Özetle Harmony Test; Down Sendromu gibi genetik bozuklukların Prenatal Tanısında kullanılan, anneye ve bebeğe hiçbir riski olmayan, en yüksek güvenilirlikte, en ekonomik testtir. Bu testin Tüm dünyada 70’ e yakın ülkede, türkiye’de ise 7.000 gebede uygulandı belirten Prof. Dr. Aydan Biri, şu bilgileri verdi. Gebelik ve yeni bir bireyin dünyaya gelmesi olağanüstü bir süreçtir. İnsanlık tarihinden bu yana anne karnındaki bebek merak edilse de son 50 yıla kadar bebeğe yönelik herhangi bir tanı ya da girişim olmaksızın doğumlar gerçekleşmiştir. Oysa tüm bebekler sağlıklı değildir ve bebeklerin bir kısmının (%3-14) fiziksel kusurlarla(kalp anomalileri) dünyaya gelirken bir kısmının da (%0.5-1) kromozom(down sendromu) ya da diğer genetik hastalıklarla dünyaya gelir. Bu doğumsal sorunların bir kısmının bebek doğmadan önce teşhisi(prenatal tanı) ultrasonografi ile bebeğin incelenmesi, bebekten materyal alma (amniyosentez, plasenta biyopsisi) ve genetik tanı yöntemlerinin geliştirilmesi ile mümkün olmuştur. Genetik hastalıklarda prenatal tanının başlıca amacı; yaşam boyunca ağır bedensel ve zihinsel özürlere neden olan ve tedavisi olanaksız kalıtsal hastalıkları ve malformasyonları, gebeliğin erken dönemlerinde tanımlamak, aileye bilgi vermektir. Son yıllarda prenatal genetik tanı çok ilerleme kaydetmiştir. 1950′lerde eldeki tek imkân genetik danışmanlıkken 1968′de amniyosentez ile tanı koymak mümkün hale gelmiş ve bu alanda aniden büyük bir değişim olmuştur. 1982-1984 yılları arasında plasenta (koryon villüs )biyopsisi ile 11-14 gebelik haftasında prenatal tanı imkânı ortaya çıkmıştır.. Bebekten örnek almayı gerektiren bu girişimler kesin sonuç vermesi açısından üstün olsalar da özellikle gebelik kaybı gibi riskler taşıması ve genetik incelemenin maliyetli olması nedeniyle tüm gebelere önerilmesi mümkün değildir. Bu yüzden tüm gebelere önermek yerine riski grubun belirlemesi yoluna gidilmiştir. Çok sayıda kromozom bozukluğu ya da genetik hastalık olsa da, yaşayan bebeklerde mental geriliğin en sık nedeni olan down sendromu (trizomi 21) her yaşta gebede ve tüm toplumlarda görülmesi nedeniyle üzerinde en çok durulan kromozom sorunu olmuştur. Yaklaşık 30 yıldır özelikle gelişmiş ülkelerde down sendromu tarama testleri yapılmaktadır. ileri yaştaki annelerin down sendromlu(DS) bebek doğurma riskinin yüksek olması ilk tarama girişimidir. Sonrasında bebeğe ve plasentasına ait özeliklerden yola çıkılmış, ultrasonografi ve serum tarama testleri ile DS bebekler ayırt edilmeye çalışılmıştır. Bunlar bugünkü bilinen isimleri ile DS tarama testleridir (ikili, üçlü, dörtlü test). Bu testler birbirinden bir kısım özellikleri ile ayrılsa da sadece riskli grubu belirler en iyi uygulandığında bile DS bebeklerin bir kısmı tespit edemez. Bu testlerin riski tespit ettiği gruba AS ya da CVS yapmak gerekir. Bu girişimler kesin sonuca götürse de bilinen riskleri ve nispeten özellikle AS de sonuçların kesinleşmesinin neredeyse 20. gebelik haftasına uzaması önemli dezavantajlarıdır. Sorunlu bir bebeği olabildiğince erken, anne ve bebek için risk yaratmadan tarama çabası yeni bir noktaya gelinmesine yol açmıştır. Nitekim ilk kez 1997 yılında anne kanında fetusa ait hücre ve genetik materyal varlığının tespiti yeni ve heyecan verici bir dönemi başlatmıştır. Artık anne ve fetüs için kaygı duyulan bu girişimler yerine doğrudan anne kanından tıpkı diğer DS tarama testleri gibi sadece anne kanı alınması yeterli olacaktır. Elde edilen bu fetal genetik materyal fetal cinsiyet tayini ve cinsiyetle aktarılan hastalıkların tanısında, fetal kan grubu tayini(rh) ve bununla ilgili girişimlerin planlanmasında, bazı tek gen hastalıklarının tespitinde kullanılmaktayken yeni jenerasyon dizi analizi yapan cihazların kullanıma girmesi fetal hücreden kromozom analizi testlerinin yapılabilmesini mümkün hale gelmiştir. 2012 yılından itibaren hızlıca klinik kullanıma girmiş ve uzunca süredir üzerinde çalışılan sık görülen kromozom sorunları için trizomi 21,18 ve 13 için ticari kitler elde edilmiştir. Bu amaçla kullanıma giren testlerin birisi Harmony Test olarak sunulmuştur. Harmony Prenatal Test, Ariosa Diagnostics firması tarafından USA California’da bulunan CLIA sertifikalı klinik laboratuarda geliştirilmiş bir testtir. Tüm dünyada 70’ e yakın ülkede toplamda 450.000 kez yapılmış olan bu test, ülkemizde 7.000 gebede uygulanmıştır. Harmony test fetal genetik materyalden Trisomi 21, Trisomi 18, Trisomi 13 ve isteğe bağlı olarak X-Y kromozom anomalileri (47 XXY- klinifelter, 45 X0 Turner sendromları) tarayan bir test olarak klinik kullanıma girmiştir. Bu yöntem, henüz rutin tanı testi olarak kabul görmemekte ileri düzey bir tarama testi olarak kabul edilmektedir. Trisomi 21 olgularını yakalama şansı %99 üzerinde, Trisomi 18 yakalama şansı %98 üzerinde, Trisomi 13 yakalama şansının % 80 civarında olduğu bildirilmektedir. Her üç oranın yalancı negatiflik oranı %0,1 in altındadır. Diğer testlerde ise Trisomi 21 yakalama şansı %81-99 arasında değişmektedir. Yüksek riskli grup öncelikli olmak üzere tüm gebelere uygulanabilir, fakat klinik uygulama da 18. haftaya kadar uygulanması önerilmektedir. Taranan hastalıklar açısından yüksek risk tespit edildiğinde tanının herhangi bir girişimden önce amniyosentez ya da CVS ile doğrulanması gereklidir. Bazı durumlarda örneğin anne adayının kilosu arttıkça maternal kanda tespit edilebilen fetal cfDNA oranı azalır, bu da test sonucunu olumsuz etkileyebilir. 90 kg ve altında %99 oranında, 90-130 kg arasında % 92 oranında ve 130 kg ve üzerinde ise %76 oranında fetal cfDNA yakalanabilmektedir. https://www.medikalakademi.com.tr/anne-karnindaki-bebegin-genetik-riskleri-artik-basit-bir-kan-testi-ile-belirleniyor/ Medikalakademi.com.tr ;Bebeğin Taşıdığı Genetik Riskler Basit Kan Testi İle Saptanabilecek!"

http://www.ulkemiz.com/bebegin-tasidigi-genetik-riskler-basit-kan-testi-ile-saptanabilecek

Spermin kalitesine zarar veren; 16 düşman

Spermin kalitesine zarar veren; 16 düşman

Kısırlığın, sadece kadınlara has bir problem olarak kabul edildiği günler geride kaldı. Araştırmalara göre erkeklerde baba olma yaşı ilerleriye taşındıkça, genetik problemleri annelerden daha fazla çocuklarına aktarma eğilimindeler.

http://www.ulkemiz.com/spermin-kalitesine-zarar-veren-16-dusman

Beyinde Cinsiyete Bağlı Farklar Var mı?

Beyinde Cinsiyete Bağlı Farklar Var mı?

Bazı aileler, çocuklarını cinsiyet ayrımı yapılmayan bir ev ortamında yetiştirmeyi tercih ediyor. Çocuklarına, su tabancası bile olsa, herhangi bir oyuncak silah ile oynama iznini vermiyorlar.

http://www.ulkemiz.com/beyinde-cinsiyete-bagli-farklar-var-mi

Arı Yetiştiriciliği

Arı Yetiştiriciliği

Arıcılık, Anadolu insanının bir geleneği olarak Ülkemizde çok eski dönemlerden beri yapıla gelmektedir. Çok eski bir geçmişe sahip olmasına karşın arıcılığın gelişmesi bilim ve teknolojideki ilerlemelere bağlı olarak son yüzyıllarda olmuştur.

http://www.ulkemiz.com/ari-yetistiriciligi

Biyologlar, solunumu düzenleyen önemli bir molekülü belirledi

Biyologlar, solunumu düzenleyen önemli bir molekülü belirledi

İnsandan Cx26 eksprese eden HeLa hücrelerinin CO2'ye bağımlı boya yüklemesi. En üstteki resimler (yeşil), PCO2'nin üç farklı seviyesinde 5 (6) -CBF'nin CO2'ye bağlı yükünü göstermektedir. Cx26 C-terminalinde mCherry ile etiketlendi.

http://www.ulkemiz.com/biyologlar-solunumu-duzenleyen-onemli-bir-molekulu-belirledi

Mayoz Bölünme Nedir? Evreleri Nelerdir?

Mayoz Bölünme Nedir? Evreleri Nelerdir?

Tüm bölünmeler canlının yaşamını devam ettirebilmesi için gereken biyolojik olaylardır. Bölünmelerin temel amacı hücre sayısını arttırarak canlının hücre yenilenmesini veya büyümesini sağlamaktır.

http://www.ulkemiz.com/mayoz-bolunme-nedir-evreleri-nelerdir

Duygusal gözyaşı nedir? Göz yaşı ile milyonları hipnotize etmek mümkün mü?

Duygusal gözyaşı nedir? Göz yaşı ile milyonları hipnotize etmek mümkün mü?

Ağlama, sıklıkla ağrı, üzüntü, korku, öfke ya da sevinç içindeyken gerçekleşen insani bir reaksiyondur. Ağlama sadece belirli bir duygunun ifadesi değil, bazen bir amaca ulaşmak için manipülatif amaçla başvurulan etkili bir yöntemdir de.

http://www.ulkemiz.com/duygusal-gozyasi-nedir-goz-yasi-ile-milyonlari-hipnotize-etmek-mumkun-mu

Şıra Nedir?

Şıra Nedir?

Şıra, Türk mutfağında kısmen fermante edilmiş üzüm veya elma suyundan yapılan alkolsüz bir içecektir. Tadı, içerdiği yüksek orandaki fruktozdan dolayı tatlıdır. Kırmızı toprak rengindedir.

http://www.ulkemiz.com/sira-nedir

Anne Sütü Neden Önemlidir?

Anne Sütü Neden Önemlidir?

Anne sütünün doğan bebek için son derece önemli olması içeriğinden ve özelliklerinden kaynaklanır. İlk 6 ay tek başına anne sütünün verilmesi yetişkinlik döneminde kronik hastalık riskini azaltmaya yardımcı olur.

http://www.ulkemiz.com/anne-sutu-neden-onemlidir

Dünyada ilk kez iki anne bir baba, üç ebeveynli bir bebek doğdu

Dünyada ilk kez iki anne bir baba, üç ebeveynli bir bebek doğdu

Ukrayna’da dünyada ilk kez uygulanan yeni bir üreme yöntemi ile ‘üç ebeveynli bebek‘ doğumu gerçekleştirildiği bildirildi.

http://www.ulkemiz.com/dunyada-ilk-kez-iki-anne-bir-baba-uc-ebeveynli-bir-bebek-dogdu

Gençliğin sırrı bulundu! Yaşlanan hücreler başarı ile yeniden programlanabildi

Gençliğin sırrı bulundu! Yaşlanan hücreler başarı ile yeniden programlanabildi

Gençlik iksirini bulma çabaları neredeyse insanlık kadar eski. Tarih boyunca pek çok kişi bu uğurda çalışmalar yapmış ancak başarısız olmuştu. Ancak insanlığın bu hedefine sonunda ulaşılmış olabilir.

http://www.ulkemiz.com/gencligin-sirri-bulundu-yaslanan-hucreler-basari-ile-yeniden-programlanabildi

Cilt Beyazlatıcı Ev Reçeteleri

Cilt Beyazlatıcı Ev Reçeteleri

Bazı basit ev ilaçlarının, cilde herhangi bir zarar vermeden cildinizi beyazlatma yeteneği vardır. Çoğu doğal ağartma özelliklere sahip olduğundan, düzenli bir şekilde uygulandıkları takdirde cildin daha beyaz ve parlak olmasını sağlarlar. Bu yazıda ticari cilt beyazlatma ürünlerine bazı doğal alternatifler vereceğiz.

http://www.ulkemiz.com/cilt-beyazlatici-ev-receteleri

Göz Çevresindeki Kırışıklıkların Azaltılması İçin Ev Reçeteleri

Göz Çevresindeki Kırışıklıkların Azaltılması İçin Ev Reçeteleri

“Gözler ruhun aynasıdır”. Bu ünlü alıntı haklı olarak yüzün en çekici özelliği olan gözlerin güzelliğini tasvir etmektedir.

http://www.ulkemiz.com/goz-cevresindeki-kirisikliklarin-azaltilmasi-icin-ev-receteleri

Üzüm Suyunun Faydaları Nelerdir?

Üzüm Suyunun Faydaları Nelerdir?

İnsan sağlığı açısından oldukça etkili olan çeşitli meyve ve sebzeler, içerisinde bulundurmuş olduğu sağlıklı maddeler nedeniyle, tıp dünyası tarafından şifa kaynağı olarak nitelendirilmektedir.

http://www.ulkemiz.com/uzum-suyunun-faydalari-nelerdir

Kuru Üzümün Faydaları Nelerdir?

Kuru Üzümün Faydaları Nelerdir?

Kuru üzüm, hepimize çekici gelen kurutulmuş bir meyvedir. Kurutulan üzümlerden yapılan bu küçük hazine herkes için sağlık faydaları ile doludur.

http://www.ulkemiz.com/kuru-uzumun-faydalari-nelerdir

Gül Nasıl Bir Bitkidir, Hangi Hastalıklara Fayda Sağlar?

Gül Nasıl Bir Bitkidir, Hangi Hastalıklara Fayda Sağlar?

Gül, baharın gelişi ile birlikte tomurcuklanmaya ve açmaya başlayan güzel kokulu yapraklı bir bitkidir. Gülün kırımızı, pembe, mor, kavuniçi, sarı, beyaz gibi çok çeşitli renkleri bulunmaktadır.

http://www.ulkemiz.com/gul-nasil-bir-bitkidir-hangi-hastaliklara-fayda-saglar

Selülit Tedavisi İçin Doğal Ve Cerrahi Yöntemler

Selülit Tedavisi İçin Doğal Ve Cerrahi Yöntemler

Güzellik günümüzde oldukça önemli bir konudur. Özellikle de kadınlar için çok önemli bir konu olan güzellik için birçok uygulama yapılmaktadır.

http://www.ulkemiz.com/selulit-tedavisi-icin-dogal-ve-cerrahi-yontemler

Obezite ve Hormonlarımız

Obezite ve Hormonlarımız

Obezite rahatsızlığının dünya genelinde gittikçe artan ciddi bir rahatsızlık haline gelmesi, bilim insanlarını açlık ve tokluk hissi üzerinde etkisi olan etmenler üzerinde çalışmaya itmiştir.

http://www.ulkemiz.com/obezite-ve-hormonlarimiz

Çocukların Hücreleri, Annelerinin Beyninde!

Çocukların Hücreleri, Annelerinin Beyninde!

Anne ve çocuk arasında çok güçlü bir bağlantı var ve yeni araştırmalar bu bağlantının sanıldığından daha derin olduğunu gösteriyor.

http://www.ulkemiz.com/cocuklarin-hucreleri-annelerinin-beyninde

Antibiyotikler Yeni Nöronların Üretimini Durduruyor!

Antibiyotikler Yeni Nöronların Üretimini Durduruyor!

Bakteri kökenli enfeksiyonlarda çoğumuz antibiyotiklere sarılırız. Hatta hiçbir işe yaramamasına rağmen virüs kökenli hastalıklarda bile gereksiz bir şekilde antibiyotik kullanıyoruz.

http://www.ulkemiz.com/antibiyotikler-yeni-noronlarin-uretimini-durduruyor

Glia Hücreleri Sadece Destek Hücresi Mi?

Glia Hücreleri Sadece Destek Hücresi Mi?

Sinirbilimin hızla ilerlediği yüzyılımızda sinirbilim alanındaki araştırmaların çoğunluğu nöronların üzerinden yapılıyor.

http://www.ulkemiz.com/glia-hucreleri-sadece-destek-hucresi-mi

Tümörlerde nokta atışı tedavi dönemi!

Tümörlerde nokta atışı tedavi dönemi!

Beyin tümöründe en erken belirtilerinden birinin baş ağrısı olduğunu hatırlatan uzmanlar, belli aralıklarla tekrarlayan baş ağrısına bulantı ve kusmanın eşlik etmesi halinde mutlaka bir uzmana danışılması gerektiği konusunda uyarıyor.

http://www.ulkemiz.com/tumorlerde-nokta-atisi-tedavi-donemi

Su ve PH Canlıların Çeşitliliğini Nasıl Etkiler?

Su ve PH Canlıların Çeşitliliğini Nasıl Etkiler?

Canlı varlıkların vücutlarının büyük bir kısmı sudan oluşur ve vücuttaki pek çok reaksiyon su ile gerçekleştirilir.

http://www.ulkemiz.com/su-ve-ph-canlilarin-cesitliligini-nasil-etkiler

 
3WTURK CMS v6.03WTURK CMS v6.0