Arama Sonuçları..

Toplam 19 kayıt bulundu.
Uluslararası Türk Dünyası 3. Bilim ve Kültür Şenliği

Uluslararası Türk Dünyası 3. Bilim ve Kültür Şenliği

Şanlıurfa Valiliği ve M.E.B. tarafından düzenlenecek bu etkinliğe 4-5-6-7 ve 8. sınıflarda okuyan Türk Dünyası’ndaki öğrenciler katılacaktır.

http://www.ulkemiz.com/uluslararasi-turk-dunyasi-3-bilim-ve-kultur-senligi

II. Uluslararası Türk Dünyası Çocuk Oyun ve Oyuncakları Kurultayı

II. Uluslararası Türk Dünyası Çocuk Oyun ve Oyuncakları Kurultayı

Yer : Bişkek / KIRGIZİSTAN Tarih :4 – 7 Ekim 2016 Düzenleyen : Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Kongre Merkezi :Kırgızistan Türkiye Manas Üniversitesi Kongre Merkezi Organizatör : Kırgızistan Türkiye Manas Üniversitesi – Eskieşhir Osmangazi Üniversitesi Web Sitesi : http://tudcook.com/  

http://www.ulkemiz.com/ii-uluslararasi-turk-dunyasi-cocuk-oyun-ve-oyuncaklari-kurultayi

Abdullah Gül

Abdullah Gül

Görev Süresi: 28 Ağustos 2007 - 28 Ağustos 201429 Ekim 1950’de Kayseri’de doğdu. Öğrenimini Kayseri Lisesi ve İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi’nde yaptı. Aynı fakültede başladığı doktora çalışmaları için iki yıl İngiltere’de kaldı ve 1983’te İstanbul Üniversitesi’nden Doktor unvanı aldı. Sakarya Üniversitesi Endüstri Mühendisliği Bölümü’nün kuruluşunda çalıştı ve aynı bölümde ekonomi dersleri verdi. 1989’da uluslararası ekonomi dalında Doçent oldu. 1983-1991 yılları arasında merkezi Cidde’de olan İslam Kalkınma Bankası’nda ekonomist olarak çalıştı. 1991 – 2007 yılları arasında Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde beş dönem Kayseri Milletvekili olarak hizmet verdi. 1991 – 1995 yılları arasında TBMM’de Plan ve Bütçe Komisyonu üyeliği yaptı. 1991 - 2001 yılları arasında Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi üyesi olarak Konsey’in Kültür, Tüzük, Siyasi ve Ekonomik Kalkınma komitelerinde çalıştı. 1995 – 2001 yılları arasında TBMM’de Dışişleri Komisyonu’nda üye olarak görev yaptı. 1996’da kurulan 54. Hükümet’te Devlet Bakanı ve Hükümet Sözcüsü olarak görev aldı. 2000 yılında Yenilikçi Hareket’e liderlik etti ve Fazilet Partisi Kongresi’nde genel başkan adayı oldu.2001’de Adalet ve Kalkınma Partisi’nin kuruluşunda rol alan öncülerden oldu. Siyasî ve Hukukî İşlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı olarak görev yaptı.2001 – 2002 yılları arasında NATO Parlamenterler Meclisi üyeliği yaptı.2002’de Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi’nde 10 yıl aralıksız sürdürdüğü başarılı çalışmalarından dolayı kendisine “Pro merito” madalyası ve “Sürekli Onursal Üye” unvanı verildi.18 Kasım 2002'de Başbakan olarak Türkiye Cumhuriyeti’nin 58. Hükümeti’ni kurdu.2003 – 2007 yılları arasında 59. Hükümet döneminde Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı olarak görev yaptı.28 Ağustos 2007 tarihinde, Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından Türkiye'nin onbirinci Cumhurbaşkanı olarak seçildi.Bulgaristan Burgaz Hür (2003), İngiltere Exeter (2005), Azerbaycan Bakü Devlet (2007), Romanya Dimitrie Cantemir Hıristiyan (2008), Kazan Devlet (2009), Hindistan Amity (2010), Bangladeş Dakka (2010), Pakistan Kaid-i Azam, Güney Kore Hankuk (2010) ve Endonezya Üniversiteleri (2011) tarafından verilen fahri doktora; Çin Kuzeybatı Üniversitesi (2009) tarafından verilen fahri ekonomi doktorası ve Sincan Üniversitesi (2009), Kırgızistan Yusuf Balasagun Millî Üniversitesi (2009), Kazakistan Ahmet Yesevi Üniversitesi (2010) ve Türkmenistan İktisat ve Kamu Yönetimi Devlet Enstitüsü (2013) tarafından verilen fahri profesörlük unvanları bulunmaktadır..Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, İngiltere’den “Knight Grand Cross of the Order of the Bath”, Portekiz’den “Grande Colar”, Hollanda’dan “Order of the Dutch Lion”, Kazakistan’dan “Altın Kartal Nişanı”, İsveç’ten “Royal Order of the Seraphim”, Türkmenistan’dan “Türkmenistan Devlet Nişanı”, Norveç’ten “Aziz Olaf Nişanı”, Azerbaycan’dan “Haydar Aliyev Nişanı” ve Gürcistan'dan "Victory Order of St. George" adlı nişanların yanı sıra İtalya, Katar, Kuveyt, Kamerun, Suudi Arabistan, Macaristan ve Pakistan’dan da yüksek devlet nişanlarına layık görülmüştür.Abdullah Gül, 2010 yılı Chatham House ödülünü kazanmıştır.Hayrünnisa Gül ile evli olan Abdullah Gül, Ahmet Münir, Kübra ve Mehmet Emre adlı üç çocuk babasıdır.AilesiAbdullah Gül 29 Ekim 1950 tarihinde Orta Anadolu’nun en önemli ticaret kenti sayılan Kayseri’de doğdu. Ailenin soyağacı 1200’lü yıllara dayanmaktadır. Gül soyadı, Selçukluların Kayseri’de yaptırdığı Gülük Camii’nin ilk imamlarından olan atalarından gelmektedir. İstiklal Savaşı Gazisi olan dedesi Hayrullah Efendi ticaretle uğraşmıştır. Annesi Adviye Gül, kentin köklü Satoğlu ailesine mensup şair ve öğretmen bir babanın kızıdır. Kayseri’nin ilk sanayi tesisi sayılan Tayyare Fabrikası’nda ustabaşı olarak çalışan babası Ahmet Hamdi Gül, sosyal hayata katkılarıyla çevresinde tanınan ve sevilen bir kişidir. Aile çok sayıda öğretim üyesi, şair, yazar ve bürokrat yetiştirmiştir. Emekliliği sonrası 1972’de kendi işyerini kuran Ahmet Hamdi Gül, halen sanayi alanında faaliyet göstermektedir; bir kız, bir erkek evladı daha vardır.Eğitim ve Çalışma HayatıAbdullah Gül, Kayseri Gazi Paşa İlkokulu, Nazmi Toker Ortaokulu ve birçok ünlü ismi yetiştiren Kayseri Lisesi’ni bitirdikten sonra İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi’ne girdi.Gül’ün üniversitede okuduğu yıllar Türkiye’de öğrenci hareketlerinin en yoğun olduğu dönemdi. Fakülte yıllarında öğrenci hareketlerinde aktif yer aldı. O dönemin önde gelen öğrenci derneklerinden Milli Türk Talebe Birliği’nde (MTTB) öğrenci liderleri arasında yer aldı, mitinglere katıldı, dergi ve yayınlara katkıda bulundu. O yıllarda edindiği tecrübe ve arkadaşlıklar, Abdullah Gül üzerinde hayat boyu sürecek izler bıraktı.1974 yılında İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi’nden mezun olan Abdullah Gül, aynı fakültede başladığı doktora çalışmasını 1983'te tamamladı. Doktora çalışmaları sırasında lisan öğrenmek ve teziyle ilgili araştırmalar yapmak üzere gittiği Londra ve Exeter’de iki yıl kaldı.Akademik çalışmalarını sürdürürken Sakarya Üniversitesi Endüstri Mühendisliği Bölümü’nün kuruluşunda görev aldı ve beş yıl boyunca mühendis adaylarına ekonomi dersleri verdi.1983 yılında İslam Kalkınma Bankası’nda ekonomist olarak çalışmak üzere Cidde’ye gitti. Ailesiyle birlikte 8 yıl Cidde’de yaşadı. Görevi sebebiyle edindiği deneyim ve değişik ülkelere yaptığı seyahatler ona farklı coğrafyalardaki ülkelerin ekonomik, siyasi ve sosyal yapılarını yakından gözlemleme imkanı sundu.1989 yılında uluslararası ekonomi dalında Doçent unvanı aldı.Siyasi HayatıAbdullah Gül’ün siyasi hayata girişi planlı bir adım sonucu olmadı. 1991 yazında yıllık iznini geçirmek üzere geldiği memleketi Kayseri’de, hemşerileri kendisine siyasete atılması ve ülkesine milletvekili olarak hizmet etmesi teklifinde bulundular. Katıldığı ilk seçimde Refah Partisi’nden milletvekili seçildi. O günden başlayarak Cumhurbaşkanı seçildiği güne kadar beş dönem Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde Kayseri milletvekili olarak yer aldı.Milletvekilliği dönemi kendisine hem ülkeyi hem de dünyayı daha iyi tanıma fırsatı sağladı. İlk dönemde (1991-1995) Plan ve Bütçe Komisyonu, ikinci dönemde (1995 - 1999) Dışişleri Komisyonu üyesi olarak görev yaptı. 1991’den itibaren Avrupa Konseyi’nde Türkiye’yi temsil eden parlamenterler arasında sürekli yer aldı. 2001 ve 2002 yıllarında NATO Parlamenterler Meclisi üyeliği yaptı.Demokrasi ve insan haklarının beşiği sayılan Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi’nde çeşitli komitelerde aktif olarak görev aldı ve yakın arkadaşlıklar kurdu. Buradaki on yıllık tecrübesi Abdullah Gül’ün Konsey’in demokrasi ve insan hakları standartlarının Türkiye için vazgeçilmez olduğu inancını pekiştirdi ve Türkiye’nin Avrupa Birliği yolundaki reformlarının gerçekleştirilmesinde büyük etkisi oldu. Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi’ndeki başarılı çalışmalarından ötürü kendisine 2002 yılında “Pro merito” Madalyası ve “Sürekli Onursal Üye” unvanı verildi.Abdullah Gül 1996 yılında kurulan 54. Hükümet’te Devlet Bakanlığı ve Hükümet Sözcülüğü yaptı. Bu dönemde görev alanına giren Türk Dünyası ile ilişkileri geliştirmek için yoğun çaba sarf etti.Türkiye’nin ciddi siyasi sıkıntılar yaşadığı bir dönemde, yakın siyaset arkadaşlarıyla birlikte partisi içerisinde yeni bir akımın başlamasına öncülük etti. ‘Yenilikçi Hareket’ diye adlandırılan bu akımın öncüsü olarak 2000 yılında yapılan Fazilet Partisi Büyük Kongresi’nde Genel Başkanlık için aday oldu. Seçimi çok az bir oy farkıyla kaybetmiş olmasına rağmen, aldığı netice tüm siyasi çevrelerce büyük bir başarı olarak değerlendirildi. Kendi değerlerine sahip çıkarak dünyayla bütünleşmeyi hedefleyen, demokrasi, insan hakları ve hukukun üstünlüğünü benimseyen bir oluşum olarak algılanan Yenilikçi Hareket, Türk siyasetine büyük heyecan getirdi. Bu siyasi çizgi 2001 yılında Adalet ve Kalkınma Partisi’nin kurulmasıyla neticelendi.Abdullah Gül 3 Kasım 2002’de yapılan genel seçimlerin ardından 18 Kasım’da Başbakan olarak 58. Cumhuriyet Hükümeti’ni kurdu. Kısa Başbakanlık döneminde Irak, Kıbrıs gibi zor meselelerle yüzleşti, ekonomide Acil Eylem Planını uygulamaya koydu. Irak krizi sırasında önemli bir işlev gören Irak’a Komşu Ülkeler Süreci’nin başlamasına öncülük etti.14 Mart 2003’te kurulan 59. Cumhuriyet Hükümeti’nde Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı olarak görev aldı. Aynı zamanda Terörle Mücadele Yüksek Kurulu, Reform İzleme Grubu ve Avrupa Birliği Müzakere Heyeti Başkanlığı görevlerini yürüttü.Abdullah Gül’ün Dışişleri Bakanlığı döneminde Avrupa Birliği reform süreci hızlandırıldı ve 3 Ekim 2005’te Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne katılım müzakereleri resmen başladı. Hem Batı dünyası hem de Türk ve İslâm Dünyası’yla ilişkiler geliştirildi, komşu ülkelerle dostluk bağları takviye edildi ve uluslararası kuruluşlarda aktif görevler üstlenildi.Abdullah Gül’ün Dışişleri Bakanı sıfatıyla Mayıs 2003’te Tahran’daki İslam Konferansı Örgütü Dışişleri Bakanları Toplantısı’nda yaptığı ve İslam dünyasına reform çağrısında bulunduğu konuşma, hem Doğu’da hem de Batı’da büyük yankı uyandırdı.24 Nisan 2007 tarihinde Cumhurbaşkanlığına aday olan Abdullah Gül, seçim sürecinin yarıda kalması ve TBMM’nin erken seçim kararı alması üzerine 22 Temmuz 2007’de beşinci kez Kayseri milletvekili seçildi. Yeni Meclisin önündeki ilk gündem maddesi olan Cumhurbaşkanlığı seçimi için tekrar aday oldu.Abdullah Gül, Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından 28 Ağustos 2007 tarihinde Türkiye Cumhuriyeti’nin onbirinci Cumhurbaşkanı seçildi.

http://www.ulkemiz.com/abdullah-gul


Mantı Yemeği Nedir? Farklı Kültürlerde Hazırlanışı Nasıldır?

Mantı Yemeği Nedir? Farklı Kültürlerde Hazırlanışı Nasıldır?

Hamur işi yemekler ve aperatifler ile mutfak dünyasını geniş tutan Anadolu insanı, mantı yemeği ile de hem hamuru, hem eti, hem de baharatları buluşturmayı başarmıştır.

http://www.ulkemiz.com/manti-yemegi-nedir-farkli-kulturlerde-hazirlanisi-nasildir

Abdullah Gül

Abdullah Gül

29 Ekim 1950’de Kayseri’de doğdu. Öğrenimini Kayseri Lisesi ve İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi’nde yaptı. Aynı fakültede başladığı doktora çalışmaları için iki yıl İngiltere’de kaldı ve 1983’te İstanbul Üniversitesi’nden Doktor unvanı aldı. Sakarya Üniversitesi Endüstri Mühendisliği Bölümü’nün kuruluşunda çalıştı ve aynı bölümde ekonomi dersleri verdi. 1989’da uluslararası ekonomi dalında Doçent oldu. 1983-1991 yılları arasında merkezi Cidde’de olan İslam Kalkınma Bankası’nda ekonomist olarak çalıştı. 1991 – 2007 yılları arasında Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde beş dönem Kayseri Milletvekili olarak hizmet verdi. 1991 – 1995 yılları arasında TBMM’de Plan ve Bütçe Komisyonu üyeliği yaptı. 1991 - 2001 yılları arasında Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi üyesi olarak Konsey’in Kültür, Tüzük, Siyasi ve Ekonomik Kalkınma komitelerinde çalıştı. 1995 – 2001 yılları arasında TBMM’de Dışişleri Komisyonu’nda üye olarak görev yaptı. 1996’da kurulan 54. Hükümet’te Devlet Bakanı ve Hükümet Sözcüsü olarak görev aldı.2000 yılında Yenilikçi Hareket’e liderlik etti ve Fazilet Partisi Kongresi’nde genel başkan adayı oldu. 2001’de Adalet ve Kalkınma Partisi’nin kuruluşunda rol alan öncülerden oldu. Siyasî ve Hukukî İşlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı olarak görev yaptı.2001 – 2002 yılları arasında NATO Parlamenterler Meclisi üyeliği yaptı.2002’de Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi’nde 10 yıl aralıksız sürdürdüğü başarılı çalışmalarından dolayı kendisine “Pro merito” madalyası ve “Sürekli Onursal Üye” unvanı verildi.18 Kasım 2002'de Başbakan olarak Türkiye Cumhuriyeti’nin 58. Hükümeti’ni kurdu.2003 – 2007 yılları arasında 59. Hükümet döneminde Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı olarak görev yaptı.28 Ağustos 2007 tarihinde, Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından Türkiye'nin onbirinci Cumhurbaşkanı olarak seçildi.Bulgaristan Burgaz Hür (2003), İngiltere Exeter (2005), Azerbaycan Bakü Devlet (2007), Romanya Dimitrie Cantemir Hıristiyan (2008), Kazan Devlet (2009), Hindistan Amity (2010), Bangladeş Dakka (2010), Pakistan Kaid-i Azam, Güney Kore Hankuk (2010) ve Endonezya Üniversiteleri (2011) tarafından verilen fahri doktora; Çin Kuzeybatı Üniversitesi (2009) tarafından verilen fahri ekonomi doktorası ve Sincan Üniversitesi (2009), Kırgızistan Yusuf Balasagun Millî Üniversitesi (2009), Kazakistan Ahmet Yesevi Üniversitesi (2010) ve Türkmenistan İktisat ve Kamu Yönetimi Devlet Enstitüsü (2013) tarafından verilen fahri profesörlük unvanları bulunmaktadır..Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, İngiltere’den “Knight Grand Cross of the Order of the Bath”, Portekiz’den “Grande Colar”, Hollanda’dan “Order of the Dutch Lion”, Kazakistan’dan “Altın Kartal Nişanı”, İsveç’ten “Royal Order of the Seraphim”, Türkmenistan’dan “Türkmenistan Devlet Nişanı”, Norveç’ten “Aziz Olaf Nişanı”, Azerbaycan’dan “Haydar Aliyev Nişanı” ve Gürcistan'dan "Victory Order of St. George" adlı nişanların yanı sıra İtalya, Katar, Kuveyt, Kamerun, Suudi Arabistan, Macaristan ve Pakistan’dan da yüksek devlet nişanlarına layık görülmüştür.Abdullah Gül, 2010 yılı Chatham House ödülünü kazanmıştır.Hayrünnisa Gül ile evli olan Abdullah Gül, Ahmet Münir, Kübra ve Mehmet Emre adlı üç çocuk babasıdır.AilesiAbdullah Gül 29 Ekim 1950 tarihinde Orta Anadolu’nun en önemli ticaret kenti sayılan Kayseri’de doğdu. Ailenin soyağacı 1200’lü yıllara dayanmaktadır. Gül soyadı, Selçukluların Kayseri’de yaptırdığı Gülük Camii’nin ilk imamlarından olan atalarından gelmektedir. İstiklal Savaşı Gazisi olan dedesi Hayrullah Efendi ticaretle uğraşmıştır. Annesi Adviye Gül, kentin köklü Satoğlu ailesine mensup şair ve öğretmen bir babanın kızıdır. Kayseri’nin ilk sanayi tesisi sayılan Tayyare Fabrikası’nda ustabaşı olarak çalışan babası Ahmet Hamdi Gül, sosyal hayata katkılarıyla çevresinde tanınan ve sevilen bir kişidir. Aile çok sayıda öğretim üyesi, şair, yazar ve bürokrat yetiştirmiştir. Emekliliği sonrası 1972’de kendi işyerini kuran Ahmet Hamdi Gül, halen sanayi alanında faaliyet göstermektedir; bir kız, bir erkek evladı daha vardır.Eğitim ve Çalışma HayatıAbdullah Gül, Kayseri Gazi Paşa İlkokulu, Nazmi Toker Ortaokulu ve birçok ünlü ismi yetiştiren Kayseri Lisesi’ni bitirdikten sonra İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi’ne girdi.Gül’ün üniversitede okuduğu yıllar Türkiye’de öğrenci hareketlerinin en yoğun olduğu dönemdi. Fakülte yıllarında öğrenci hareketlerinde aktif yer aldı. O dönemin önde gelen öğrenci derneklerinden Milli Türk Talebe Birliği’nde (MTTB) öğrenci liderleri arasında yer aldı, mitinglere katıldı, dergi ve yayınlara katkıda bulundu. O yıllarda edindiği tecrübe ve arkadaşlıklar, Abdullah Gül üzerinde hayat boyu sürecek izler bıraktı.1974 yılında İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi’nden mezun olan Abdullah Gül, aynı fakültede başladığı doktora çalışmasını 1983'te tamamladı. Doktora çalışmaları sırasında lisan öğrenmek ve teziyle ilgili araştırmalar yapmak üzere gittiği Londra ve Exeter’de iki yıl kaldı.Akademik çalışmalarını sürdürürken Sakarya Üniversitesi Endüstri Mühendisliği Bölümü’nün kuruluşunda görev aldı ve beş yıl boyunca mühendis adaylarına ekonomi dersleri verdi.1983 yılında İslam Kalkınma Bankası’nda ekonomist olarak çalışmak üzere Cidde’ye gitti. Ailesiyle birlikte 8 yıl Cidde’de yaşadı. Görevi sebebiyle edindiği deneyim ve değişik ülkelere yaptığı seyahatler ona farklı coğrafyalardaki ülkelerin ekonomik, siyasi ve sosyal yapılarını yakından gözlemleme imkanı sundu.1989 yılında uluslararası ekonomi dalında Doçent unvanı aldı.Siyasi HayatıAbdullah Gül’ün siyasi hayata girişi planlı bir adım sonucu olmadı. 1991 yazında yıllık iznini geçirmek üzere geldiği memleketi Kayseri’de, hemşerileri kendisine siyasete atılması ve ülkesine milletvekili olarak hizmet etmesi teklifinde bulundular. Katıldığı ilk seçimde Refah Partisi’nden milletvekili seçildi. O günden başlayarak Cumhurbaşkanı seçildiği güne kadar beş dönem Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde Kayseri milletvekili olarak yer aldı.Milletvekilliği dönemi kendisine hem ülkeyi hem de dünyayı daha iyi tanıma fırsatı sağladı. İlk dönemde (1991-1995) Plan ve Bütçe Komisyonu, ikinci dönemde (1995 - 1999) Dışişleri Komisyonu üyesi olarak görev yaptı. 1991’den itibaren Avrupa Konseyi’nde Türkiye’yi temsil eden parlamenterler arasında sürekli yer aldı. 2001 ve 2002 yıllarında NATO Parlamenterler Meclisi üyeliği yaptı.Demokrasi ve insan haklarının beşiği sayılan Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi’nde çeşitli komitelerde aktif olarak görev aldı ve yakın arkadaşlıklar kurdu. Buradaki on yıllık tecrübesi Abdullah Gül’ün Konsey’in demokrasi ve insan hakları standartlarının Türkiye için vazgeçilmez olduğu inancını pekiştirdi ve Türkiye’nin Avrupa Birliği yolundaki reformlarının gerçekleştirilmesinde büyük etkisi oldu. Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi’ndeki başarılı çalışmalarından ötürü kendisine 2002 yılında “Pro merito” Madalyası ve “Sürekli Onursal Üye” unvanı verildi.Abdullah Gül 1996 yılında kurulan 54. Hükümet’te Devlet Bakanlığı ve Hükümet Sözcülüğü yaptı. Bu dönemde görev alanına giren Türk Dünyası ile ilişkileri geliştirmek için yoğun çaba sarf etti.Türkiye’nin ciddi siyasi sıkıntılar yaşadığı bir dönemde, yakın siyaset arkadaşlarıyla birlikte partisi içerisinde yeni bir akımın başlamasına öncülük etti. ‘Yenilikçi Hareket’ diye adlandırılan bu akımın öncüsü olarak 2000 yılında yapılan Fazilet Partisi Büyük Kongresi’nde Genel Başkanlık için aday oldu. Seçimi çok az bir oy farkıyla kaybetmiş olmasına rağmen, aldığı netice tüm siyasi çevrelerce büyük bir başarı olarak değerlendirildi. Kendi değerlerine sahip çıkarak dünyayla bütünleşmeyi hedefleyen, demokrasi, insan hakları ve hukukun üstünlüğünü benimseyen bir oluşum olarak algılanan Yenilikçi Hareket, Türk siyasetine büyük heyecan getirdi. Bu siyasi çizgi 2001 yılında Adalet ve Kalkınma Partisi’nin kurulmasıyla neticelendi.Abdullah Gül 3 Kasım 2002’de yapılan genel seçimlerin ardından 18 Kasım’da Başbakan olarak 58. Cumhuriyet Hükümeti’ni kurdu. Kısa Başbakanlık döneminde Irak, Kıbrıs gibi zor meselelerle yüzleşti, ekonomide Acil Eylem Planını uygulamaya koydu. Irak krizi sırasında önemli bir işlev gören Irak’a Komşu Ülkeler Süreci’nin başlamasına öncülük etti.14 Mart 2003’te kurulan 59. Cumhuriyet Hükümeti’nde Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı olarak görev aldı. Aynı zamanda Terörle Mücadele Yüksek Kurulu, Reform İzleme Grubu ve Avrupa Birliği Müzakere Heyeti Başkanlığı görevlerini yürüttü.Abdullah Gül’ün Dışişleri Bakanlığı döneminde Avrupa Birliği reform süreci hızlandırıldı ve 3 Ekim 2005’te Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne katılım müzakereleri resmen başladı. Hem Batı dünyası hem de Türk ve İslâm Dünyası’yla ilişkiler geliştirildi, komşu ülkelerle dostluk bağları takviye edildi ve uluslararası kuruluşlarda aktif görevler üstlenildi.Abdullah Gül’ün Dışişleri Bakanı sıfatıyla Mayıs 2003’te Tahran’daki İslam Konferansı Örgütü Dışişleri Bakanları Toplantısı’nda yaptığı ve İslam dünyasına reform çağrısında bulunduğu konuşma, hem Doğu’da hem de Batı’da büyük yankı uyandırdı.24 Nisan 2007 tarihinde Cumhurbaşkanlığına aday olan Abdullah Gül, seçim sürecinin yarıda kalması ve TBMM’nin erken seçim kararı alması üzerine 22 Temmuz 2007’de beşinci kez Kayseri milletvekili seçildi. Yeni Meclisin önündeki ilk gündem maddesi olan Cumhurbaşkanlığı seçimi için tekrar aday oldu.Abdullah Gül, Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından 28 Ağustos 2007 tarihinde Türkiye Cumhuriyeti’nin onbirinci Cumhurbaşkanı seçildi.

http://www.ulkemiz.com/abdullah-gul-1

Kaşmir Keçisi Ve Yünü

Kaşmir Keçisi Ve Yünü

Anavatanı, Hindistan – Pakistan ortak bölgesi olan, Hindistan’da Himalayalar’ın batısında Pakistan sınırında yer alan “Kashmir” kentinden ismini alan kaşmir keçisi dünya geneline de buradan yayılmıştır. Latince ismi Capra hircus Goat’dır. Büyük Britanya’nın Hindistan üzerinde kurduğu koloni döneminde İngilizler tarafından keşfedilmiştir. Özellikle Çin, Moğolistan, Hindistan, Pakistan, Tibet, İran ve Afganistan gibi -30 C’lik kış, +40 C’lik yaz sıcakların yaşandığı step iklim çevrelerinde yüzyıllar boyunca yoğun olarak yetiştirilmektedir. Kaşmir keçileri genelde uysal bir yapıya sahip olmalarına rağmen, tırmanma ve zıplamayı çok severler. Kulakları sarkık, boynuzlar keçilerde dik, tekelerde yana doğru kıvrıktır. % 95’inde boynuz görülür. Bu keçi türünden pek fazla miktarda süt elde edilmemekle birlikte sütünden üretilen peynirler essiz güzelliktedir. Yapılan denemelerde, kaşmir keçilerinin Himalayalar ve Moğol dağlarından başka yerde yaşayabilmesine rağmen elde edilen yünün kalitesinin çok düşük olduğu görülmüştür.   Kaşmir keçisi özellikle yetiştirilme nedeni; kıllarından elde edilen, kumaş, triko imalatında kullanılan, elyaftır. Kış aylarında, belli bir yükseklikte ve belli ısının altındaki yaylalarında yaşayan kaşmir keçilerin en soğuk havalarda, hava koşullarına adapte olabilmek amacıyla, uzun tüylerinin altında, ikinci tabaka, kısa tüylerden oluşan ipeksi yünü gelişir. Dış tüyün altında çok daha iyi kalitede bu life “kaşmir” adı verilmektedir. En kaliteli yün keçinin boynundan, karnından ve sırtından elde edilmektedir. Kaşmir, en hafif doğal yündür. Bunula birlikte insan vücuduna çok iyi adapte olabilmektedir. Tene değdiğinde batmayan, yakmayan ve alerji yapmayan bir ürün olması kaşmirin önemli özelliğidir.120 milyon keçi varlığı ile dünyada en büyük kaşmir keçi üreticisi Çin’dir. Dünya yıllık kaşmir lifi üretim miktarı 16,000 tondur. Bunun %72’si Çin, %18’i Moğolistan, %7’si Afganistan ve geri kalan %3’lük kısmı ise İran ile diğer ülkeler tarafından üretilmektedir. Çin’in sattığı en pahalı tekstil ürünü olup gramla satılmaktadır. Kaşmir yününün diğer üreticileri arasında Hindistan, Nepal, Pakistan, Tibet, Kazakistan, Tacikistan ve Kırgızistan yer almaktadır. Bu ülkelerde az miktarda kaşmir yünü üretilmektedir. Bu ülkelerin dışında Avustralya ve Yeni Zelanda’da da kaşmir lifi üretildiği bilinmektedir. Kaşmir üretimindeki titiz çalışma, Dünya genelinde en kaliteli kaşmir yününün de Çin’de üretilmesini sağlamaktadır. Kaşmir liflerinin fiyatı 100-130 $/kg. arasında değişmekte olup, bu lifler lüks lifler sınıfında yer almaktadır.İnsanlar için önemli olan, dokuma sanayisinde kullanılan da bu kısa liflerdir. Bu tüy tabakası, keçileri, soğuğa ve sıcağa karşı termal iç çamaşırı gibi korumaktadır. Helezonik yapısı da vücut ısısını regüle etmekte ve ideal bir sıcaklıkta kalmasını sağlamaktadır. Vücut ısısını dengeleyerek yaz aylarında fazla ısıtmaz, terletmez, pişirmez, kış aylarında da üşütmez. Yetiştirildiği step iklimin sağladığı termal özellik sayesinde hem yaz, hem kış giyilebilir. Kaşmir liflerinin ipek gibi ince ve yumuşak oluşları, bunların tekstil endüstrisinde aranan hayvansal liflerden biri olmalarını sağlamıştır. Bunların dışında üstteki kaba tüyler da kırpılarak yorgan, iplik, kilim ve halı yapımında kullanılmaktadır. Hatta Ülkemizde meşhur olan Siirt yorganlarının iç kısmında kaşmir keçisinin kaba yünü kullanılmaktadır. Kış ayı ne kadar uzun ve soğuk geçerse kaşmir keçisinin alt tüyleri o kadar güzel ve parlak olur. Kaşmir yününün nemi emme oranı diğer yünlerden daha fazladır. Bir keçi dört yaşına ulaştığında en yüksek miktarda yün verimine ulaşmaktadır.Bölgelere göre değişmekle birlikte mart ve mayıs ayları arasında kaşmir keçileri, özel işleme tahta tarakları ile taranarak kısa tüyler uzun tüylerden ayrılır ve dokumada kullanılacak kaşmir elde edilir. Zamanı geçirildiğinde, keçiler yaza hazırlık amacıyla tüyleri kendiliğinde döker. Bu nedenle kaşmir elde edebilmek için tüyler henüz dökülmeden taranarak toplanmalıdır. En iyi kaşmir yünü, keçinin sırt ve omuz bölgelerinden elde edilmektedir. Arka ve alt kısımdaki yünler kısa olduğu için başka materyallerle karıştırılarak kullanılabilir. Elde edilen kısa tüyler güvelenmeye karşı korumak için ağzı kapalı, hava geçirmez plastik poşetlere konur. Ardından kaşmir üzerindeki kir, yağ ve bitkisel atıkların arındırması amacıyla yünler yıkanır. Daha sonra, “dehairing” denilen işlemden geçirilerek en iyi tüyler (en ince ve en uzun olanların) seçilir. En kaliteli yün doğal olarak beyaz tüylü keçinin, 14-15,5 mikron inceliğinde ve 30-35 mm arası uzunlukta olanıdır. Ardından, yün eğirme işlemiyle yünler iplik haline getirilir ve gerekli olduğunda boyama işlemi yapılır. Bütün bu işlemlerden sonra bitim (apre) işlemleri uygulanır. Burada, mekanik yöntemler veya kimyasal maddeler kullanılarak tekstil ürününe daha iyi görünüm, tutum ve kullanım özelliği kazandırılır. Bir keçiden bir yılda en fazla 30-70 gram arasında temiz kaşmir elde edilir. Bu nedenle de bir kazak üretebilmek için 4-8 arası keçiden yün elde etmek gerekmektedir.Pakistan, Hindistan, Çin, Tibet, Moğolistan, İran ve Afganistan’da yaygın olarak uzun yıllardan beri yetiştirilen kaşmir keçisi yetiştirildiği ülkeye, yere göre farklı özelliklere sahiptir. Keçinin rengi, kaşmir yünü verimi de yetiştirildiği ülkeye bağlı olarak değişiklik gösterir. Kaşmir keçi ırkı çoğunlukla beyazdır, siyah, gri, kahverengi renklerinde görülebilir. Bununla birlikte, istenilen renk kök boya ile boyanabilir. Kaşmir yünü, birçok özelliği ile koyun ve diğer keçi türlerinin yününe benzemesine karşılık, daha ince, parlak ve yumuşaktır. Kaşmirin pulları ince yapılı ve geniş olma özelliği sayesinde yünden daha parlaktır. Genel itibariyle yumuşaklık, sıcaklık ve iyi döküm isteyen lüks ürünlerde kullanılmaktadır.Yetiştirildiği step ikliminin çölleşmeye başlaması ve başka ülkelerde pek yetiştirilememesinden dolayı nadir bulunması ve zahmetli bir işleme sürecinden geçmesi, kaşmirin değerli bir ürün olmasını sağlıyor. Günümüzde ipekten daha değerlidir. Kaşmir bir kaskolu kesinlikle ucuz fiyata alınamaz. Maliyeti düşürmek için genellikle kaşmir ve yün karıştırılarak üretim yapılmaktadır. Kaşmir olduğu iddia edilen bazı ürünler ise, kaşmir görünümü vermek için ya sentetik maddelerle ya da koton ile karıştırılmaktadır. Ağırlığından ve dokunarak bu farklılık anlaşılabilir. Diğer taraftan saf kaşmir kullanıldıkça tüylenmektedir. Dünyada kaşmir olarak anılan, ipeksi ve parlak olan bu ürünün Kaşmir bölgesindeki orijinal adı paşmina (şalların şahı)’dır. Ancak piyasada pashmina adı altında satılan ürünler genellikle saf kaşmir değildir. Çoklukla koton ve yun, koton ve ipek karışımı ürünlerdir. İpeksi yumuşaklıktan uzun yıllar yararlanmak için kaşmir kumaştan yapılan kıyafetlerin kuru temizleme yapılması ya da elde yıkanması tavsiye edilmektedir.Kaynakça: www.veteriner.cc www.ensonhaber.com tekstilsayfasi.blogspot.comYazar: Çiğdem Aydınhttp://www.bilgiustam.com

http://www.ulkemiz.com/kasmir-kecisi-ve-yunu

Halil İnalcık Kimdir

Halil İnalcık Kimdir

Halil İnalcık (26 Mayıs 1916, İstanbul[2] - 25 Temmuz 2016, Ankara[3]), Türk tarihçi.[4] İnalcık, aslen Kırım Tatarıdır.[5][6] Balıkesir Muallim Mektebi'ni tamamladı. 1936[6] yılında Ankara Üniversitesi Dil, Tarih ve Coğrafya Fakültesi Yeni Çağ Tarihi bölümünde yüksek öğrenimine başladı. 1942 yılında Tanzimat ve Bulgar Meselesi adlı doktora tezini verdi. Uzun yıllar aynı fakültede Osmanlı ve Avrupa tarihi üzerine dersler verdikten sonra 1972 yılında Chicago Üniversitesi Tarih Bölümü'ne "Osmanlı Tarihi Üniversite Profesörü" olarak davet edildi. 1973 yılında kitabı The Ottoman Empire The Classical Age 1300-1600 yayımlandı. Yurt içi ve dışında çeşitli üniversitelerden fahri doktora payeleri aldı. 1993 yılında Bilkent Üniversitesi'ne davet edildi ve burada Tarih bölümünü kurdu. Halen Bilkent Üniversitesi Osmanlı Tarihi Bölümü'nde yüksek lisans ve doktora öğrencilerine seminer dersi vermektedir. Ayrıca İnalcık çok iyi düzeyde Osmanlı Türkçesi, iyi düzeyde; İngilizce, Fransızca, Almanca, orta düzeyde de; Arapça, Farsça ve İtalyanca bilmektedir.[7] Dünyanın çeşitli üniversitelerinden çok sayıda fahri doktora tevcih edilen İnalcık, 20. yüzyıl sona ererken Cambridge Uluslararası Biyografi Merkezi tarafından dünyada sosyal bilimler alanında sayılı 2000 bilim adamı arasında gösterilmiştir.[8] Hayatı ve tarihçiliğini anlattığı Tarihçilerin Kutbu Halil İnalcık Kitabı adlı söyleşi kitabı Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları'ndan 2005 yılında yayımlanmıştır. Avrasiya Akademiyasının kurucu üyelerinden biridir.[9] Halil İnalcık, 25 Temmuz 2016 tarihinde Ankara'da vefat etmiştir.[3] Başlıca eserleri The Ottoman Empire, The Classical Age, 1300-1600, London, 1974. Studies in Ottoman social and economic history, London, 1985. The Middle East and the Balkans under the Ottoman Empire, Bloomington, 1993. Süleyman the second and his time, Istanbul, 1993. An Economic and Social History of the Ottoman Empire (Donald Quataert ile birlikte), Cambridge, 1994. From empire to republic: essays on Ottoman and Turkish social history, Istanbul, 1995. Sources and studies on the Ottoman Black Sea, Cambridge, 1995. History of Humanity (editor, Peter Burke ile birlikte), 1999. Ottoman Civilization (Gunsel Renda ile birlikte), Ankara, 2003. Essays in Ottoman History, Eren Yayıncılık. Makaleler 1: Doğu Batı, Doğu Batı Yayınları, 2005. Fatih devri üzerinde tetkikler ve vesikalar, Ankara, 1954. Osmanlı'da Devlet, Hukuk, Adalet, Eren Yayıncılık, 2000. Osmanlı İmparatorluğu'nun Ekonomik ve Sosyal Tarihi Cilt 1 /1300-1600, Eren Yayıncılık, Prof. Dr. Donald Quataert ile, 2001. Osmanlı İmparatorluğu'nun Ekonomik ve Sosyal Tarihi Cilt 2 / 1600-1914, Eren Yayıncılık, 2004. Osmanlı İmparatorluğu - Toplum ve Ekonomi, Eren Yayıncılık. Osmanlı İmparatorluğu Klasik Çağ (1300-1600), Yapı Kredi Yayınları, 2003. Tanzimat ve Bulgar Meselesi, Eren Yayıncılık. ABD Tarihi, Allan Nevins/Henry Steele Commager (çeviri) Doğu Batı Yayınları, 2005. Şair ve Patron, Doğu Batı Yayınları, 2003. Balkanlar (Prof. Dr. Erol Manisalı ile). Atatürk ve Demokratik Türkiye, Kırmızı Yayınınları, 1.Baskı: Temmuz 2007 - 2.Baskı: Aralık 2007. Devlet-i Aliyye, 2009. Kuruluş - Osmanlı Tarihini Yeniden Yazmak Tanzimat, Değişim Sürecinde Osmanlı İmparatorluğu (Mehmet Seyitdanlıoğlu ile birlikte) İş Bankası Kültür Yayınları, 2011. OSMANLILAR, Fütühat ve Avrupa İle İlişkiler Has-Bağçede 'Ayş u Tarab - Nedimler Şairler Mutripler, İş Bankası Kültür Yayınları, 2011. Kuruluş ve İmparatorluk Sürecinde Osmanlı Osmanlılar, 2010. Kuruluş ve İmparatorluk Sürecinde Osmanlı, 2011. Rönesans Avrupası Türkiye'nin Batı Medeniyetiyle Özdeşleşme Süreci, İş Bankası Kültür Yayınları, 2011. Osmanlı ve Modern Türkiye, Timaş Yayınları, 2013. Devlet-i 'Aliyye: Tagayyür ve Fesad, Osmanlı İmparatorluğu Üzerine Araştırmalar II, İş Bankası Kültür Yayınları, 2014. Ödülleri 1986 İslâm Tarih, Sanat ve Kültür Araştırma Merkezi Ödülü 1991 T.C. Dışişleri Bakanlığı Yüksek Hizmet Madalya ve Diploması 1993 Sedat Simavi Vakfı ödülü: Sosyal Bilim alanında yılın en iyi eseri: Osmanlı İmparatorluğu Toplum ve Ekonomi, İstanbul: Eren Yayınevi 1995 Titulesco Medal of High Service, Romanya Büyükelçiliği, Ankara 1998 İstanbul Üniversitesi Türkiyat Enstitüsü ödülü. 2002 T.C. Kültür Bakanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülü 2002 The “2002 Soranos Friendship-Award 2002[6] Fahri doktoraları 1986 Boğaziçi Üniversitesi, İstanbul 1987 Atina Üniversitesi, Atina 1992 Selçuk Üniversitesi, Konya 1993 Hebrew University of Jerusalem, Kudüs 1993 University of Bucharest, Bükreş 1995 Uludağ Üniversitesi, Bursa 1986 Chicago Üniversitesi Emeritus Profesörlük[6] Kaynakça ^ Turksoy, TÜRKSOY’DAN PROF. DR. HALİL İNALCIK’A ONUR MADALYASI, 16 Şubat 2012 ^ Türkiye Araştırmaları Literatür dergisi, 3. cilt, 5. sayı, s. 477 ^ a b http://t24.com.tr/haber/tarihcilerin-kutbu-prof-halil-inalcik-hayatini-kaybetti,351852 ^ İNALCIK, Halil. http://www.inalcik.com/turkish/turkish.htm ^ KARATAY, Zafer. TBMM Onur Ödülü Halil İnalcık'ın Bahçesaray Dergisi, sayı: 52 ^ a b c d DELİBAŞI, Melek. Prof. Dr. Halil İnalcık (Prof. Dr. Halil İnalcık'ın 29 Mart 2006 tarihinde Ankara Üniversitesi Rektörlüğü 100. Yıl Salonu'nda sunduğu "Tarih ve Politika" konulu konferansın takdim konuşması) ^ http://www.kimkimdir.gen.tr/kimkimdir.php?id=2942 ^ http://www.inalcik.com/indexTr/halil_inalcik_ozgecmis.asp ^ Eurasian Academy Official Site   20. yüzyıl sona ererken Cambridge Uluslararası Biyografi Merkezi (Cambridge International Biographical Center) Halil İnalcık’ı, dünyada sosyal bilimler alanında sayılı 2000 bilim adamı arasında göstermiştir. İnalcık; Türk, Amerikan, İngiliz, Sırp ve Arnavutluk akademilerine üye seçilmiştir.                Tanınmış Amerikalı sosyal bilimci  Immanuel Wallerstein, İnalcık hakkında şu satırları yazmıştır (Arka Kapak Yazısı, Makaleler, Ankara: Doğu-Batı, 2005) “Bugün dünya üniversitelerinde Halil İnalcık okunuyor ve okutuluyor. Onu dar anlamda bir “tarihçi” olarak düşünmek elbette yetersiz kalır. Bizzat tarih disiplinine şekil vermiş, kendi metodolojisini ve bilgi birikimini tarihçilik mesleğine kazandırmış bir kişi olarak İnalcık, bilim çevrelerinin üzerinde uzlaştığı seçkin bir isimdir. İnalcık ekolüne mensup yüzlerce öğrenci, sadece birincil kaynakları kullanma, belge ve arşivleri inceleme yönünden değil modern anlamda tarihe sosyo-ekonomik ve kültürel birçok cepheden bakabilme becerisini ondan öğrenmiştir. Yeni kuşak tarihçiler, Akdeniz, Osmanlı ve Balkan tarihi üzerindeki birçok yanlışın tashih edilmesini ona borçludur. Kitapları, sayısız makale ve ansiklopedi maddeleri, sosyal bilimciler için göz kamaştırıcı bir hazine mahiyetindedir. Halil İnalcık, bu sahanın en seçkin uygulayıcılarından biri. Dünya bilimine katkıları su götürmez. Çabalarının hedefi haline gelmiş konu üzerinde bize sadece tefekkür etmek düşer.” I. HALİL İNALCIK’IN AKADEMİK BİYOGRAFİSİ DTCF YILLARI (1940-1972) Prof. Halil İnalcık, 7 Eylül 1916’da İstanbul’da doğdu. Babası Kırım göçmenlerinden Seyit Osman Nuri Bey, annesi Ayşe Bahriye Hanım’dır. İlk tahsilini 1923-1930 arasında Ankara Gazi Mektebi’nde yapan İnalcık, orta öğretimine bir yıl Sivas Muallim Mektebi’nde devam etti. Orta tahsilini 1931’de Ankara’da Gazi Muallim Mektebi’nde tamamladı. Lise eğitimini o dönemin en iyi okullarından biri olan Balıkesir Necati Bey Muallim Mektebi’nde 15 Eylül 1935’te tamamladı. Yüksek tahsiline 1935’te Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi’nde (AÜDTCF) başladı. Yeni Çağ Tarihi Kürsüsü’nde M. Göker, B. S. Baykal ve F. Köprülü’nün derslerini takip etti. 1940’ta mezun olan İnalcık, Timur üzerinde hazırladığı bir seminerle Fuad Köprülü’nün dikkatini çekti, onun takdir ve tavsiyesiyle 30 Nisan 1940’da AÜDTCF Yeni Çağ Kürsüsü’ne ilmî yardımcı tayin edildi. 1942’de Türkiye’de sosyo-ekonomik tarih yazıcılığının ilk örneklerinden biri olan Tanzimat ve Bulgar Meselesi adlı teziyle doktor oldu (Ankara: TTK, 1943). 28 Nisan 1942’de AÜDTCF Yeni Çağ Kürsüsü’ne asistan olarak atanan İnalcık, 15 Aralık 1943’te Viyana’dan ‘Büyük Ricat’e Osmanlı İmparatorluğu ve Kırım Hanlığı unvanlı teziyle doçentliğe atandı. 1945’te AÜDTCF Arap Dili ve Edebiyatı Bölümü’nden Şevkiye Işıl hanımla evlendi. Araştırma sahasını doktora tezinden itibaren Osmanlı İmparatorluğu’nun sosyal ve ekonomik meselelerine yoğunlaştıran İnalcık, İstanbul’da Osmanlı arşivlerinde ve Bursa şer’iyye sicilleri üzerinde araştırmalar yaptı. 1947’de Türk Tarih Kurumu (TTK) üyeliğine seçildi.                AÜDTCF tarafından bilgi, görgü ve çalışma alanındaki ihtisasını artırmak üzere 1949’da gönderildiği İngiltere, British Museum’da Türkçe yazmalar üzerinde çalıştı ve Calendar of State Papers serisinde Osmanlı tarihine ait kayıtları topladı. Londra Üniversitesi, School of Oriental and African Studies’de (SOAS) Prof. Paul Wittek’in seminerlerine katıldı. Bu seminerlere katılan  B. Lewis, V. Ménage, V. Parry, E. Zachariadou gibi tarihçilerle tanıştı. Dünyanın en önemli arşivlerinden İngiltere, Public Record Office’te Osmanlı İmparatorluğu ile ilgili kaynak taraması yaptı. 1950’de Paris’te toplanan Milletlerarası Tarihi İlimler Kongresi’ne katıldı.  Annales okulunun (École des Annales ) kurucularından Fernand Braudel ile tanıştı. Onun 1949’da yayınlanan La Méditerranée et le monde méditerranéen à l’époque de Philippe II (II. Felipe Döneminde Akdeniz ve Akdeniz Dünyası) adlı çığır açan eseri İnalcık üzerinde derin etki yaptı ve Türkiye’de bu eseri tanıtan bir yazı yazdı (1950). İngiltere’den 1 Şubat 1951’de Türkiye’ye döndü. 1951’in yaz aylarında Bursa Şer’iyye Sicilleri üzerinde çalışmaya başlayarak bu sicillerin önemi belirten bir makale yazdı (“15. Asır Türkiye İktisadî ve İçtimaî Tarihi Kaynakları”, İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi Mecmuası, 15 (1953-54), 51-67). Osmanlı hukuku ve sosyal hayatı açısından son derece kıymetli bilgiler içeren 280 defterlik bu koleksiyonunun tasnif edilip ciltlenmesi için girişimde bulundu. Bu girişim neticesinde Topkapı Sarayı’ndaki atölyede ciltlenip temizlenerek tekrar Bursa’ya gönderilen siciller bugün Bursa Arkeoloji Müzesi’nde araştırıcıların istifadesine açılmıştır.                İnalcık, 2 Haziran 1952’de Viyana Bozgun Yıllarında Osmanlı-Kırım Hanlığı İşbirliği teziyle profesörlük pâyesi aldı.  1953–54 ders yılında Columbia Üniversitesi School of International Affairs’a ziyaretçi profesör olarak davet edildi. Prof. Tibor Halasi-Kun ile birlikte Amerika’da Osmanlı-Türk araştırmalarının gelişmesinde rol oynamış bulunuyor. 1956-57’de Rockefeller Vakfı’nın bursuyla Harvard Üniversitesi’nde “research fellow” olarak bulundu. Amerikan tarihi derslerini izledi. Harvard Üniversitesi’nde ayrıca Prof. H. A. R. Gibb’in İslam tarihi derslerini izledi. Harvard profesörlerinden W. Langer’in teklifi üzerine An Encyclopaedia of World History’nin Osmanlı kısmını gözden geçirmeyi üstendi (bkz. eserin 4. baskısı). 1957’de Türkiye’ye döndü. Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’nde (AÜSBF) Osmanlı, Avrupa ve Amerika tarihi okuttuğu gibi  “İdari Teşkilât Tarihi” ve “Devrim Tarihi” derslerini de üstlendi.                Bu yıllarda İnalcık, yurt içinde ve Batı memleketlerinde birçok kongreye bildiri vererek katıldı.  1958’de Münih’te düzenlenen XI. Uluslararası Bizantinistler Kongresi’nde “The Problem of the Relationship between Byzantine and Ottoman Taxation” başlıklı bildirisini okudu. 1960’ta ders vermek üzere İsrail İbranî Üniversitesi’ne davet edildi. Yaz aylarında Millî Birlik Komitesi’nin isteği üzerine Güneydoğu bölgesine üniversiteden bir heyetle inceleme gezisi düzenledi. Toprak meseleleri hakkındaki araştırmaları dolayısıyla çağrıldığı toplantıda bölgenin meselelerinin tespiti için bir Güneydoğu Enstitüsü kurulmasını teklif etti. Türk Kültürünü Araştırma Enstitüsü’nün (TKAE) kuruluş döneminde faaliyetlerde bulundu.                Nisan 1961’de  bir heyetle Kıbrıs tarihi hakkında araştırma yapmak maksadıyla Kıbrıs’a giden İnalcık, Kıbrıs Vakıflar İdaresi’nde Kıbrıs kadılıklarına ait 56 sicil defterini tespit etti ve bunlar üzerinde çalıştı. 1961-1962’de yedi ay kadar Beyrut’ta bulundu, Arapçasını ilerletti. Yurt dönüşü Hollanda’ya davet edildi, Amsterdam Üniversitesi Doğu Tetkikleri Enstitüsü’nde “Turkey and Europe” başlıklı bir konferans verdi. 1962 sonbaharında New York’ta The Social Science Research Council’in düzenlediği Conference on the Political Modernization of Japan and Turkey’de bir bildiri sundu.                1966’da Uluslararası Güneydoğu Avrupa Araştırmaları Kurumu’na (Association Internationale des Etudes du Sud-Est Européen-AIESEE) üye seçildi. İnalcık, burada Türk tarih ve kültürünün tanıtılması yolunda büyük gayret sarf etti. 1971-74 yılları arasında bu kurumun başkanlığını yaptı. 1967’de Münih’te Uluslararası Müsteşrikler Kongresi’ne iştirak etti. Aynı yıl Princeton ve Pennsylvania üniversitelerinde misafir profesör olarak dersler verdi. 1968’de Londra ve Paris’te üç ay Bibliothèque Nationale ve arşivlerde  araştırmalar yaptı. G. Veinstein ve M. Berendi ile birlikte  II. Bayezid devrine ait bir Mukataa Defteri üzerinde çalışmalar yaptı. 1969’da AIESEE’nin Sofya toplantısında kendisinden istenen Osmanlı Devrinde Balkanlar raporunu takdim etti. Yine 1969’da Türkolog Tibor Halasi-Kun ile birlikte Osmanlı araştırmaları için büyük önem taşıyan Archivum Ottomanicum dergisini çıkarmaya başladı. 1971’de İngiltere Royal Historical Society tarafından “corresponding member” seçildi. Aynı yıl Harvard Üniversitesi Ortadoğu Araştırmaları Merkezi’nin (Center for Middle Eastern Studies) davetlisi olarak iki konferans verdi. 1972’de otuz yıl çalıştığı AÜDTCF’den emekli oldu. AMERİKA (1972-1992) 1950’lerden beri yayınları ve öğretim faaliyetleriyle adı dünya tarih çevreleri tarafından yakından izlenen İnalcık, 1972’de Chicago Üniversitesi tarafından imtiyazlı profesör önerisiyle bir davet aldı. Daveti kabul eden İnalcık, Tarih Bölümü’nde profesör olarak çalışmaya başladı. 1973’te İngiltere’de The Ottoman Empire: the Classical Age, 1300–1600 (London: Weidenfeld and Nicolson) adlı eserini yayınladı. Bu sentez eseri, yedi Balkan diline ve Arapçaya tercüme edilmiştir. Bugün seçkin dünya üniversitelerinde okutulan temel eserler arasındadır. Aynı yıl Cumhuriyet’in kuruluşunun 50. yıldönümü münasebetiyle Chicago Üniversitesi’nde Prof. Fahir İz ile birlikte Continuity and Change in Turkish Society and History ve AIESEE’nin desteği ile İstanbul’da, İstanbul: Crossroads of Civilisations and Cultures konferanslarını düzenledi.                1974’te AIESEE’nin Macaristan’da tertip edilen üçüncü kongresinde “The Mediterranean and the Balkans” başlıklı bildirisini okudu. Amerikan Tarih Derneği’nin (American Historical Association) yıllık toplantısında “Braudel’s Thesis, Turkish Perpective” başlıklı bildirisini sundu. 1974’te The Royal Historical Society’ye muhabir üye seçildi. 1976’da Dumbarton Oaks’ta (Washington) düzenlenen Urban Societies in the Mediterranean World sempozyumuna “Galata (Pera) after 1453” başlıklı bildiri ile katıldı. Türkiye ile bağını hiçbir zaman koparmayan İnalcık, 1977’de International Association for Social and Economic History of Turkey’i kurdu. Bu uluslar arası ilim cemiyeti ilk kongresini 11–13 Temmuz 1977’de Hacettepe Üniversitesi’nde toplamıştır. Bu cemiyet sonuncusu 2005’te Venedik’te olmak üzere Avrupa’nın muhtelif şehirlerinde on uluslar arası kongre düzenlemiştir.                                                                  İnalcık, 1978’de Royal Asiatic Society tarafından şeref üyesi seçildi. Aynı yıl Prof. G. Veinstein’ın daveti üzerine Paris’e giderek F. Braudel için tesis edilen Maison de L’Homme’da Osmanlı toprak meseleleri üzerine iki konferans verdi. 12–14 Haziran 1978’de Princeton Üniversitesi’nde düzenlenen Osmanlı İmparatorluğu’nda Millet Sistemi üzerindeki kongrede “Ottoman Archival Materials on the Millets” bildirisini sundu. 17–21 Haziran tarihleri arasında Babolasar’da (İran) katıldığı 19. Yüzyılda İran ve Osmanlı İmparatorluğu’nda Toplum ve Ekonomi konferansında “Aga and Reaya in the Social and Political Transformation of the Ottoman Empire” başlıklı konuşmayı yaptı. 1980’de New York’ta Amerikan Tarih Derneği’nin yıllık toplantısında “The Emergence of Large Farms” üzerine bir konferans verdi. Salt Lake City Üniversitesi’ne (Utah) bir konferans vermek üzere davet edildi. Aynı yıl Nejat Göyünç ve Heath Lowry ile birlikte Osmanlı Araştırmaları Dergisi’ni (Journal of Ottoman Studies) çıkarmaya başladı.                1983 Haziran’ında Paris’te L’école des hautes études en sciences sociales’da “Geleneksel Tarım ve Timar Sistemi” üzerine bir konuşma yaptı. Aynı yıl Cambridge Üniversitesi profesörlerinden Peter Burke ile beraber UNESCO’nun The History of Scientific and Cultural Development of Mankind serisinin 5. cildinin (History of Humanity-Scientific and Cultural Development: From the Sixteenth to the Eighteenth Century, London: Kegal Paul) editörlüğünü üstlendi. Amerikan Bilim ve Sanat Akademisi (American Academy of Arts and Sciences) üyeliğine ve Türk Araştırmaları Enstitüsü’nün (Institute of Turkish Studies-Washington) yönetim kurulu üyeliğine seçildi. Mayıs 1985’te Türk-Arap İlişkileri Vakfı’nın desteğiyle İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi’nde düzenlenen Osmanlı Arşivleri ve Osmanlı Araştırmaları sempozyumunda “Osmanlı Arşivlerinin Türk ve Dünya Tarihi Bakımından Önemi”ni içeren açılış konuşmasını yaptı.                Halil İnalcık 1986’da yaklaşık 15 yıldan beri çalışmakta olduğu Chicago Üniversitesi’nden emekli oldu. Aynı yıl Boğaziçi Üniversitesi Prof. İnalcık’a fahri doktora verdi (İnalcık’ın çeşitli üniversitelerden aldığı doctor honoris causa unvanı ve ödüller için aşağıdaki listeye bakınız). 1989’da eşi Şevkiye Hanım’ı kaybetti. 1990–92 arasında Harvard ve Princeton üniversitelerinde misafir profesör olarak dersler veren İnalcık, 1991’de Türk tarih ve kültürüne yaptığı katkılardan dolayı Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı tarafından Yüksek Hizmet Madalya ve Diploması’na layık görüldü. YENİDEN TÜRKİYE (1993-  ) Halil İnalcık, 1992’de Bilkent Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı ve Rektör Prof. Ali Doğramacı tarafından lisansüstü tarih okutacak Tarih Bölümü’nü kurmak üzere davet edildi. Aynı yıl Atatürk Kültür Dil ve Tarih Yüksek Kurumu’na üye, Türkiye Bilimler Akademisi’ne (TÜBA) şeref üyesi seçildi. Harvard Üniversitesi’nde bir sömestr ziyaretçi profesör olarak Osmanlı tarihi dersleri verdi.                1994’te An Economic and Social History of the Ottoman Empire’i yayınlandı. 1996’da iki cilt halinde basılan eserin ilk cildi (1300–1600) Prof. İnalcık tarafından yazılmıştır (1600-1900 dönemi ve para tarihi için S. Faroqhi, B. McGowan, D. Quataert ve Ş. Pamuk işbirliği). Türkçeye çevrilen bu eser (Osmanlı İmparatorluğunun Ekonomik ve Sosyal Tarihi 1300–1600, çev. H. Berktay, Cilt:1, İstanbul: Eren, 2001) Osmanlı sosyal ve ekonomik tarihinin temel referans kitabı olarak dünya üniversitelerinde okutulmaktadır. Yunanca ve Arapçaya tercüme edilmiştir.                            Uluslar arası bir şöhret yapan İnalcık’ın biyografisi Encyclopaedia of Historians and Historical Writing’de  ve Thomas Naff’ın çıkardığı Paths to the Middle East (Albany: State University of New York, 1993) adlı eserlerde yer aldı.                İnalcık, 1998’de 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’in elinden İstanbul Üniversitesi Türkiyat Enstitüsü Ödülü’nü aldı. Kültür Bakanlığı’nın Osmanlı uygarlığı üzerinde bir eser hazırlamak üzere tertip ettiği komisyonun (Kültür Bakanlığı 700. Yıldönümü Yayın Komisyonu) başına getirildi. İnalcık’ın editörlüğünü yaptığı eser, (Türkçe ve İngilizce ikişer cilt şeklinde hazırlanan-bakınız aşağıda kitap listesi) Dünya Kitap Fuarı’nda birincilik ödülü almıştır. Vakıflar Genel Müdürlüğü Araştırma Kurulu ve Kültür Bakanlığı Osmanlı Bilim ve Kültür Mirası’nın 700. Yılı Anma Komitesi üyeliklerine seçildi. Prof. S. Faroqhi ile birlikte E. J. Brill’in (Leiden) The Ottoman Empire and Its Heritage serisinin editörlüğünü üstlendi. 2005 yılına kadar bu seriden yayınlanana 38 cilt Osmanlı tarihini Batı dünyasına tanıtan belli başlı eserler arasında yer almıştır.                İnalcık, 1999’da Balıkesir Üniversitesi’nden, Türk Kültürüne Hizmet Vakfı’ndan şükran plaketleri aldı. Aynı üniversitede bir “Halil İnalcık Salonu” açıldı. 2000’de İstanbul’un sosyal ve ekonomik tarihi için büyük önemi haiz Halil İnalcık Araştırma Projesi’ni hayata geçirdi. Sabancı Üniversitesi ve Packard Humanities Institute (PHI) desteği ile sürdürülen bu projenin “Şer’iyye Sicilleri’ne Göre İstanbul Tarihi” kapsamında ilk kitabı (İstanbul Mahkemesi 121 Numaralı Şer’iyye Sicili) 2006’da yayınlandı.                2001’de Sofya Üniversitesi Prof. İnalcık’a fahri doktora verdi. 2002’de İslam Konferansı Teşkilatı tarafından Teşekkür Plaketi verildi. Kültür Bakanlığı 2002 Kültür ve Sanat Büyük Ödülü’nü kazandı. Macaristan Cumhurbaşkanı Ferenc Madl’ın elinden Macaristan Liyakat Nişanı’nı aldı. 2003’te Türkiye Yazarlar Birliği ve Ankara Üniversitesi Prof. İnalcık’a şükran plaketleri verdiler. Öte taraftan 2003’te Milli Savunma Bakanlığı Ödülü’nü, 2004’te de Bursa Büyükşehir Belediyesi Kültür Sanat ve Turizm Vakfı tarafından Bursa Ulusal Kültür Yaşamına Katkı Ödülü’nü aldı.       II. ESERLERİ HAKKINDA Metodolojisi Hiç şüphesiz bu kısa yazıda, 25’den fazla kitabın ve 300’ü aşkın makalenin müellifi olan Halil İnalcık’ın tarih metodolojisini bütün yönleriyle değerlendirme imkânı yoktur. Burada sadece onun tarih metodolojisi hakkında genel bir çerçeve sunulmaya çalışılacaktır. İnalcık’ın eserlerine bakıldığında onun Osmanlı siyasî tarihine ilişkin çok kapsamlı araştırmalar yapmış olsa da esas ilgisini sosyal ve ekonomik problematikler üzerinde yoğunlaştırdığı görülür. İnalcık’ın Osmanlı tarihinin sosyal ve ekonomik problematiklerini çözmeyi esas alan tarih metodolojisi üzerinde Fuad Köprülü ve Ömer Lütfi Barkan gibi bazı önemli Türk tarihçiler ile 1950’lerde tanıştığı F. Braudel ve  Annales okulunun önemli etkisi söz konusudur. İnalcık, Fuad Köprülü ve Barkan’ın kendi üzerindeki etkilerini şu sözlerle ifade eder: “Köprülü ve Barkan yazıları bize ilham kaynağı olmakta idi. Tarihçi şahsiyetim üzerinde, hiç şüphesiz bu iki yazarın belirgin bir etkisi vardır.”                Her şeyden önce bütün araştırmalarında arşiv materyaline ve belgelere dayanan İnalcık’ta teori, yaklaşım ve analiz bakımından F. Braudel ve Annales okulunun etkisi, 1950’lerde Paris’te başladı. İnalcık’a göre Braudel, “doğu Akdeniz’e hâkim olan Osmanlı İmparatorluğu’nun sosyal, ekonomik ve demografik niteliklerinin Batı’dakilerle paralellik arz ettiğini, bu iki dünyanın karşılıklı yakın temas ve etkileşim içinde bulunduğunu ve birbirinden ayrı incelenemeyeceğini göstermiş, Osmanlı İmparatorluğu’nu Avrupa dışında ve Avrupa’ya düşman âdeta anormal bir gelişim gibi tasvir edilmesi geleneğini bırakarak, gerçek bir tarihçi görüşü ile iki ayrı kültüre bağlı bu iki dünyanın gerçekte birbirini tamamladığını ortaya koymuştur. Bütüncül tarihi (total history) Akdeniz toplumlarına ve bu arada Osmanlı toplumuna uygulamaya çalışan fakat Osmanlı İmparatorluğu’nu “aşılması zor belirsizliklerle dolu bir alan” (a zone of formidable uncertainty) olarak değerlendiren Braudel, sorduğu sorulara cevap veren pek az araştırma bulabilmiş, yazılanlar da onu çoğu kez yanlış hükümlere götürmüştür. Bununla beraber bu büyük tarihçi, parlak üslubu ile Osmanlı tarihinin temel meseleleri üzerinde açık ve anlamlı sorular sormuş bu soruların her biri Osmanlı tarihçileri için bir araştırma yolu açmıştır.”                İnalcık, metodolojik açıdan Annales okulunun “bütüncül tarih” ve “uzun dönem”  (longue durée) kavramlarını benimsemesine rağmen bunların Osmanlı tarihine sağlıklı bir şekilde uygulanmasının ancak ampirik verilere dayalı açıklamalarla gerçekleşebileceğini savundu. Bu bağlamda çeşitli açıklama modelleri temelinde yapılan genellemelerden kaçındı ve genel nitelikteki açıklamalar karşısında da temkinli bir tutum izledi. İnalcık, genellemelerin Osmanlı tarihi araştırmaları açısından doğurduğu sakıncaları şu sözlerle ifade eder: “Marksist veya Weberian sosyolojilerin formüle ettikleri modelleri Osmanlı tarihine tatbik etme çabaları, bu tarih araştırmalarına muhakkak ki yeni ilginç istikametler ve konular getirmiştir. Fakat öbür taraftan yapılan genellemeler bizi yanlış istikametlere de götürmektedir. Osmanlı tarihine ait sosyal ve ekonomik konular üzerinde şimdiye kadar esaslı araştırma yapılmadığı için bu genellemelerin çoğu, tarihî temelden yoksun hayalî teoriler olarak kalmaktadır. Öbür taraftan sosyolojik kavramlar ve genellemeler bize tarihî problemleri belli formüllerle çözdüğümüz hissini vermektedir... Orijinal kaynakları incelemek için gerekli vasıta ve bilgilere hakkı ile sahip olmadan, Osmanlı tarihinin büyük problemlerini bir takım sosyolojik genellemelerle halledilmiş saymak, son dönemde bir moda haline gelmiştir. Bizim disiplinimiz, zamansız ve mekânsız genellemeler yapmak değil, zaman ve mekân içinde olayları incelemektir.”                           İnalcık, tarih metodolojisi, tarih yazıcılığı, kaynakları değerlendirme yöntemleri, Annales okulu, bu okulun Osmanlı tarih araştırmalarına yaptığı etki ve katkıları şu yazılarında ele aldı: “The Rise of Ottoman Historiography”, Historians of the Middle East, ed. P. Holt-B. Lewis, London, 1962, s. 152-167[1]; “Impact of the Annales School on Ottoman Studies and New Findings”, Review, Journal of the Fernand Braudel Center, I (1978), s. 69-96; “On the Social Structure of Ottoman Empire: Paradigms and Research”, From Empire to Republic, İstanbul: Isis Press, 1995, s. 17-60; “Türkiye’de Modern Tarihçiliğin Kurucuları”, XIII. Türk Tarih Kongresi, 4-8 Ekim 1999, Kongreye Sunulan Bildiriler, I, s. 85-166; “Hermenötik, Oryantalizm, Türkoloji”, Doğu Batı, 20 (2002), s. 13-39.   Eserleri Halil İnalcık’ın eserlerine bir bütün olarak bakıldığında onun Osmanlı tarihinin hemen hemen bütün dönemleri üzerine araştırmalar yaptığı ve bu araştırmalarında muazzam bir konu çeşitliliği olduğu görülür. İnalcık’ın eserleri temelde I) Siyasî Tarih II) Sosyal ve Ekonomik Tarih (kurumlar tarihi, devlet yapısı ve felsefesi, hukuk, ticaret, toplumsal tabakalar, üretim, vergi, bürokrasi, demografik yapı, şehir tarihi v.b.) ve III) Sentez Eserleri (ki bu son grup da esas itibariyle Osmanlı sosyal ve ekonomik tarihini aydınlatmaya dönük çalışmaları kapsar) şeklinde gruplandırılabilir. I) Siyasî Tarih ile İlgili Eserleri İnalcık’ın Osmanlı siyasî tarihi ile ilgili araştırmalarının önemli bir bölümü kuruluş devri ve 15. yüzyılın temel problemleri hakkında olmakla birlikte Kırım tarihi ve Osmanlı-Avrupa ilişkileri üzerine de önemli araştırmalar yaptığı görülür. İnalcık bu araştırmalarıyla, söz konusu dönemlerin siyasî tarihine hem kronoloji ve mekân tespiti hem de hadiselerin altında yatan dinamiklerin anlaşılması bakımından önemli açılımlar getirdi.                İnalcık, kuruluş devri araştırmalarında Osmanlı Devleti’nin kökenine dair iki temel yaklaşımın (rivâyetlerin hiç bir tarihî esası olmayan masallardan ibaret olduğu ve onları bir tarafa bırakmak gerektiği- black holecular-, ikincisi bu rivâyetleri gerçek tarihî kaynaklar gibi tenkitsiz tekrarlayan görüş-İsmail Hakkı Uzunçarşılı-) dışında farklı bir yol izledi. O, kuruluş devrine ve özellikle Osman Gazi’ye ait rivayetlerin 14. yüzyıl Osmanlı epik tarihçiliğinin aktardığı gerçek kronik malzeme ile Osmanlı tarihinin sonraki devirlerinde yazan tarihçilerce hanedanın meşrûiyeti ve idealleştirilmesi gayesiyle yapılan ilâveler olmak üzere iki unsurdan meydana geldiğini gösterdi. Beylik devrinin epik tarihçiliğinin verdiği malzemeyi, arşiv vesikalarında ortaya çıkan (özellikle Osman dönemine kadar giden vakfiyeler) kayıtların ışığı altında tenkid edip değerlendirdi, bununla da yetinmeyerek bu malzemenin doğruluğunu ya da yanlışlığını topografik araştırmalarla kontrol etti. İnalcık’ın bu istikamette yaptığı yerel seyahat ve araştırmalar, eski Osmanlı rivayetlerini “masaldır” diye bir çırpıda bir tarafa atmak yerine dikkatli bir tenkid altında incelenmesi durumunda çok önemli tarihî gerçeklere ulaşılabileceğini gösterdi (bkz: TDV İA’ne yazdığı  “Osman”, “Orhan” ve “I Murad” maddeleri)                Bunun yanında 15. yüzyıl sonlarında yapılmış olan kompilasyonlarda (Aşık Paşa-zade, Neşrî ve İdris-i Bitlisî tarihlerinde) görülen meşrûiyet amacı ile yapılmış bir takım ideolojik ilavelerin de tarihî anlamlarının olduğunu, bu eklemelerin Osmanlı tarihinin çeşitli dönemlerinde karşılaşılan tehditlere karşı reaksiyonları ve Osmanlı siyasî iddialarını ifade etiğini gösterdi (mesela Osman’ı Oğuz Han, Kayı’ya bağlama iddiası, sikke ve hutbe sahibi olduğu vb). Öte taraftan II. Murad ve Fatih devirlerinin siyasî gelişmelerini, iç siyasî krizlerini, bu krizlerin Osmanlı dış siyasetini nasıl etkilediğini derinliğine inceledi. Bu konular hakkında yazılan eserleri kaynaklar eşliğinde tenkid süzgecinden geçirmek suretiyle ve Batı’daki incelemeleri izleyerek, bilinmeyen birçok siyasî meseleyi aydınlattı ve yanlış bilgileri tashih etti.                İnalcık kuruluş devri ve 15. yüzyıla dair görüş ve tespitlerini; Fatih Devri Üzerinde Tetkikler ve Vesikalar, Ankara: TTK, 1954; “Mehmed the Conqueror and His Time”, Speculum, XXXV (1960), s. 408-427; “The Emergence of the Ottomans”, The Cambridge History of Islam, 1, ed. P. M. Holt-Ann K. S. Lambton-B. Lewis, Cambridge: Cambridge University Press, 1970, s. 263-291; “The Rise of the Ottoman Empire”, ibid., s. 293-323; “The Conquest of Edirne (1361)”, Archivum Ottomanicum, 3 (1971), s. 185-210; “Tursun Beg, Historian of Mehmed the Conqueror’s Time”, Wiener Zeitschrift für die Kunde des Morgenlandes, 69 (1977), s. 55-71; “Osman Gazi’s Siege of Nicea and the Battle of Bapheus”, The Ottoman Empire (1300-1389), ed. E. Zachariadou, Rethymnon: Crete University Press, 1993, s. 77-98[2]; “Periods in Ottoman History”, Essays in Ottoman History, İstanbul: Eren, 1998, s. 15-28 gibi eserleri ve İslam Ansiklopedisi (İA) ile Encyclopaedia of Islam’ın ikinci baskısına (EI²) yazdığı “Bayezid”, “Murad II”, “Mehmed II”, “Djem” gibi ansiklopedi maddelerinde ortaya koydu. Ayrıca II. Murad devrine ait Varna Haçlı seferi üzerine yazılmış, Osmanlı menakıbnâmelerinin eski bir örneği olan ve John Hunyadi’nin Osmanlılara karşı seferleri hakkında mufassal ve otantik bilgiler veren, bir yazmayı öğrencisi Mevlûd Oğuz’la birlikte bilim dünyasına tanıttı ve daha sonra da yayınladı: Gazavât-ı Sultân Murâd b. Mehemmed Hân İzladi ve Varna Savaşları (1443-1444) Üzerinde Anonim Gazavâtnâme, Ankara: TTK, 1978.                Babası Seyit Osman Nuri Bey’in Kırım’dan Türkiye’ye göçmüş bir Kırım Türk’ü olması dolayısıyla, Kırım tarihine akademik kariyerinin ilk dönemlerinden itibaren tabii bir ilgisi bulunan İnalcık, bu alandaki ilk araştırmasını 1944’de Kırım Hanlığı’nın Osmanlı tâbiliğine girmesi üzerinde yaptı: “Yeni Vesikalara Göre Kırım Hanlığı’nın Osmanlı Tâbiliğine Girmesi ve Ahidnâme Meselesi” Belleten, 30 (1944), s. 185-229. Daha sonraki dönemlerde de Kırım tarihi üzerine araştırmalarını sürdürdü. İslam Ansiklopedisi,  Encyclopaedia of Islam (ikinci baskı) ve Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi’ne (TDV İA) Kırım hanlarının biyografilerini, kullandıkları unvanları ve Kırım Hanlığı’nın tarihini yazdı. Kırım’ın Osmanlı İmparatorluğu içindeki durumu, Rus Çarlığı ile ilişkileri gibi konuları kapsayan önemli çalışmalar yayınladı. Ansiklopedilere yazdığı maddeler dışında[3] şu eserleri zikredilebilir: “The Khan and the Tribal Aristocracy: the Crimean Khanate under Sahib Giray I (1532-1551)”, Harvard Ukrainian Studies, X (1981), s. 445-456 [4]; “Power Relationship Between Russia, Ottoman Empire and Crimean Khanate as Reflected in Titulature”, Passé Turco-Tatar, Présent Sovietique, Études offertes à Alexandre Bennigsen, ed. Ch. Lemercier-Quelquejay-G. Veinstein-S. E. Wimbush, Paris-Leuven: Peeters, 1986, s. 175-211; “Struggle for East European Empire, 1400-1700: The Crimean Khanate, Ottomans and Rise the Russian Empire”, Turkish Yearbook of International Relations, XXI (1995), s. 1-16; “Kırım Kadı Sicilleri Bulundu”, Belleten, LX/227 (1996), s. 165-190.                Osmanlı-Avrupa ilişkilerini konu alan siyasî tarih araştırmalarında ise bütüncül bir bakışla (Batılı tarihçilerin neredeyse görmezden geldikleri) modern Avrupa’nın şekillenmesinde Osmanlı İmparatorluğu’nun kritik rolünü ortaya koyan ve bu iki dünyanın birbiri ile tarih boyunca hem kültürel hem de politik bakımdan etkileşim içinde bulunduklarını gösteren eserler verdi: “The Turkish Impact on the Development of Modern Europe”, The Ottoman State and its Place in World History, ed. K. Karpat, Leiden: E. J. Brill, 1974, s. 51-58; “Turkey and Europe: A Historical Perspective”, Perceptions, Journal of International Affairs, II/1 (1997), s. 76-92; “Mutual Political and Cultural Influences Between Europe and the Ottomans”, Ottoman Civilization, ed. H. İnalcık-G. Renda, İstanbul: Ministry of Culture and Tourism, 2002, s. 1049-1089; Turkey and Europe in History, İstanbul: Eren, 2006. II) Sosyal ve Ekonomik Tarih ile İlgili Eserleri Yukarıda da belirtildiği üzere Halil İnalcık’ın ilgilendiği esas alan Osmanlı İmparatorluğu’nun sosyal ve ekonomik tarihidir. Bu bağlamda özellikle toprak meselesi, hukuk, şehir hayatı, ticaret, kurumlar tarihi, bürokrasi, devlet yapısı ve felsefesi, Osmanlı toplumunda alt tabakaların durumu, tabakalar arasındaki sosyo-ekonomik gerilim ve çatışmaların kökenleri, demografik yapı, toplumsal değişim ve dönüşümler vb. konuları kaynakların eşliğinde derinliğine araştırdı ve bu alanların her birinde Osmanlı tarihçiliği açısından devrim sayılabilecek neticeler ortaya koydu. İnalcık’ın sosyal ve ekonomik tarih ile ilgili çalışmaları a) Osmanlı Toprak Rejimi ve Timar Sistemi b) Osmanlı Hukuku c) Osmanlı Şehir Tarihi d) Osmanlı Ticaret Tarihi e) Çözülme ve Reform Dönemlerinde Sosyal ve Ekonomik Değişim ve Dönüşümler alt başlıkları altında toplanabilir. a) Osmanlı Toprak Rejimi ve Timar Sistemi 1942’de savunduğu Tanzimat ve Bulgar Meselesi başlıklı doktora tezinde Dolmabahçe Sarayı arşivinde II. Abdulhamid’in Bulgar meselesi hakkında toplattığı vesika külliyatını (1840–41 Vidin isyanı ile ilgili belgeler) bulan İnalcık, Vidin valisinin ve müfettişlerinin gönderdiği raporlardan isyanın sebeplerinin altında, ağalarla Bulgar köylüsü arasındaki toprak meselelerinin yattığını tespit etti ve incelediği dönemde diğer bölgelerdeki huzursuzluk ve karışıklıkların da yine toprak meselelerinden kaynaklandığı gerçeğinden hareketle Osmanlı tarihinin temel probleminin toprak meselesi ve buna bağlı sorunlar olduğunu ortaya koydu.                Akademik hayatının ilk dönemlerinde Osmanlı toprak rejimi ve timar sisteminin çözülüşünün doğurduğu sorunlarla ilgilenen İnalcık daha sonraları bu çözülüşü anlamak için, bu rejimin nasıl kurulduğunu, hangi geleneklerden etkilendiğini, ne türden özgün nitelikleri ihtiva ettiğini derinliğine araştırmaya başladı. Bu bağlamda çalışmalarını özellikle tahrir defterleri ve kanûnnâmeler üzerinde yoğunlaştırdı. Başbakanlık arşivinde Fâtih devri tahrir defterleri üzerindeki incelemeleri sırasında, II. Murad devrine ait 1432 tarihli Arnavutluk (Arvanid) sancağının timar defterini bulan İnalcık, hem Arnavutluk hem Osmanlı hem de Balkan tarihi için büyük ehemmiyeti haiz (Osmanlı arşivlerinde bulunan en eski tahrir icmâl defteri) bu defteri, dil, kaligrafi, terim, adlar ve kavramlar açısından ciddi zorluklar taşımasına rağmen geniş bir giriş yazısıyla birlikte bilimsel standartlarda yayınladı: Hicri 835 Tarihli Suret-i Defter-i Sancak-ı Arvanid, Ankara: TTK, 1954. L. Fekete’nin neşriyatından (Segedin’e ait defter) sonra bu alandaki ilk çalışma olması bakımından da önemli olan Arvanid defterinin neşriyle, Osmanlı toprak rejimi ve timar sistemi, Balkanlar’da Osmanlı yerleşmesinin niteliği ve Osmanlı timar-erleri durumuna gelmiş olan yerli Hıristiyan feodal aileler gibi konularda önemli bir araştırma zemini doğdu ve bu konularda bir takım yeni araştırma ve yayınlar yapıldı.                İnalcık, “Stefan Duşan’dan Osmanlı İmperatorluğu’na: XV. Asırda Rumeli’de Hıristiyan Sipahiler ve Menşeleri” (60. Doğum Yılı Münasebetiyle Fuad Köprülü Armağanı, İstanbul, 1953, s. 207-248) ve “Ottoman Methods of Conquest” (Studia Islamica, II (1954), s. 104-129)[5] gibi araştırmalarıyla Osmanlıların Balkanlar’a yerleşim sürecinde toprak rejimi ve timar sisteminin niteliğini belirledi ve Osmanlı öncesi feodal-askerî zümrenin Osmanlı timar sınıfı içinde devam ettiğini ortaya koydu. Osmanlıların Balkanlar’a yerleşmesi hakkındaki eski görüşleri temelinden değiştiren bu bulgular Balkan tarihçilerinin dikkatini çekmekte gecikmedi, “Stefan Duşan’dan Osmanlı İmperatorluğu’na...” makalesi N. Filipović tarafından Sırpçaya tercüme edildi.[6] Öte taraftan A. Vakalopoulos, yazdığı Yunan tarihinde İnalcık’ın bu yeni buluşlarına yer verdi. Bugün artık İnalcık’ın çalışmaları sayesinde Osmanlıların Balkanlar’da kurdukları rejimin ve bu coğrafyaya yerleşme süreçlerinin temel nitelikleri açık bir şekilde bilinmektedir.                İnalcık, hem 15. yüzyıl tahrir defterleri hem de Osmanlı hukukunun farklı kaynakları üzerine yaptığı araştırmalarla daha doktora tezi bağlamında tespit ettiği toprak meselelerinin ve buna bağlı vergi sisteminin kökenlerine indi. Böylece Osmanlı zirâî rejimi açısından çok önemli bir husus olan raiyyet rüsûmunun menşei ve mahiyeti hakkında çok yeni fikirler ortaya attı. Çift resmi ve başka ilgili vergilerin köylü sınıfının statüsünü belirleyen bir sistem olduğu ortaya çıkaran İnalcık, bu mesele hakkındaki görüşlerini “Osmanlılarda Raiyyet Rüsumu” (Belleten, 23 (1959), s. 575-610) makalesinde etraflıca izah etti: Elinde ailesini geçindirebilecek bir çift toprağın (50-150 dönüm) sahibi bir köylünün, tam çift resmine tâbi olduğunu, onun yarısı kadar toprağa sahip olanların ikinci sınıfı teşkil ettiğini, toprağı yarım çiftlikten az ailelerin ve hiç toprağı olmayan bekâr köylülerin ise bu sistemde köylü sınıfının aşağı kademelerini teşkil ettiğini, köylü sınıfının bu esasa göre gruplara ayrıldığını ve vergilerin buna göre tayin edildiğini, toprak ile beraber ailenin bu sistemde kombine bir üretim ünitesi olduğunu (çift-hane) gösterdi.                Sonraki araştırmalarında çift-hane sisteminin sadece Osmanlı toprak rejiminin değil Osmanlılardan önce kuru tarıma bağlı tarım ekonomisinin ve köylü sosyetesinin de temel müessesesi olduğunu ve imparatorluk idarelerinin gelir kaynaklarını kontrol altına almak için Roma İmparatorluğu’ndan beri bütün Akdeniz bölgesinde böyle bir rejimin uygulandığını, Osmanlıların da pek az değişiklikle bu rejimi Balkanlar’da ve Anadolu’da devam ettirdiklerini tespit etti. Bu tespitler sadece Osmanlı döneminin değil, kaynakların yetersiz olduğu Osmanlı öncesi (Roma, Bizans ve Selçuklu) dönemin sosyal ve ekonomik yapısının gün ışığına çıkarılması bakımından büyük önemi haizdir. 1990’da “Köy Köylü ve İmparatorluk” (V. Milletlerarası Türkiye Sosyal ve İktisat Tarihi Kongresi, Ankara: TTK, s. 1-11) makalesinde konuya daha geniş açıdan bakıp, düzenin tarihsel derinliğine ve bölgede Osmanlı’da da görülen üretim tarzının niteliğine berraklık getirerek Osmanlı’da mîrî toprak rejimi ilgili bazı kilit kavramların anlaşılmasına ve yanlış yorumların düzeltilmesine imkân sağladı.                İnalcık’ın Osmanlı toprak düzeni ve timar sistemi üzerine yukarıda zikredilenlerin ve ansiklopedilere yazdığı “Bennâk”, “Çift-Resmi”, “Çiftlik”, “Timar” gibi maddelerin dışında başlıca araştırmaları şunlardır: “Osmanlı İmparatorluğunun Kuruluş ve İnkişâfı Devrinde Türkiye’nin İktisadî Vaziyeti Üzerine Bir Tetkik Münasebetiyle”, Belleten, XV (1951) s. 629-690; “Timariotes Chrétiens en Albanie au XV siècle d’après un registre de Timar Ottoman”, Mitteilungen des Österreichischen Staatsarchivs, IV (1952), s. 118-138; “Land Problems in Turkish History”, The Muslim World, 45 (1955), s. 221-228; “İslâm Arazi ve Vergi Sisteminin Teşekkülü ve Osmanlı Devirlerindeki Şekillerile Mukayesesi”, İslâmî İlimler Dergisi, I/1 (1959), s. 29-56; “Osmanlı Timar Rejimi ve Sipahi Ordusu”, Türk Kültürü, III/34 (1965), s. 758-765; “Rice Cultivation and çeltükci re˓âyâ System in the Ottoman Empire”, Turcica, XIV (1982), s. 69-141; “Islamization of Ottoman Laws on Land and Land Taxation”, Festgabe an Joef Matuz: Osmanistik-Tukologie-Diplomatie, ed. C. Fragner-K. Schwarz, Berlin: K. Schwarz Verlag, 1992, s. 100-116; “The Çift-Hâne System and Peasant Taxation”, From Empire to Republic, İstanbul: Isis Press, 1995, s. 61-72. b) Osmanlı Hukuku    Halil İnalcık, Osmanlı sosyal ve ekonomik meselelerinin hiçbirinin dayandığı hukukî temellerinden soyutlanarak incelenemeyeceğinden hareketle, akademik hayatının daha ilk dönemlerinden itibaren Osmanlı hukuku üzerinde araştırmalar yaptı. Şüphesiz onun bu sahaya yönelmesinde hukuk tarihçisi Prof. Sadri Maksudi Arsal’ın da etkisini kaydetmek gerekir (Lise yıllarında Prof. Arsal’ın Türk Hukuk Tarihi üzerine yazdığı eserlerin eski harfle yazılmış müsveddelerini temize çeken İnalcık, bu vesile ile hukuk meseleleriyle erken dönemlerden itibaren ilgilendi). Onun hukuk alanındaki ilk büyük çalışması Dr. Robert Anhegger ile birlikte yayınladığı Kanûnnâme-i Sultânî ber Mûceb-i Örf-i Osmanî: II. Mehmed ve II. Bayezid Devirlerine Ait Yasaknâme ve Kanûnnâmeler’dir (Ankara: TTK, 1956). Fâtih ve II. Bayezid dönemlerine ait ferman şeklinde kanunları (gümrük, vergi tahsili, yasaknâmeler gibi örfî, yani şeriat dışında kalan meselelerde Sultana mahsus hususlara ait kanunları) ihtiva eden bu yayın, özellikle klasik dönem Osmanlı hukuk sistemini araştıranlar için vazgeçilmez bir kaynaktır.                1960’lara doğru Osmanlı hukuku üzerindeki araştırmalarına devam eden İnalcık, 1958’de “Osmanlı Hukukuna Giriş, Örfî- Sultanî Hukuk ve Fatih’in Kanûnları”nı (Siyasal Bilgiler Fakültesi Dergisi, 13 (1958), s. 102-126), 1965’te de “Adâletnâmeler” (Türk Tarih Belgeleri Dergisi, 11 (1965), s. 49-145) isimli hacimli makalesini yayınladı. “Osmanlı Hukuku’na Giriş”te Türklerde kanun koyma geleneğini, Osmanlı Devleti’nde hukukî yapının temel dinamiklerini, devletin neşvünema bulduğu şartları ve dayandığı geleneği ele alıp, Osmanlı Devleti’ni bir imparatorluğa dönüştüren Fâtih’in, bu geleneğe dayanarak koyduğu kanunları titiz bir şekilde inceledi ve Osmanlı hukukunun özgün niteliğini sarahatle tarif ve tespit etti. “Adâletnâmeler”de ise Mezopotamya ve İran devlet geleneğinde adâletin ne denli önemli bir mefhum olduğunu ve bu mefhum temelinde formüle edilen “adâlet dairesi”nin Ortadoğu devlet felsefesinde ve Osmanlı hukuk sistemindeki yerini gösterdi. Kanûnnâme-i Osmânî’nin menşei ve klasik dönemde uygulanışından sonra, çeşitli bidatlerin ortaya çıkarak sistemde yol açtığı dejenerasyonu, şikâyet konularını (bunların çoğu, gittikçe etkisini artıran merkezî idarenin taşra temsilcilerinin suiistimalleri hakkındadır) ve devletin bunlara karşı aldığı tedbirleri inceledi.                Osmanlı hukuku ile ilgili bir diğer önemli çalışması “Suleiman the Lawgiver and Ottoman Law” (Archivum Ottomanicum, I (1969), s. 105-138) başlıklı makalesidir. Burada öncelikle kanun fikri ve Türk devlet geleneğinde bunun yansımaları üzerinde duran İnalcık, devamla Sultan Süleyman’ın koyduğu kanunları üç kategoride (her bir sancak için çıkarılan kanûnnâmeler, spesifik konuları ihtiva eden hükümler ve genel nitelikteki kanûnnâmeler) analiz etti. Süleyman’ın kanûnnâmeleri ile Fatih’in kanûnnâmelerini mukayese edip aralarındaki benzerlik ve farklıları gösterdi. Ayrıca 16. yüzyılda Osmanlı hukuk sistemindeki evrimin genel bir çerçevesini çıkardı.                  Yine Osmanlı hukuk ile ilgili olarak “The Rûznamče Registers of the Kadıasker of Rumeli as Preserved in the Istanbul Müftülük Archives” (Turcica, XX (1988), s. 252-275)[7] makalesinde ilmiyye sınıfını, kadıların eğitim ve görev almalarına ilişkin temel prensipleri, zaman içinde ortaya çıkan problemleri, ilmiyye sınıfının üst ve alt tabakaları arasında meydana gelen çatışmaları etraflıca inceledi. Bu yayınların dışında özellikle Osmanlı hukukunun temel yapısı ve kavramlarını tanımladığı ansiklopedi maddeleri zikredilmelidir: “Djizya”, EI², II (1963), s. 563-566; “Örf”, İA, IX (1964), s. 671-683; “Kānūn”, EI², IV (1975), s. 556-562; “Kānūnnāme”, EI², IV (1975), s. 562-566; “Mahkama”, EI², VI (1986), s. 3-5; “Adâletnâme”, TDV İA, I (1988), s. 346-347. c) Osmanlı Şehir Tarihi Halil İnalcık’ın, Osmanlı İmparatorluğu’nun sosyal ve ekonomik tarihi bağlamında araştırmalar yaptığı bir diğer alan Osmanlı şehir tarihidir. Özellikle 1950’lerde Bursa kadı sicilleri üzerinde yaptığı araştırmalar (Bursa kadı sicillerine ait 300’den fazla belgeyi neşretmiştir) İnalcık’ı Osmanlı ticaret ve sanayii ile kadıların durumu gibi konuların yanında Osmanlı şehri üzerinde araştırmalara sevk etti. Yaptığı araştırmalarla, şehirlerin gelişimi, kurumları, fizikî yapılarının egemen öğeleri, şehirlilerin yaşayış biçimleri, imar faaliyetleri, vakıflar, mülk sahipleri, nüfus yapısı, şehir toplumunun kültürü gibi çok boyutlu konulara ışık tuttu ve ayrıca Osmanlı şehir tarihi araştırmalarının yaygınlık kazanması için kendi araştırmaları yanında, bu konudaki çalışmaları teşvik edip doktora tezleri yönetti.                İnalcık’ın Osmanlı şehir tarihi ile ilgili başlıca araştırmaları şunlardır; “Bursa and the Commerce of Levant”, Journal of Economic History of Orient, 3 (1960), s. 131-147; “The Re-building of Istanbul by Sultan Mehmed the Conqueror”, Cultura Turcica IV, (1967)[8]; “The Policy of Mehmed II toward the Greek Population of Istanbul and Byzantine Buildings of the City”, Dumbarton Oaks Papers, 23-25 (1970), s. 231-249; “The Foundations of the Ottoman Economic-Social System in Cities”, La Ville Balkanique, Sofia, 1970, s. 17-24; “Ottoman Galata 1453-1553”, Premiere Rencontre Internationale sur l’empire Ottoman et la Turquie Moderne, ed. E. Eldem, İstanbul: l’Institut Français d’Etudes Anatoliennes, 1991, s. 17-105, “Istanbul: An Islamic City”, Journal of Islamic Studies, I (1990), s. 1-23[9]; “Erzurum”, İA, IV (1948), s. 345-357; “Bursa”, EI², I (1960), s. 1333-1336; “İstanbul”, EI², IV (1973), s. 224-248. d) Osmanlı Ticaret Tarihi Prof. İnalcık’ın sosyal ve ekonomik tarih çerçevesinde derin araştırmalar yaptığı bir başka alan Osmanlı ticaret tarihidir. “The Ottoman Economic Mind and Aspects of the Ottoman Economy” (Studies in the Economic History of the Middle East, ed. M. A. Cook, London, 1970, s. 207-218) ve “Capital Formation in the Ottoman Empire” (Journal of Economic History, XXIX/1 (1969), s. 97-100) gibi çalışmalarında Osmanlı toplumunda ticaret kavramı ve ticarî düşünce üzerinde durdu. Osmanlı ticaretinin boyutlarını, büyük tüccar diye nitelenebilecek tacir gruplarının hukukî statülerini, ticarî sermayenin yapısını inceledi ve bu gelişmelerin dünya ticaret tarihi açısından, Batı toplumlarındaki gelişmelerle mukayesesini yaptı.                Yine “Osmanlı Pamuklu Pazarı, Hindistan ve İngiltere: Pazar Rekabetinde Emek Maliyetinin Rolü” (ODTÜ Gelişme Dergisi, Özel Sayı II (1979-1980), s. 1-65) adlı kapsamlı makalesi ile Osmanlı ekonomisinin hububattan sonraki en önemli üretim sektörü olan pamuk sanayii, üretim ve ticaretindeki gelişmelerin niteliğini ve 17. Yüzyıldan itibaren Hindistan’dan, 19. yüzyılda da İngiltere’den yapılan pamuklu ithalatının Osmanlı ekonomisi nasıl etkilediğini gösterdi. Karadeniz ticareti üzerinde ise Kefe Gümrük Defteri’ni yayınladı: The History of the Black Sea Trade: the Register of Customs of Caffa, Cambridge: Cambridge University Press, 1993.                Ayrıca, “İmtiyazat” (EI², III (1971), s. 1179-1189) maddesinde ticaret faaliyetlerinin uluslararası hukukî niteliğini ortaya koydu. Osmanlılarda daha sonra kapitülasyonlar diye anılacak ayrıcalıkların, hukukî menşelerini açıklığa kavuşturdu. Bunun yanında, “Harir” (EI², III (1969), s. 211-218) maddesinde, Osmanlı ticaret tarihinde önemli yer tutan ipek sanayii ve ticaretine ilişkin çok değerli bilgiler sundu. e) Çözülme ve Reform Dönemlerinde Sosyo-ekonomik Değişim ve Dönüşümler Halil İnalcık’ın Osmanlı İmparatorluğu’nun kuruluş ve klasik dönemleri yanında çözülme ve reform dönemlerinin sosyal ve ekonomik tarihine dair önemli araştırmaları söz konusudur. “The Ottoman Decline and Its Effects upon the Reaya” (Aspects of the Balkans, Continuity and Change, ed. H. Birnbaum ve S. Vryonis Jr., The Hauge, 1972, s. 338-354) makalesinde klasik Osmanlı rejimin hangi faktörlerin etkisi altında çözülmeye yüz tuttuğunu, Osmanlı yönetici sınıfı ile reaya arasındaki ilişkiyi teorik düzeyde belirleyen kanunların nasıl ve hangi yollarla aşıldığını, vergi toplama sırasında reayanın ne surette istismar edildiğini, merkezî yönetimin bu gelişmeleri bertaraf etmek için ne tür tedbirler aldığını daha önceki araştırmalarından elde ettiği bulgular çerçevesinde analiz etti.                “Military and Fiscal Transformation in the Ottoman Empire, 1600-1700” (Archivum Ottomanicum, VI (1980), s. 283-337) başlıklı çalışmasında 16. yüzyılın sonları ve 17-18. yüzyıllarda Osmanlı sosyo-ekonomik ve siyasî yapısını derinden etkileyen değişimler üzerinde durup, bu değişimlerin sebepleri hakkında hem çağdaş Osmanlı bürokratlarının teşhislerini hem de konu ile ilgilenen tarihçilerin değerlendirmelerini inceledi. Bu makalede, Orta-Avrupa’nın savaş meydanlarına gönderilmek üzere ateşli silahlarla donatılmış asker ihtiyacının ve toprağı işleyen köylülerin asker yazılmak için topraklarını terk etmeleriyle ortaya çıkan üretim düşüşü ve sosyal düzensizliklerin Osmanlı İmparatorluğu’nu yeni bir döneme götüren faktörler olduğunu gösterdi. Hemen ardından Batı’dan gelen ucuz gümüşün Osmanlı para sistemini nasıl etkilediğini ve bütün bunların Osmanlı İmparatorluğu’nun malî ve askerî sistemlerinde ne tür değişikliklere yol açtığını gösterdi.                “The Emergence of Big Farms, Çiftliks: State, Landlords and Tenants”, (Contributions à I’histoire économique et sociale de I’Empire otaman, Collection Turcica, III, Leuven: Peeters, 1984, s. 105-126) başlıklı araştırmasında Osmanlı toprak rejiminde meydana gelen değişimi, büyük çiftliklerin ortaya çıkış sürecini ve bu süreçte rol oynayan faktörleri inceledi. “Tanzimat’ın Uygulanması ve Sosyal Tepkileri” (Belleten, XXVII (1964), s. 624-690) makalesinde 1839’da ilan edilen Gülhâne Hatt-ı Hümâyûn’unun Osmanlı İmparatorluğu’nda yol açtığı geniş çaplı hareketler, imparatorluğun sosyal yapısında meydana getirdiği  derin sarsıntılar üzerinde durdu.                İnalcık’ın sosyal ve ekonomik tarih içinde değerlendirilebilecek, fakat Osmanlı diplomatiğini, Osmanlı terim ve deyimlerini de ilgilendiren ve bu yönüyle Osmanlı tarihçilerine özgü teknik bilgiler olarak da kabul edilebilecek konular hakkında araştırmalar da yaptı. Bunların başında “Introduction to Ottoman Metrology” (Turcica, XV (1983), s. 311-334)[10] gelmektedir. Osmanlı ekonomisi ve ticareti üzerine yapılacak araştırmalar için vazgeçilmez bir kılavuz olan bu makalede, Osmanlı döneminde ekonomik ve ticarî münasebetlerde kullanılan ağırlık, uzunluk ve hacim ölçülerinin belli başlı birimlerinin bugünkü sistemlere mütekabiliyetini ve farklı mekân ve zamanlarda kullanılan birimlerin birbirlerine karşı durumlarını tespit etti. “Yük (Himl) in Ottoman Silk Trade, Mining and Agriculture” (Turcica, XVI (1984), 131-156)[11] yazısı da bu meyanda zikredilmelidir.   III) Sentez Eserleri Halil İnalcık, yukarıda yeri geldikçe temas edilen “uzun dönem” (longue durée) perspektifinden hadiseleri ve olguları inceleyen makalelerinin dışında, Osmanlı tarihinin siyasî, sosyal, ekonomik, kültürel ve askerî alanlarını bir bütün olarak ele aldığı eserler verdi. Bunlardan ilki bugün artık dünya üniversitelerinde temel bir referans kitabı olarak kabul edilen The Ottoman Empire: the Classical Age, 1300-1600, (London: Weidenfeld and Nicolson, 1973)[12] adlı kitabıdır. İnalcık, bu eserinde geniş bir perspektiften klasik dönem olarak adlandırdığı 1300-1600 yıllarının siyasî tarihini verdikten sonra Osmanlı’da devlet kavramını, saray teşkilatını, hukuk yapısını, merkez ve taşra yönetiminin niteliğini, ekonomik ve toplumsal yaşam ile din ve kültürün dayandığı temelleri berrak bir şekilde açıkladı. Hem bu niteliği hem de kitabın sonundaki ekler (Osmanlı Hanedanı Soyağacı, Osmanlı Tarihi Kronolojisi (1261-1924), Sözlük ve Osmanlı’da kullanılan Ağırlık ve Ölçüler) bu eseri yalnızca Osmanlı tarihine ilgi duyanlar için değil profesyonel tarihçiler için de vazgeçilmez kılmıştır. Bu genel sentez eseri İngilizcede dört kez basılmış, altı Balkan diline ve Arapçaya çevrilmiştir. Bu eser sayesinde bu bölgeler Osmanlı dönemi tarihlerini yeni baştan gözden geçirme imkanı bulmuşlardır.                İnalcık’ın bu bağlamda bir diğer eseri uzun yıllara dayanan bilimsel bir projesinin meyvesi olan An Economic and Social History of the Ottoman Empire (Cambridge University Press: 1994) isimli çalışmasıdır. İnalcık, özellikle Barkan’ın açtığı yoldan ilerleyen tarihçilerin arşivleri kullanmak suretiyle Osmanlı tarihinin sosyal, ekonomik, demografik yapısına, toplum hayatına dair vücuda getirdikleri muazzam araştırma ve kaynak neşri külliyatının Osmanlı araştırmalarını hangi noktaya eriştirdiğini, bu külliyatla nelerin bilindiğini ve hangi alanların boşlukta kaldığını tespit amacıyla bir sentez eserin yazılması projesini geliştirdi. 1980’lerde başlayan bu projede 1300-1600 yıllarının yazımını İnalcık, sonraki dönemleri ise S. Faroqhi, B. McGowan, D. Quataert üstlendi.  Bu projenin bir neticesi olarak 1994’te yayınlanan An Economic and Social History of the Ottoman Empire’da[13] İnalcık, klasik dönem Osmanlı İmparatorluğu’nun ekonomik ve sosyal dinamiklerini bir bütünlük içinde ele alarak nüfus hareketleri ve imparatorluğa etkileri, klasik dönem Osmanlı ekonomik zihniyeti, devlet gelirleri ve harcamaları, toprak rejimi, köylünün durumu, çift-hane sistemi, yerleşimler ve ticaret (İstanbul’un iaşesi, uluslararası ticaret, kapitülasyonlar, gümrük rejimleri, Bursa ve ipek ticareti ve imparatorluğun muhtelif coğrafyalarındaki ticarî faaliyetler, Osmanlı-Portekiz mücadelesi, Osmanlı-İngiliz ve Osmanlı-Hollanda ticarî ilişkileri) gibi konuları inceledi. Eser büyük ilgi görmüş, iki yıl sonra iki cilt halinde yeniden basılmıştır. Arapça ve Yunancaya tercüme edilmiştir. Başlıca Kitapları Tanzimat ve Bulgar Meselesi, Ankara: TTK, 1943. Hicri 835 Tarihli Suret-i Defter-i Sancak-ı Arvanid, Ankara: TTK, 1954. Fatih Devri Üzerinde Tetkikler ve Vesikalar, Ankara: TTK, 1954. Kanûnnâme-i Sultânî ber Mûceb-i Örf-i Osmanî: II. Mehmed ve II. Bayezid Devirlerine Ait Yasaknâme ve Kanûnnâmeler, Ankara: TTK, 1956 (R. Anhegger ile birlikte). The Ottoman Empire: the Classical Age, 1300-1600, London: Weidenfeld and Nicholson, 1973. Gazavât-ı Sultân Murâd b. Mehemmed Hân İzladi ve Varna Savaşları (1443-1444) Üzerinde Anonim Gazavâtnâme, Ankara: TTK, 1978 (M. Oğuz ile birlikte). Tursun Beg, The History of Mehmed the Conqueror, Chicago-Minnesota: American Research Institute, 1978 (R. Murphey ile birlikte). The Ottoman Empire: Conquest, Organization and Economy, London: Variorum Reprints, 1978. Türkiye’nin Sosyal ve Ekonomik Tarihi / Social and Economic History of Turkey (1071-1920), Ankara: Meteksan, 1980 (editör, O. Okyar ile birlikte). Studies in Ottoman Social and Economic History, London: Variorum Reprints, 1985. Osmanlı İmparatorluğu Toplum ve Ekonomi Üzerinde Arşiv Çalışmaları, İncelemeler, İstanbul: Eren, 1993. The Middle East and the Balkans under the Ottoman Empire, Bloomington: Indiana University Turkish Studies and Turkish Ministry of Culture Joint Series Volume 9, 1993. The History of the Black Sea Trade: the Register of Customs of Caffa. Cambridge: Cambridge University Press, 1993. Süleyman the Second and his Time, İstanbul: Isis Press, 1994 (editör, C. Kafadar ile birlikte). An Economic and Social History of the Ottoman Empire, Cambridge: Cambridge University Press, 1994 (1300-1600 arasını Halil İnalcık yazdı, editör, D. Quataert ile birlikte). From Empire to Republic: Essays on Ottoman and Turkish Social History, İstanbul: Eren, 1995. Essays in Ottoman History, İstanbul: Eren, 1998. Osmanlı, 12 Cilt, İstanbul: Yeni Türkiye Yayınları, 1999 (editör, N. Göyünç, E. İhsanoğlu, Y. Halaçoğlu ile birlikte). Osmanlı’da Devlet, Hukuk, Adâlet, İstanbul: Eren, 2000. Şâir ve Patron, Patrimonyal Devlet ve Sanat Üzerinde Bir İnceleme, Ankara: Doğu Batı Yayınları, 2003. Osmanlı Uygarlığı, 2 Cilt, İstanbul: Kültür Bakanlığı, 2004 (editör, Günsel Renda ile birlikte; İngilizcesi, Ottoman Civilization) Doğu Batı Makaleler I, Ankara: Doğu Batı Yayınları, 2005. Tanzimat / Değişim Sürecinde Osmanlı İmparatorluğu, Ankara: Phoenix Yayınları, 2006 (editör, M. Seyitdanlıoğlu ile birlikte). Turkey and Europe in History, İstanbul: Eren, 2006. Atatürk ve Demokratik Türkiye, İstanbul: Kırmızı Yayınları, 2007. PROJELER ve KURDUĞU BİLİM KURUMLARI 1) Halil İnalcık, 1950’lerde Bursa kadı sicilleri üzerinde çalışmaya başladığı zaman, Sultan I. Mehmed’in (1413-1421) Yeşil Medresesi’nde bir hücrede yere atılmış, toz toprak içinde bir yığın halinde bulduğu sicillerin düzene konulması için Ankara’da Müzeler Genel Müdürlüğü’ne başvurmuş, Fatih devrine kadar çıkan ve en eski Osmanlı arşivi olarak eşsiz bir değer taşıyan bu sicillerin düzenli bir arşiv haline getirilmesi konusunda İnalcık’ın teklifine genel müdürün ilgi göstermesiyle siciller İstanbul’a gönderilmiş, ciltlenen ve tertip edilen siciller Bursa Arkeoloji Müzesi’nde özel arşive düzenli bir biçimde yerleştirilmiş ve araştırmacıların hizmetine açılmıştır. 2) II. Dünya Savaşı’ndan sonra dünyada sosyal ve ekonomik tarih araştırmalarının gelişmesine paralel olarak İnalcık, Osmanlı tarihinin bu dinamikler temelinde araştırılması, sonuçlarının bilim dünyasına sunulması ve konu ile ilgilenen tarihçilerin belli aralıklarla bir araya gelmesi için bilimsel bir platform olarak düşündüğü International Association for Social and Economic History of Turkey’i kurmuş ve bu birliğin başkanı olarak International Congress on the Social and Economic History of Turkey adıyla 11 uluslararası kongrenin toplanmasına öncülük etmiştir. Bu kongrelerin toplantı yerleri ve yılları şöyledir: Hacettepe Üniversitesi, Ankara (1977) Strasbourg Üniversitesi, Strasbourg (1980) Princeton Üniversitesi, Princeton (1983) Münih (1986) İstanbul (1989) Aix-en-Provence (1992) Heidelberg (1995) Bursa (1998) Dubrovnik (2001) Venedik (2005 ) Bilkent Üniversitesi, Ankara (2008) 3) İnalcık’ın üstlendiği bir diğer proje UNESCO’nun yazdırmakta olduğu The History of the Scientific and Cultural Development of Mankind’dır. Yedi cilt planlanan bu eserin 1500-1800 tarihlerini kapsayan V. cildi için Cambridge Üniversitesi’nden Prof. Peter Burke ile birlikte baş editörü tayin edilmiştir. Kitap 1999 yılında yayınlanmıştır (History of Humanity-Scientific and Cultural Development: From the Sixteenth to the Eighteenth Century, Londra: Routledge). 4) Halil İnalcık Araştırma Projesi / Şer’iyye Sicilleri’ne Göre İstanbul Tarihi: 1980’lerde İstanbul tarihi için İstanbul şer’î mahkeme sicilleri koleksiyonundan on bine yakın defteri ihtiva eden şehir arşivinin değerlendirilmesi (İstanbul müftülüğünde özel bir binada yerleştirilmiş olan bu arşiv II. Abdülhamid (1876-1905) döneminde İslâmî ilimlere ve İslâm hukukuna ilginin artması üzerine şeyhülislamlığa bağlı olarak düzenlenmiştir. Bu arşiv yalnız İstanbul tarihi için değil, genel olarak Osmanlı şehir, esnaf ticaret ve hukuk tarihi için birinci derecede önemlidir) konusunda yeni bir projeyi başlatmıştır. Prof. İnalcık bu amaçla Prof. A. Kuran, Prof. Z. Toprak ile bir araya gelmiş enstitü veya vakıf kurmanın yollarını aramış, sonradan Prof. N. Atasoy, katılması ile komite genişlemiştir. Bir vakıf ya da enstitü kurulması planlanmış ancak mali kaynakların sağlanmasında ortaya çıkan güçlükler nedeniyle projenin gerçekleşmesi bir müddet gecikmiştir. Sonunda Prof. Atasoy’un girişimi ile projenin İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sanat Tarihi merkezine bağlı bir proje biçiminde başlatılması kararı alınmıştır. Proje, 1999 yılından bu yana Sabancı Üniversitesi - Packard Humanities Institute (PHI) işbirliğiyle sürdürülmüştür. Projenin ilk kitabı İstanbul Mahkemesi 121 Numaralı Şer'iyye Sicili (haz. Ş. N. Aykut, İstanbul, 2006) başlığıyla çıkmıştır. 5) Halil İnalcık’ın editörlüğünü S. Faroqhi ile beraber yaptığı Leiden’de E. J. Brill tarafından çıkarılan Ottoman Empire and Its Heritage serisinden şimdiye kadar 38 cilt yayın yapılmıştır. Bu seri özellikle Osmanlı İmparatorluğu’nu Avrupa’da bilimsel çerçevede tanınması ve anlaşılması bakımından önemlidir. 6) 2003 yılında Bilkent Üniversitesi’nde Halil İnalcık Center for Ottoman Studies’i kurmuştur. Halil İnalcık, yıllardan beri çeşitli arşivlerden topladığı belge ve defterlerin kopyalarını, yarım kalmış araştırma metinlerini, 1000’den fazla ayrıbasımı ve diğer materyalleri bu merkeze bağışlamıştır. Hâlâ tasnif işlerinin yürütüldüğü merkez yakın zamanda araştırmacıların hizmetine girecektir. EDİTÖRLÜĞÜNÜ YAPTIĞI YAYINLAR Archivum Ottomanicum (The Hague, 1969, T. Halasi-Kun ile birlikte) Osmanlı Araştırmaları Dergisi (İstanbul, 1980, H. Lowry ve N. Göyünç ile birlikte) History of Scientific and Cultural Development of Mankind, Cilt: V (History of Humanity-Scientific and Cultural Development: From the Sixteenth to the Eighteenth Century, P. Burke ile birlikte) Tarih Tezleri Serisi (İstanbul, Eren Yayınları,1988’den itibaren ) Ottoman Empire and Its Heritage, (Leiden, Brill, 1998’den itibaren bu seriden şu ana kadar 38 cilt basılmıştır) Osmanlı Uygarlığı, 2 Cilt (İstanbul: Kültür Bakanlığı, 2001, eser İngilizce olarak Ottoman Civilization adıyla basılmıştır) YAYIN KURULUNDA OLDUĞU BİLİMSEL DERGİLER Turcica (Paris) Harvard Ukrainian Studies (Cambridge) International Journal of Turkish Studies (Madison, Wisconsin) East European Quarterly (Boulder, Colorado) Türk Tarih Kurumu Belgeler Dergisi (Ankara) Studia Islamica (Paris) Islamic Studies (Islamabad) Doğu Batı (Ankara) ÜYESİ OLDUĞU BİLİM KURUMLARI Türk Tarih Kurumu, Asli Üye (1947–1980) Association Internationale des Etudes du Sud-Est Européen, Üye (1964–1974), Başkan (1971–74) Türk Kültürünü Araştırma Enstitüsü, Üye (1960) The Royal Historical Society, Londra, Muhabir Üye (1974) The Royal Asiatic Society, Londra, Şeref Üyesi (1978) L’école des hautes études en sciences sociales, Paris, Ziyaretçi Direktör (1979) American Academy of Arts and Sciences, Fellow (1983) Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu, Üye (1993) Srpska Akademija Nauka i Umetnost (Sırbistan Bilim ve Sanat Akademisi), Belgrad, Üye (1991) Türkiye Bilimler Akademisi, Şeref Üyesi (1993) Middle East Studies Association, Şeref Üyesi (1994) American Historical Association, Şeref Üyesi (1995) Institutul de Istorie Nicolae Iorga (Nicolae Iorga Tarih Enstitüsü), Bükreş, Şeref Üyesi (1995) The British Academy, Muhabir Üye (1995) Kültür Bakanlığı Osmanlı Devleti’nin Kuruluşunun 700. Yıl Dönümü Yayın Komisyonu, Üye (1998) Vakıflar Genel Müdürlüğü Araştırma Kurulu, Üye (1998) Near East Studies Danışma Kurulu, Princeton Üniversitesi, Üye (yeniden seçildi, 1998) Institute of Turkish Studies, Washington, Üye (Yönetim Kurulu, 1998) Kültür Bakanlığı Osmanlı Bilim ve Kültür Mirasının 700. Yılı Anma Programı Komitesi, Üye (1998) Halil İnalcık Araştırma Projesi, Sabancı Üniversitesi-Packard Humanities Institute İşbirliği ile “Şer’iyye Sicillerine Göre İstanbul Tarihi”, Onursal Başkan (1999) Vehbi Koç Ödülleri Seçici Kurulu, Üye (2002) TEVCİH EDİLEN FAHRİ DOKTORALAR Boğaziçi Üniversitesi, Türkiye (1986)  Atina Üniversitesi, Yunanistan (1987) Selçuk Üniversitesi, Türkiye (1992) Kudüs İbranî Üniversitesi, İsrail (1993) Bükreş Üniversitesi, Romanya (1993) Uludağ Üniversitesi, Türkiye (1995) Balıkesir Üniversitesi (1999) Sofya Üniversitesi, Bulgaristan (2001) Manas Üniversitesi, Kırgızistan (2004) Eskişehir Osmangazi Üniversitesi, Türkiye (2005) Koç Üniversitesi, Türkiye (2006) Trakya Üniversitesi, Türkiye (2007) BURSLAR, ÖDÜLLER, MADALYA VE NİŞANLAR Rockefeller Vakfı Araştırma Bursu, Harvard Üniversitesi (1956) İslam Tarihi Sanat ve Kültür Araştırma Merkezi (IRCICA) Ödülü, İslam Konferansı Örgütü (1986) T. C. Dışişleri Bakanlığı Yüksek Hizmet Madalyası ve Diploması (1991) Prof. Dr. Mustafa Parlar Eğitim ve Araştırma Vakfı Ödülü, ODTÜ (1992) Osmanlı İmparatorluğu Toplum ve Ekonomi (İstanbul: Eren, 1993) eseriyle Sedat Simavi Vakfı Sosyal Bilimlerde En İyi Çalışma Ödülü, İstanbul (1993) Titulesco Yüksek Hizmet Madalyası, Romanya Büyükelçiliği, Ankara (1995) İstanbul Üniversitesi Türkiyat Enstitüsü Ödülü (1998) Balıkesir Üniversitesi Şükran Plaketi (1999) Türk Kültürüne Hizmet Vakfı Şükran Ödülü (2000) Macaristan Cumhurbaşkanlığı Liyakat Nişanı (2002) T. C. Kültür Bakanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülü (2002) Türkiye Yazarlar Birliği, Şükran Beratı (2003) Milli Savunma Bakanlığı Plaketi (2003) Üsküdar Belediyesi Plaketi (2003) Ankara Üniversitesi Şükran Plaketi (2003) Bursa Kültür Sanat ve Turizm Vakfı, Bursa Ulusal Kültür Yaşamına Katkı Ödülü (2004) T. C. Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülü (2004) Türk İdareciler Derneği (2008) Halil İnalcık Center for Ottoman Studies’de Mevcut Madalya, Berat, Plaket ve Ödüllerin Envanteri 150. Yılında Dolmabahçe Sarayı Uluslararası Sempozyumu, Porselen Tabak Ankara Üniversitesi DTCF, Plaket Ankara Üniversitesi, Ödül Balıkesir Üniversitesi, Plaket Birinci İktisat Tarihi Kongresi Plaketi (Gümüş Tabak) Bursa Büyükşehir Belediyesi, Ödül ICANAS, Ödül IRCICA, Plaket (Gümüş Tabak) Kırgızistan Türkiye Manas Üniversitesi Fahri Doktora Plaketi Kırım Türkleri Kütler ve Dayanışma Plaketi Kültür A. Ş., Ödül Macaristan Devlet Nişanı ve Beratı Mülkiye Büyük Ödülü (Gümüş Tabak) Osman Gazi Belediyesi, Plaket + Porselen Vazo Osman Gazi Üniversitesi Fahri Doktora   Osman Gazi Üniversitesi, Porselen Tabak Polatlı Belediyesi, Berat Popüler Bilim, Plaket + Ödül Romanya Devlet Nişanı ve Beratı Sedat Simavi, Ödül Sosyal Bilimler Lisesi, Ödül T. C. Cumhurbaşkanlığı Kültür Sanat Büyük Ödülü, Plaket + Madalya T. C. Kültür Bakanlığı Büyük Ödülü, Plaket + Ödül T. C. Milli Savunma Bakanlığı, Plaket (Gümüş Çerçeveli Porselen) TASAM, Ödül The Soranos Friendship Award, Berat + Plaket TÜBA, Gümüş Plaket Türk İdareciler Derneği (Gümüş Çerçeveli Tabak) Türk Kültürüne Hizmet Vakfı, Ödül Türkiye Yazarlar Birliği, Berat Üsküdar Belediyesi, Berat   KAYNAKLARArı, Bülent, “Halil İnalcık’ın Keşifleri ve İki Örnek: Bafeus/Koyunhisar ve Pelekanon Muharebeleri”, Tarihte 4 Sima, Halil İnalcık, İlber Ortaylı, Halil Sahillioğlu, Mehmet Genç, 27-28 Mayıs 2005, İstanbul, Kültür AŞ, 2006.Arı, Bülent, “Halil İnalcık ve Osmanlı Hukuku Araştırmaları”, Türkiye Araştırmaları Literatür Dergisi, 5 (2005), s. 791-803.Arı, Bülent, “Türk-İslam-Osmanlı Şehirciliği ve Halil İnalcık’ın Çalışmaları”, Türkiye Araştırmaları Literatür Dergisi, 6 (2005), 27-56.Arı, Bülent-Selim Aslantaş, “Tarih Öğretiminde Tek Kişilik Akademi: Halil İnalcık”, Türk Yurdu, 175 (2002), s. 56–60.Boyd, K (ed), Encyclopaedia of Historians and Historical Writing, 2 vols. London: Fitzroy, 1999.Ergenç, Özer, “Halil İnalcık Neden ‘Büyük’”, Doğu Batı, 12 (2000), s. 121-141.İnalcık, Halil, Tarihçilerin Kutbu “Halil İnalcık Kitabı”, (Söyleşi: Emine Çaykara), İstanbul: İş Bankası Yayınları, 2005.İnalcık, Halil, “The Shaykh’s Story Told By Himself”, Paths to the Middle East, ed. Thomas Naff, Albany: State University of New York, 1993.Şakiroğlu, Mahmut, “Halil İnalcık Bibliyografyası”, Tarihçilerin Kutbu içinde, s. 523-560.HAZIRLAYAN Dr. Selim AslantaşHacettepe ÜniversitesiTarih Bölümü Ankaraselimaslantas@gmail.com[1] “Osmanlı Tarihçiliğinin Doğuşu”, (çev. F. Unan), Söğüt’ten İstanbul’a, ed. O. Özel-M. Öz, s. 93-117, Ankara: İmge Kitapevi, 2000. [2] “Osman Gazi’nin İznik (Nicea) Kuşatması ve Bafeus Savaşı”, (çev. S. Aydın), Söğüt’ten İstanbul’a, s. 301-334. [3] Ansiklopedi maddelerinin künyeleri için bakınız: Mahmut Şakiroğlu, “Halil İnalcık Bibliyografyası”, Tarihçilerin Kutbu içinde, s. 523-560. [4] “Han ve Kabile Aristokrasisi: I. Sahib Giray Döneminde Kırım Hanlığı”, (çev. ?), Emel, 135 (1983), s. 51-73. [5] “Osmanlı Fetih Yöntemleri”, (çev. O. Özel), Söğüt’ten İstanbul’a, s. 443-472. [6] “od Stefan Dušana do osmanskog Carstva”, Prilozi za Orijentalnu filologiju i istorija jugoslovenskih Naroda pod turskom Vladavinom, 3-4 (1953), s. 23-54. [7] “Kazasker Ruznamçe Defterine Göre Kadılık”, (çev. B. Arı), Adâlet Kitabı, ed. B. Arı-S. Aslantaş, s. 11-137, Ankara: Adalet Bakanlığı, 2007. [8] “Fâtih Sultan Mehmed Tarafından İstanbul’un Yeniden İnşası”, (çev. F. Unan), Ondokuzmayıs Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dergisi, 3 (1988), s. 215-225. [9] “İstanbul: Bir İslam Şehri”, (çev. İ. Kalın), Dergâh, 24 (1992), s. 14-15; 25 (1992), s. 15-17. [10] “Osmanlı Metrolojisine Giriş”, (çev. E. B. Özbilgen), Türk Dünyası Araştırmaları, 73 (1991), s. 21-51. [11] “Osmanlı İpek Ticareti, Madencilik ve Ziraatinde Yük (Himl)”, (çev. E. B. Özbilen), Türk Dünyası Araştırmaları, 75 (1991), s. 9-29. [12] Osmanlı İmparatorluğu Klâsik Çağ, 1300-1600, (çev. R. Sezer), İstanbul: YKY, 2003. [13] Eser ilkin (1994) tek cilt ,1997’de ise iki cilt olarak basılmıştır. Türkçeye iki cilt halinde çevrilmiştir: Osmanlı İmparatorluğu’nun Ekonomik ve Sosyal Tarihi, Cilt: I, (çev. H. Berktay), İstanbul: Eren, 2000. Kaynak: http://www.inalcik.com/indexTr/halil_inalcik_ozgecmis.asp

http://www.ulkemiz.com/halil-inalcik-kimdir

Zülfü Livaneli

Zülfü Livaneli

Ömer Zülfü Livanelioğlu (d. 20 Haziran 1946, Ilgın, Konya), bilinen adıyla Zülfü Livaneli, Türk müzisyen, senarist, politikacı, yazar ve yönetmen.

http://www.ulkemiz.com/zulfu-livaneli

Türkmenistan hakkında bilgi

Türkmenistan hakkında bilgi

Türkmenistan, resmî adıyla Türkmenistan Cumhuriyeti, 1991'de Sovyetler Birliği'nin dağılışından sonra bağımsızlığını kazanan Orta Asya Türk cumhuriyeti.

http://www.ulkemiz.com/turkmenistan-hakkinda-bilgi

Türkoloji Nedir

Türkoloji Nedir

Türkoloji (Osmanlıca Türkiyat) veya Türklükbilimi, Türk halkları ve özellikle Türk dil ve lehçeleriyle ilgilenen bilim dalı.

http://www.ulkemiz.com/turkoloji-nedir

Alabay (Alabai)

Alabay (Alabai)

Orta Asya çoban köpeği olan Alabay güçlü ve atletik yapılı bir bekçidir. İri kemiklere ve kaslı bir vücut yapısına sahiptir.

http://www.ulkemiz.com/alabay-alabai

Şanghay İşbirliği Örgütü Nedir

Şanghay İşbirliği Örgütü Nedir

Şanghay İşbirliği Örgütü adını örgütün ilk toplandığı yer olan Şanghay'dan almaktadır. Çin Halk Cumhuriyeti, Rusya, Kazakistan, Kırgızistan ve Tacikistan'ın 1996'da yılında oluşturdukları yapılanma Şanghay Beşlisi olarak anılıyordu.

http://www.ulkemiz.com/sanghay-isbirligi-orgutu-nedir

Rusça Nasıl Bir Dildir ?

Rusça Nasıl Bir Dildir ?

Rusça, yaklaşık olarak 150 milyon kişi trafından kullanılan ve ana dil olarak kullanılan bir dildir.

http://www.ulkemiz.com/rusca-nasil-bir-dildir-

Azerbaycan Cumhuriyeti hakkında bilgi

Azerbaycan Cumhuriyeti hakkında bilgi

Türklerin Azerbaycan’a gelişlerinin Saka / İskit döneminde olduğu tahmin edilmektedir.

http://www.ulkemiz.com/azerbaycan-cumhuriyeti-hakkinda-bilgi

 Türkmenistan Cumhuriyeti hakkında bilgi

Türkmenistan Cumhuriyeti hakkında bilgi

Resmî adıyla Türkmenistan Cumhuriyeti, 1991'de Sovyetler Birliği'nin dağılışından sonra bağımsızlığını kazanan Orta Asya Türk cumhuriyeti.

http://www.ulkemiz.com/turkmenistan-cumhuriyeti-hakkinda-bilgi

Kazakistan Cumhuriyeti hakkında bilgi

Kazakistan Cumhuriyeti hakkında bilgi

Resmî adıyla Kazakistan Cumhuriyeti , Orta Asya ve Doğu Avrupa’daki bağımsız devlettir.

http://www.ulkemiz.com/kazakistan-cumhuriyeti-hakkinda-bilgi

<b class=red>Kırgızistan</b> Cumhuriyeti hakkında bilgi

Kırgızistan Cumhuriyeti hakkında bilgi

Kırgızistan, Orta Asya’da bulunmakta olup, Başkenti Bişkek’tir.

http://www.ulkemiz.com/kirgizistan-cumhuriyeti-hakkinda-bilgi

Özbekistan Cumhuriyeti hakkında bilgi

Özbekistan Cumhuriyeti hakkında bilgi

Resmi adıyla Özbekistan Cumhuriyeti , Orta Asya'da, Sovyetler Birliği'nden bağımsızlığını kazanmış bir devlet ülkedir. Özbekistan, günümüzdeki yedi bağımsız Türk devletlerinden biri olup TÜRKSOY'un üyesidir.

http://www.ulkemiz.com/ozbekistan-cumhuriyeti-hakkinda-bilgi

 
3WTURK CMS v6.03WTURK CMS v6.0