Arama Sonuçları..

Toplam 18 kayıt bulundu.
Wisconsin Nasıl Bir Yerdir?

Wisconsin Nasıl Bir Yerdir?

Wisconsin, Amerika Birleşik Devletleri’nin 50 eyaletinden biridir. Wisconsin Amerika Birleşik Devletleri’nin kuzeyinde yer almaktadır. Başkenti Madison olan Wisconsin’in en büyük şehri ise Milwaukee’dir. Wisconsin, Amerika Birleşik Devletleri’nin 29 Mayıs 1848 tarihinde kabul ettiği 30’uncu eyaletidir. Eyaletin genişliği 420km iken uzunluğu 500km’dir. Wisconsin’ın en yüksek noktası deniz seviyesinden 595m iken en alçak seviyesi ise 177m’dedir. Ortalama yükseklik ise 320m’dir. Wisconsin Amerika Birleşik Devletleri’nin en eski eyaletleri arasında yer almaktadır. Bölgede ağırlıklı olarak Fransız izlerinin görüldüğünü söyleyebiliriz. Yerleşim tarihi açısında Kuzey Amerika kıtasının en eski bölgeleri arasında kabul edilen Wisconsin’da 1700’lü yıllarda kızılderili yerlilerin yaşadığı tespit edilmiştir. Şehir oldukça eski bir mimariye sahiptir. Bölgede yaşayan insanların çoğu İngiliz ve Fransız kökenli insanlardır. Amerika Birleşik Devletleri’nin kuzey kısmının ortasında yer alan Wisconsin, Ortabatı ve Büyük Göl bölgesinde yer alır. Wisonsin’in Batısıda Minnesota, güneybatısında Iowa, güneyinde Illinois, doğusunda Michigan Gölü ve kuzeyinde Superior Gölü yer almaktadır. Amerika Birleşik Devletleri’nin yüzölçümü bağlamında en büyük 23’üncü eyaleti olan Wisonsin, nüfus bakımından ise en büyük 20’nci eyaleti konumundadır. Eyaletin en büyük şehri Milwaukee’dir ve şehir Michigan Gölü’nün batı sahilinde yer almaktadır. Wisconsin eyaletinin en eski şehri Green Bay’dir. Bunun yanı sıra en eski köy ise Sauk City’dir. Wisconsin eyaleti Birleşik Devletler’in en büyük 23’üncü eyaleti olma özelliğine sahiptir ve kendi içersinde 72 il ve ilçe barındırır. Wisonsin eyaletinin 6’da 1’lik bir bölümü suyla kaplıdır. Geri kalan kısım ise kara parçalarından oluşmaktadır. Eyaletin nüfusu 5,8 milyon civarındadır ve kişi başına düşen milli gelir ise yıllık 47.220$’dır. Bu bakımında Wisconsin, Amerika Birleşik Devletleri’nin en yüksek alım gücüne sahip olan 15’inci eyaleti olma özelliğine de sahiptir. Eyaletin en yüksek noktası Timms Tepesi’dir; buranın yaklaşık yüksekliği 595m olarak tescillenmiştir. En düşük noktası ise Michigan Gölü’nün bulunduğu noktadır. Burası 176m yüksekliktedir. Wisonsin eyaletinin belediye başkanı Scott Walker’dır ve bunun yanı sıra Ron Johnson ve Tammy Baldwin de eyaletin Birleşik Devletler senatörleridir. Eyaleti 8 delege temsil etmektedir. Bu anlamda bu delegelerden 5’i Cumhuriyetçiler kanadını oluştururken geriye kalan 3’ü ise demokratları temsil etmektedir.Wisconsin Amerika Birleşik Devletleri’nin kuzeyinde yer almasına karşın burada tam anlamıyla bir okyanus ikliminin görüldüğü söyleyebiliriz. Yalnız bu iklim sadece yaz aylarında görülmekte olup kış aylarında karasal bir iklim söz konusu olmaktadır. Bu anlamıyla diğer Amerika Birleşik Devletleri eyaletlerinden oldukça farklılaşan Wisconsin’da +46 ile -48 santigrat dereceler ölçülebilmiştir. Buda Wisconsin’ı Amerika’nın kuzeyinde yer alan en sıcak ve en soğuk eyaletlerden biri kılmaktadır. Bölgede yaşayan insanların neredeyse tamamı Avrupa kökenlidir. Bunların çoğu Belçika, Almanya, İrlanda, Fransa ve İngiltere’den gelen göçmenlerden oluşmaktadır. Bölgede ağırlıklı olarak ki %42.6’dır Alman kökenli insanlar yaşamaktadır. Alman nüfusunun en yoğun olduğu yerler arasında yer alan Wisconsın da sonraki oran ise %10.9’la İrlandalılara aittir.Yazar: R. Emir Karasu http://www.bilgiustam.com

http://www.ulkemiz.com/wisconsin-nasil-bir-yerdir

Şamanizm Nedir ?  Şamanizmin Tarihi

Şamanizm Nedir ? Şamanizmin Tarihi

Şamanizm (şamanlar tarafından "deneyim" olarak ifade edilir), varlığı tüm insanların tarihinde erken taş devrine ve daha da geriye kadar kanıtlanabilen, inisiyasyon içeren bir vecd ve trans tekniği.Günümüzde yenilenerek tekrar uygulanmaya başlanan şekline ise Neo-Şamanizm denir.Farklı GörüşlerŞamanizm'in başlangıçta Batılılar'ca çoktanrılı bir ana etken, Şamanizm hakkında yeterince bilgisi olmayan ilk Batılı gezginlerin Şamanizm hakkında Batı'ya aktardıkları yüzeysel bilgilerden kaynaklanmıştır. Her şeyden önce, Asya Şamanizmi'nde Şamanizmin tanımında bilim insanları aynı fikirde değildir, bu hem şamanizmin içinde barındırdığı farklı yön ve öğelerden hem de şamanizmin çok farklı coğrafyalarda, aynı temelde ama çok farklı şekillerde var olmasından kaynaklanmaktadır.Büyük çoğunluğu eski Sovyet bilim insanları olan bir kesim (Mikaylovskiy, Haruzin, Potapov, Alekseev gibi) Şamanlığı Türklerin orijinal dini kabul ederken, aralarında Mircea Elide, Jean Paul Roux, V. Jochelson, V. Bogoras, Hikmet Tanyu, Osman Turan, İbrahim Kafesoğlu'nun da bulunduğu bilim insanı ve yazarlar ise şamanlığı bir din değil Kuzey Asya topluluklarının dini duygularını içeren ve öteki alem varlıklarına hükmeden bir tür kült olarak görmektedirler.“Şaman, Anglosakson terminolojisinde anlatılmak istendiği gibi hekim-büyücü olmadığı gibi, şüphesiz tek şifa verici kişi de değildir. Kelimenin günlük anlamında bir büyücü değildir ve bu kelimeyle tanımlanması Şamanizme hiçbir zaman sahip olmadığı bir nitelik vermek pahasına onu bulunmaması gereken bir yere oturtmuştur…” “Zaten Şaman, tamamen hayata dönük ve olumlu eylemler gerçekleştirmek isteyen kişiliğiyle hiçbir zaman kara büyüye alet olmaz ve hiçbir zaman kötülük yapmaz; sahip olduğu yetkilerini kendi kişisel hizmetinde ve kendi savunması amacıyla bile kullanmaz. Kabile reisi veya hükümdarlarla anlaşmazlığa düştüğünde kendi etkisinden yararlanabilir, ancak hiçbir şekilde görünmez gücüne başvurmaz; ona karşı koyacak herhangi bir gücü yokmuşcasına ve hayatını kaybetmek pahasına maddi gücün kendisini yenmesine seyirci kalır.” “Şaman, gücünün kökeni ister kalıtım ister görünmeyenin armağanı olan bir yetenek veya uzun bir acemilik dönemi ya da ‘yetki sağlama isteği’ olsun, amacına, genellikle inzivada veya diğer büyük ustaların yanında gerçekleştirilen sabırlı bir yetişme dönemi geçirmeden ulaşmayı umamaz. Ne olursa olsun, güçten düşürücü şekilde gerçekleşen ve sonuçta kendisini bitkin halde yere düşürecek olan bir deneyim için bütün olanaklarını toplamaya çalışmalıdır. Evrenin yollarını katetmeye çağrılan şaman, yolunu kaybetmemek için bu yolları mümkün olan en iyi şekilde tanımalıdır; kendisini izleyen varlıklarla devamlı olarak karşı karşıya gelme olasılığı nedeniyle onların geleneklerini, dillerini ve âdetlerini öğrenmiş olması gerekir; belirli hedeflere yönelmesi nedeniyle bu hedeflere nasıl varacağını bilmelidir. Gerek geçtiği yollarda, gerek karşılaştığı varlıklarla elde etmek istediği sonuçlara erişebilmesi için şamanın kendisine yararlı olacak araçları tanımaya ihtiyacı vardır. Bunlar, yeryüzünün herhangi bir seyyahı için söz konusu olduğu gibi, gerçekleştirilecek işe, öngörülen zorluklara ve her kişinin kendine özgü olanaklarına bağlı olarak son derece çeşitli olabilirler.” TarihEskiçağ ve Orta Çağ’daki çok yaygın olan sihirlerden farkı, onların kişisel olmalarına karşılık, şamanlığın başta Orta Asya ve Kuzey Asya halkları olmak üzere, Tunguzlar’da, Moğollar’da, Mançular’da, Laponlar’da, Eskimolar’da, Vogullar’da, Ontiyaklar’da, Samoyedler’de, Kafkaslar’da, Hindistan’da, Çin’de, Japonya’da, Endonezya’da, Malezya’da, Polinezya’da, Avustralya’da, Büyük Okyanus’un diğer adalarında, Alaska’da, Grönland ve İzlanda’da, Kuzey Amerika’da, Guyana’da, Amazon bölgesinde ve Afrika’nın birçok yerinde (ufak tefek ayrılıklar bir yana) temel ilkeler değişmemek koşuluyla az ya da çok kalabalık cemaat’ın bulunmasıdır. Şamanlığın ne zaman ortaya çıktığı, ne gibi değişiklikler geçirdiği kesin olarak bilinmemektedir.Şamanizm' in köken olarak anaerkil dönemde ortaya çıktığı tahmin edilmektedir, şaman sözcüğü için dört farklı görüş öne sürülmektedir ;1.Şaman kavramı, Hindistan’daki Pali dilinde ruhlardan esinlenen kişi anlamına gelen "samana" sözcüğünden türemiştir,2.Şaman kavramının kaynağı, Sanskritçe’de budacı rahip anlamına gelen samana sözcüğüdür,3.Şaman kavramı, Mançu dilinde oynayan zıplayan, bir iş görürken sürekli olarak hareket eden anlamındaki saman kavramından gelir.4.Tunguz kökenlidir. Yuçen (veya Yutşen, Curşet, Vu-şe) dilinde "şan-man" büyücü demektir.Bölgesel FarklarSon araştırmalar şamanlığın Türkler’e özgü olmayıp bütün Asya’ya yayıldığını (Samoyedler’den Endonezya adalarına kadar) göstermektedir ki, araştırmacılar, artık Amerika Kızılderilileri'ni de Şamanizm kapsamında ele almaktadırlar. Nitekim Mircea Eliade Şamanizm adlı kitabında Asya’nın şaman topluluklarında, Amerika Kızılderilileri'nde ve Okyanusya yerlilerinde sayısız unsurun ortak olduğunu ortaya koymuştur.AvrupaŞamanlık Avrupa'da ilk çağ devirlerinden beri yaygındı ve farklı Töton kabileleri ve Fin-Baltık halkları arasında Demir Çağı boyuncu uygulanmıştı. Hristiyanlığın doğuşuyla birlikte şamanlık yok olmaya yüz tutmuş, özellikle şehirlerde oldukça kaybolmuş ve fakat kırsal kesimlerde şamanlıktan kalma adetler Hristiyan olan halklar arasında yaşamaya devam etmiştir.SibiryaSibirya klasik şamanizmin anavatanı kabul edilmektedir. Bölgedeki Ural, Altay, Paleosibiryalı halklar özellikle de avcı-toplayıcı gruplar modern dönemlere kadar şamanistik uygulamalarda bulunmaya devam etmişlerdir.EskimoDoğu Sibirya'dan Kuzey Kanada'ya kadar uzanan geniş bir coğrafyada yaşayan Eskimo gruplarının şamanist uygulama ve inançlara sahip oldukları kaydedilmiştir.Amazon BölgesiAmazon Yağmur ormanlarında bazı yerli grupları şaman eylemlerinde bulunmaktadırlar. 20.yüzyılda Tukano şamanlığının zengin sembolizmi üzerine alan araştırmaları yapılmıştır...Amerika KıtalarıKuzey ve Güney Amerika kıtalarında yaşayan Yerlilerin tek bir evrensel Yerli Amerikan Dini veya manevi sisteminden bahsedilemeyecek denli çeşitli inançlara sahip oldukları bilinmektedir. Bununla birlikte yerel kültürlerin geleneksel şifacıları, mistikleri, otacıları (medicine people) bulunmakta ancak onlar halkları arasında şaman terimi yerine kendi yerel dillerindeki kelimelerle anılmaktadırlar. Söz konusu ruhsal liderler tipik asya şamanlığında olduğu gibi kabilenin karşılaştığı önemli olaylar veya kişisel rahatsızlıklara çare bulmak için ruhlar alemine uçabilmekte, trans haline girebilmekte ve ateş ve tütünden yararlanabilmektedirler.Şamanizm’de İnisiyasyonŞamanist inisiyasyonda her şaman adayı rüyalar, trans, ruhların isim ve fonksiyonları, şaman teknikleri, ‘gizli dil’ gibi bazı konularda bir eğitimden geçirildikten sonra şaman olabilir. Asya Şamanist inisiyasyonlarında sırra (mister) erme denilen “inisiyatik ölüm” ya da “cehenneme iniş” deneyimi Sibirya ve Orta Asya’daki Şamanist Türkler’in (Yakutlar, Altaylılar vs.) geleneklerine göre, hami-rehber ruhlarca, yeraltı denilen öte-alemde veya spiritüel gök katlarında gerçekleştirilir. Bu deneyim, fiziksel olarak, genellikle, orman, kır, mağara gibi toplumdan uzak ve kutsal sayılan bir yerde gerçekleştirilir. Şaman (Kam) adayı önceden hazırlık eğitimini almış olsa da, sırra (mister) erme denilen bu deneyimi yaşamadan adayın şamanlığı resmîleşmez. Bu deneyimi ancak gereken hazırlık eğitimini almış şaman adayları geçirebilir. (Hazırlık eğitimi, ancak, dalgınlık, olup bitene ilgisizlik, birtakım nöbetlere tutulma gibi ön belirtiler gösteren adaylar arasından, bir iç çağrısı alma ve mağaralarda haberci rüyalar görüp hami-rehber varlıklarıyla irtibata geçme gibi ilâhî “seçilme” belirtileri göstermiş olana verilir.) Davulu transa girmeyi kolaylaştıracak bir şekilde kullanmayı öğrenmiş aday, birtakım acı verici sınavlara tâbi tutulduktan sonra, ölüm deneyimini yaşamak üzere, transa girer. Şaman adayı birkaç gün süren bu deneyim boyunca, ruh ve beden bağları gevşemiş halde yatar. İnisiyasyonlardaki cehenneme iniş ya da ikinci doğuş denilen bu olgular Şamanizm’de şaman adayının vücudunun sembolik olarak parçalanması suretiyle organlarına ayrılması ve sonra bu parçaların birleştirilmesi veya etlerinden sıyrılmış kemiklerinin etlenmesiyle vücuduna yeniden kavuşması olarak simgelenir. Sırra erme denilen bu süre zarfında, hami-rehber varlıkları şamanın ruhuna şamanlığı için gerekli her şeyi öğretirler. Öğrettikleri arasında meslek sırları, “gizli dil”, hastalıkların özellikleri, iyileştirilme yolları da bulunur. Bu işlemler bittiğinde ve hipnotik uykudan çıktığında, aday kendini birtakım güçlerle donanmış ve bir hayli değişmiş halde bulur. Artık yalnızca bedensel gözleriyle değil, ruhani gözüyle (kalp gözüyle) de görebilmektedir.Şamanın trans deneyimi ve psişik yetenekleriŞaman’ın davul ve dans unsurlarıyla gerçekleşen, uçuş denilen transında posesyon hali söz konusu değildir. Yani trans halindeki şamanın hiçbir hal ve hareketi idrak ve iradesi dışında değildir. Şamanın transında, kendi başına yaptığı bir şuur deneyimi söz konusudur. Bununla birlikte şaman, gerekirse bir ruh ile –posede olmadan– bağlantı kurabilir. Bu, kimilerine göre, şuur ve kişiliğin kaybolmadığı gözlemlenen bir medyumluktur. Şamanın ruhsal yolculuğu, teozofik terimlerle, astral seyahat, akaşik okumalar, ruhlar âleminin yüksek bölgelerine nüfuz etme ve diğer ruhlarla posede olmadan bağlantı kurma gibi çeşitli yönlerde gelişir. Usta şamanların Demir-Kazık yıldızına kadar yükselebildikleri söylenir. Şifacılık, geleceği bilme, obsesyona uğramış insanları obsedörü kovarak obsesyondan kurtarma, çift bedenlenme (dedublüman), fasinatörlük ve büyü (maji)yapabilme şamanlarda sıkça rastlanan yeteneklerdir.Şamanizm’de üç âlemAsya Şamanizm’inde üç âlem söz konusudur: Yer, yeraltı, Gök. Fakat bunlar sembolik ifadelerdir. Yeraltı terimi Asya’nın kimi Şamanist geleneklerinde öte-alem anlamında kullanılır, kimi Şamanist geleneklerinde ise ölüm olayının akabinde yaşanılan kargaşa ve vicdani hesaplaşma dönemini ifade etmek üzere kullanılır. Dolayısıyla, bazı Şamanist geleneklerde yeraltı denildiğinde, genellikle öte-alemin titreşim düzeyi kaba ve yoğun ortamları söz konusudur. Yeraltı deyiminin bu anlamda kullanıldığı şamanist geleneklerde öte-alemin huzurlu ortamları ise “gölgeler diyarı” gibi başka ifadelerle belirtilmektedir. Yakut Türkleri, Çukçiler ve Yukagirler, insanın üç “can”ı olduğunu kabul ederler. Ölüm olayında biri mezarda kalır, biri “gölgeler diyarı”na iner, üçüncüsü ise Göğe çıkar. Ölüler, bir süre sonra, yeryüzünde tekrar doğabilirler. Uygurlar, inandıkları sürekli olarak tekrar doğma olgusuna “sansar” adını verirler.Asya Şamanizm’ine, özellikle Altay, Yakut ve Uygur Türkleri’nin geleneklerine göre, insanların yaşadığı Yer, ölülerin göçtüğü “yeraltı” (öte-âlem) ve spiritüel anlamdaki Kutsal Gök’ten oluşan üç ortam, merkezlerinden geçen, direk ya da kazık denilen bir eksenle birbirine bağlanırlar. Bu eksen “Göğün göbeği” ile “Yer’in göbeği” arasında yer alır.Bu kavram Altay, Yakut ve Uygur Türkleri’nin geleneklerinde şöyle açıklanır: İnsanların yaşadığı Yer, ölülerin göçtüğü “yeraltı” (öte-âlem) ve spiritüel anlamdaki Gök’ten oluşan üç alem ya da ortam, merkezlerinden geçen bir eksenle birbirine bağlıdır. “Yer’in göbeği” ile “Göğün göbeği” arasındaki bu eksenin geçtiği, bu ortamların ortasındaki delikler ya da açıklıklar bir tür geçittir. Şamanlar, “uçuş” (trans deneyimi) sırasında bir ortamdan diğerine geçerken bu irtibat geçitlerinden yararlanırlar. Aynı şekilde, ölenler de öte-âleme bu yolla göçerler. Öte-âleme giden şamanlar oraya “Yer’in deliği” geçidinden geçerek gider, yine bu delikten ya da kapıdan dönerler. “Yer’in ekseni” kavramı Altay, Yakut ve Uygur geleneklerinin yanı sıra, Başkurt, Kırgız, Kalmuk, Çukçi, Buryat, Samoyet, Koryak, Moğol, Tibet, Fin, Lapon ve Estonya geleneklerinde da bulunur.Altay, Yakut ve Uygur Türkleri’nin geleneklerine göre, şamanın “Yeraltı”na inebilmesi veya “gökler”e çıkabilmesi için önce “Yer’in Ekseni”ne çıkması gerekir. “Yeraltı”na inmesi gereken Altay şamanı “uçuş” yolculuğunda önce “demir dağ”a (Temir taikşa) tırmanır. Yer’in Ekseni”ne çıkması işte bu sembolik “dağ”ı aşıp “Yerin Göbeği” denilen delikten girmesiyle mümkün olur.Şaman gölgeler diyarı’na giderken öncelikle “Yerin göbeği”ndeki bu delikten “Yer’in Ekseni”ne ulaşmak, sonra da “Yeraltı”nın cehennemi kısmından geçmek zorundadır. Ölen kimseler de bu yolculuğu yaparlar ki, bu yolculukta ölünün geçemediği takdirde azap çekmesinin söz konusu olduğu bir köprü’yle karşılaşılır.Kuzey ve Orta Asya Şamanizm’inde yeraltı âlemi 7 veya 9 katlıdır. Ölüm olayı ile beden terk edildikten sonra kimileri yeraltı katlarındaki ortamlara, kimileri ise Gök katlarındaki ortamlara giderler. Şaman da, trans deneyimi sırasında, yapacağı uygulamanın amacı ve türüne göre, ya yeraltı âlemine iner ya da Göğe çıkar. Örneğin, bir hastayı iyileştirmek için Göğe çıkması, fakat bir ölünün ruhuna eşlik etmek, hastanın ruhunu geri getirmek (ölmemesini sağlamak) veya yeryüzünü terk etmek istemeyen ölüleri ‘gölgeler diyarı’na götürmek için Yeraltı’na iner. Fakat herhangi bir nedenle Göğe çıkacak bir şamanın önce yeraltı denilen âleme inmesi gerekir. Yani hiç kimse “Yeraltı”na (öte-âlem) inmeden Göğe çıkamaz.

http://www.ulkemiz.com/samanizm-nedir-samanizmin-tarihi

Kapıdaki Takvim

Kapıdaki Takvim

Gizemi çözülemeyen astronomi kenti... Tiwanaku...

http://www.ulkemiz.com/kapidaki-takvim

Biyolojik Silahlar ve Etkileri Nelerdir ?

Biyolojik Silahlar ve Etkileri Nelerdir ?

İnsan, evcil havyan ve bitler üzerinde sağlın hastalık yaratarak, onlara zarar vermek amacıyla, maksatlı olarak kullanılan bakteri veya virüs gibi maddeler,biyolojik silah olarak adlandırılmaktadır.

http://www.ulkemiz.com/biyolojik-silahlar-ve-etkileri-nelerdir-


Biyolojik Silah Olarak Kullanilan Toksik Bileşenler

Biyolojik Silah Olarak Kullanilan Toksik Bileşenler

Son zamanlarda yapılan araştırmalarla toksinlerin insan sağlığını tehditleri, geniş alanlara yayılmaları gibi pek çok sebeplerle toksinler biyolojik savaşlarda ön plana çıkmaya başlamışlardır.

http://www.ulkemiz.com/biyolojik-silah-olarak-kullanilan-toksik-bilesenler

Antik ‘Diyabet Geni’

Antik ‘Diyabet Geni’

Latin Amerika’da yapılan çalışmalarda şeker hastalığı riski oluşturan bir gen çeşidinin, Neandertallerin -modern insanın yakın akrabasının- bize aktardığı bir miras olduğu ortaya çıktı.

http://www.ulkemiz.com/antik-diyabet-geni

Dünyadan En İlginç 10 Antik Mağara ve Yeraltı Yerleşimi

Dünyadan En İlginç 10 Antik Mağara ve Yeraltı Yerleşimi

1 – Mesa Verde Uçurum Sarayı – ABD ABD’nin Colorado eyaletindeki Montezuma bölgesinde bulunan ve UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan Mesa Verde, ABD’deki en büyük arkeolojik alanı olma özelliğini taşır. Günümüzdeki Pueblo Kızılderililerinin ataları olan ve Anasazi adıyla da bilinen topluluk, yaklaşık olarak M.S. 600-1300 yılları arasında Mesa Verde’de yaşamış, 1190’ların sonlarına doğru ise Mesa Verde’ye bugünkü şöhretini kazandıran uçurum meskenlerini, özellikle de Uçurum Sarayı’nı inşa etmeye başlamışlardı. Mesa Verde’de bulunan Antik Pueblolar gibi topluluklar, değişen iklim koşullarıyla birlikte kızışan rekabet nedeniyle bu tür yapılara yönelmişlerdi. Ağaç halkalarından yola çıkılarak yapılan tarihleme tahminlerine göre Uçurum Sarayı’nın inşası yaklaşık olarak 1190’lı yıllarda başlamış, yapının büyük kısmı yirmi yıl içinde bitse de inşanın tamamlanması 1260’lı yıllara kadar sürmüştü. Uçurum Sarayı 1300 yılı itibariyle terk edilmiş durumdadır. 2 – Ellora Mağaraları – Hindistan Ellora, Hindistan’ın Maharaştra eyaletindeki Aurangabad şehrinin 29 kilometre kadar kuzeybatısında yer alan ve Raştrakuta Hanedanı tarafından inşa edilmiş olan bir arkeolojik bölgedir. Abidevi mağaralarıyla bilinen ve Dünya Mirası Listesi’nde yer alan Ellora, Hint oymataş (rock-cut) mimarisinin simgelerinden biri durumundadır. Burada bulunan 34 mağara, Charanandri tepelerinin dikey kesitinden kazılarak oluşturulmuştur. Budist, Hindu ve Jain topluluklara ait olan tapınak, vihara ve matha türü bu yapılar 5. ve 10. yüzyıllar arasında inşa edilmiştir. 3 – Guyaju  Mağaraları– Çin Pekin merkezine 92 kilometre uzaklıktaki Yanqing beldesinde bulunan Guyaju, Zhangshanying kasabasını tepeden gören bir mağara bloğudur. Blokta, on metrelik uçurum yüzeyinde kayadan oyulmuş 147 taş oda bulunmakta ve bu odalar toplamda 100 bin metrekarelik alana karşılık gelmektedir. Birbirine benzemeyen bu odaların en büyüğü, kendi yan odacıklarına sahip iki katlı bir odadır. Tüm odalarda kapı, taş yatak, taş raflar, pencereler ve yemek yapma alanları bulunmaktadır. Guyaju’nun tarihsel kökenleri hala aydınlatılamamış ve bu gizemli yeri kimin, nasıl ve ne zaman inşa ettiğinin bilgisi günümüze ulaşmamıştır. 4 – Maijishan Mağaraları – Çin Maijishan Mağaraları, Çin’in Gansu Bölgesi’nin Tianshui beldesinde bulunan Maijishan tepesinin yan yüzeyine oyulan 194 mağaradan oluşmaktadır. Bu mağaralarda 7200’den fazla Budist heykeli ve 1000 metrekarenin üzerinde duvar işi bulunmaktadır. İnşası M.S. 384-417 yılları arasında başlamış olan Maijishan Mağaraları ilk kez bir grup Çinli arkeolog tarafından 1952-53 yıllarında keşfedildi. 5 – Derinkuyu Yeraltı Şehri– Türkiye Derinkuyu yeraltı şehri, Nevşehir’in Derinkuyu ilçesinde yer alan, antikçağlardan kalma, çok-katlı bir yapıdır. Yaklaşık 60 metre derinliğe ulaşmakla birlikte, hayvanları ve erzak stoklarıyla birlikte 20 bin insanı barındıracak kapasitededir. Kapadokya’da birkaç benzeri daha bulunan ve Türkiye’de şimdiye dek keşfedilen en büyük yer altı şehirlerinden biri olan Derinkuyu, Bizans İmparatorluğu döneminde, 780-1180 yılları arasında yapılan savaşlar sırasında yerli halkı Müslüman Araplardan korumak için inşa edilmiştir. 6 – Bandiagara Mağaraları– Mali Bandiagara, Mali’nin Dogon bölgesinde bulunan, uçurum yüzeyinde oluşturulmuş yüzlerce yapı ve mağaradan oluşmaktadır. Yüksekliği 500 metreye ulaşan kumtaşı tepesindeki bu yapılar günümüzde, bölgeye 14. yüzyılda gelmiş olan Dogon halkı tarafından mesken olarak kullanılmaktadır. Yapıların Dogon’lardan önceki sahipleri, bölgeden kovulmuş olan Tellem ve Toloy halklarıydı. Bölgede sıkça yaşanan taşkınlara önlem olarak ölülerini yüksekçe bir yere gömme geleneğine sahip olan Tellem’lerin geleneklerinin izi mağaralarda hala görülmektedir. 7 – Göreme – Türkiye Nevşehir’de bulunan Göreme, Kapadokya’nın peri bacaları adıyla bilinen taş şekillerinin görülebildiği bir beldedir. İlk olarak Roma döneminde yerleşime açılan bu bölgede, o zamanlar yayılmakta olan Hıristiyanlığın mirası olan taş kiliseler bugün bile ayaktadır. 8 – Ajanta Mağaraları – Hindistan Maharaştra eyaletindeki Aurangabad şehrinde bulunan Ajanta Mağaraları, yapım tarihleri M.Ö. 2. yüzyıl ile M.S. 480-650 yılları arasında değişen 30 adet Budist anıt-mağarasından oluşmaktadır. Mağarada bulunan ve Hindistan Arkeoloji Araştırmaları Kurumu’nun “Hint sanatının günümüze ulaşan en mükemmel örnekleri” olarak tanımladığı resim ve heykeller, Buda’nın tasvirlerinden ve Jataka anlatılardan oluşur ve Budist dini sanatının başyapıtlarını teşkil ederler. 9 – Badami Tapınakları – Hindistan Hindistan’ın Karnataka eyaletinin kuzeyindeki Bagalkot bölgesinde bulunan Badami Tapınakları, 6. ila 7. yüzyıllar arasında bir kumtaşı tepesinin yüzeyi oyularak inşa edilmiş dört mağaradan oluşmaktadır. Tapınaklardaki mağaralar; 2 ve 3 numaralı mağaralar tanrı Vişnu’ya, 1 numaralı mağara tanrı Şiva’ya, dört numaralı mağara da Jainizm’e olmak üzere farklı inanışlara tahsis edilmiştir. 10 – Otuzco Mağaraları – Peru Otuzco Pencereleri adıyla da bilinen bu mağaralar, Peru’nun Los Baños del Inca isimli bölgesinde, Cajamaraca şehrinin 8 kilometre kadar kuzeybatısında bulunan bir arkeolojik bölgedir. Mağaralarda ölülerin defnedildiği odalardan oluşan bir tür mezarlık bulunur. 8-10 metre derinliğe ve 50-60 santimetre yüksekliğe sahip, dörtgen şeklindeki bu 337 oda, volkanik bir kayanın oyulmasıyla oluşturulmuştur. Yapım tarihini saptamak için yapılan araştırmalar M.Ö. 1400’lü yılları işaret etse de bu tarih Cajamaraca kültürünün (M.S. 500 – 1450) ortaya çıkışından bile önceye karşılık geldiği için mağaraların inşa tarihi kesin olarak bilinmemektedir. http://www.heritagedaily.com/ Yazan: Fatih Demirci http://arkeofili.com/?p=1993

http://www.ulkemiz.com/dunyadan-en-ilginc-10-antik-magara-ve-yeralti-yerlesimi

9 Ölümcül Virüs

9 Ölümcül Virüs

Son günlerde bütün dünyada bir Ebola kaosu yaşanmakta. Fakat öncelikle sevgili Küba’ya bir teşekkür borçlu olduğumuzu belirtmeliyim.

http://www.ulkemiz.com/9-olumcul-virus

American Indian Dog

American Indian Dog

Amerikan yerli köpeği veya Kızılderili köpeği olarak bilinen bu çok eski köpek ırkı, geçmiş çağlarda kızılderililer tarafından çok çeşitli amaçlarla kullanılmak üzere yetiştirilmiştir.

http://www.ulkemiz.com/american-indian-dog

Meşhur Bir Dağ Dizisi; And Dağları

Meşhur Bir Dağ Dizisi; And Dağları

Kuzey 10. paralelinden güney 55. paraleline kadar olan bölümde yer alan And Dağları, toplam 8.900 km uzunluğundadır.

http://www.ulkemiz.com/meshur-bir-dag-dizisi-and-daglari

Dünyanın Yedi Harikasından Biri; Grand Kanyon National Park

Dünyanın Yedi Harikasından Biri; Grand Kanyon National Park

1979’da Unesco Dünya Miras Listesi’ne giren derin ve büyük kanyon tam bir doğa harikasıdır. Grand Kanyon seyahat severlerin mutlaka uğraması gereken bir yerdir.

http://www.ulkemiz.com/dunyanin-yedi-harikasindan-biri-grand-kanyon-national-park

<b class=red>Kızılderili</b>lerin Şeref Yasalarına Bir Bakış

Kızılderililerin Şeref Yasalarına Bir Bakış

Beyaz tenli insanların Amerika’ya ayak basmasıyla kaderleri ve hayatları değişen Kızılderililerin şeref yasalarını okuduğunuzda, günümüz toplumlarının ulaştığı seviyeyi yeniden gözden geçireceksiniz.

http://www.ulkemiz.com/kizilderililerin-seref-yasalarina-bir-bakis

Bir <b class=red>Kızılderili</b> Geleneği: Kokain

Bir Kızılderili Geleneği: Kokain

Güney Amerika yerlileri neredeyse 3500 yıldan beri koka bitkisinin yapraklarını çiğniyor. Bu eski geleneğe bağlı kalan yetişkin Kızılderililer, kokain ihtiva eden kavrulmuş koka yapraklarının bulunduğu keseler taşır.

http://www.ulkemiz.com/bir-kizilderili-gelenegi-kokain

<b class=red>Kızılderili</b>lerin Etik Kodları

Kızılderililerin Etik Kodları

1) Güneş doğarken uyanıp, dua edin. Yalnızken dua edin. Sık sık dua edin. Büyük ruh sadece onunla konuştuğunuz zaman sizi dinleyecektir. 2) Cehalet, kibir, öfke, kıskançlık, açgözlülük kayıp bir ruhtan kaynaklanır. Yolunu kaybeden insanlara hoşgörülü davranın. Onların rehberini bulması için dua edin. 3) Kendinizi arayın! Başkalarının sizin için yol açmasına müsaade etmeyin. Çünkü bu yolda yalnızsınız. Başkaları sizin için yol açabilir fakat sizin adınıza o yolda yürüyemez. 4) Evinize gelen konuklara en iyi yatağınızı verin, en güzel yemeklerinizi sunun, onları saygı ile onurlandırın. 5) Canlı ya da cansız olsun, dünyada bulunan her şeye saygı gösterin. 6) Başkalarının düşünce, istek ve sözlerine saygı gösterin. Hiç kimse ile alay etmeyin, terbiyesizce taklit etmeyin. Herkesin kendisini ifade etmesine müsaade edin. 7) Başkalarının hakkında asla kötü konuşmayın. Çıkardığınız negatif enerji evrende büyüyerek size geri dönecektir. 8) Her insan hata yapar ve tüm hatalar affedilebilir. 9) İyimser olun. Kötü düşünceler zihin, beden ve ruh hastalıklarına neden olur. 10) Doğa bizim için değil, bizim bir parçamızdır. 11) Çocuklarımız geleceğimizin tohumlarıdır. Onların kalplerine sevgi tohumları ekin ve bilgelik, hayat dersleri ile sulayın. Büyümeye başladıklarında onlar için yer açın. 12) İnsanların kalbini kırmaktan sakının. Verdiğiniz acı size geri dönecektir. 13) Her zaman doğruyu söyleyin. Dürüstlük, bu evrende bulunan herkesin imtihanıdır. 14) Kendinizi dengeli tutun. Zihinsel benlik, ruhsal benlik, duygusal benlik ve fiziksel benliğin hepsinin güçlü, saf ve sağlıklı olması gerekir. Güçlü zihin için bedeninizi çalıştırın. 15) Bilinçli tercihler yapın ve tercihlerinizin getirdiği sorumlulukları üstlenin. 16) Başkalarının mahremiyetine ve kişisel alanına saygı gösterin. Özellikle de kişilerin kutsal ve dini nesnelerine dokunmayın. Bu yasaktır. 17) Önce kendinize karşı dürüst olun. Kendinize yardım edemezseniz başkalarına da yardım edemezsiniz. 18) Başkalarının dini inançlarına saygı gösterin. İnancınızı başkalarına dayatmayın. 19) Zenginliğinizi ve şansınızı başkalarıyla paylaşın. Hayırseverliğe katılın. 20) Size ait olmayan bir şeyi asla almayın. Onu ne siz kazandınız ne de o size verildi. Kaynak: Inter-Tribal Times dergisi; Ekim 1994. http://bilimdili.com/dusunce/kizilderililerin-etik-kodlari/

http://www.ulkemiz.com/kizilderililerin-etik-kodlari

<b class=red>Kızılderili</b> lideri Geronimo

Kızılderili lideri Geronimo

Geronimo (Meskalero-Çirikavaca Goyaałé "esneyen", 16 Haziran 1829 – 17 Şubat 1909), Kızılderili lideri. Beyazlara karşı mücadele veren kahraman ve son kızılderili olarak tanınmıştır. Kendi adı öz dilinde Gokhlayeh (Esneyen adam) olarak biliniyor.

http://www.ulkemiz.com/kizilderili-lideri-geronimo

<b class=red>Kızılderili</b>ler - <b class=red>Kızılderili</b> Kabileleri ve Özellikleri

Kızılderililer - Kızılderili Kabileleri ve Özellikleri

Kızılderililer genel olarak savaşçı bir yapı ve ruha sahip bir toplumdur. Hayatlarının büyük bir çoğunluğunu av yaparak geçirirler. Kızılderililerin çok az bir kısmı tarınla uğraşmıştır. Savaşçı bir ruha sahip olsalar da ABD televizyon filimlerin de anlatıldığı gibi zalim bir yapıya sahip değildirler. Kızılderili erkek bireyler ailelerine ve yuvalarına bağlı bir aile reisidirler. Aile bireylerinin ihtiyaçları için ellerinden geleni yapmaya hazır ailelerine sağdık insanlardır. Kızılderililer bütün elbiselerini alageyik, Amerikan antilobu, yaban koyunu gibi vahşi hayvanların derilerinden faydalanarak yapmışlardır. " Mitas" adını verdikleri pantolonları da tamamen deriden yapılmıştır. Çoğunlukla bu pantolonların yan dikiş kısımları at yelesi ile bezenmiştir. "Makosen" adı verilen yumuşak deriden elde edilmiş ayakkabıları giyerler Her kabilenin kendine özgü bir ayakkabı modeli mevcuttur. Dere ve nehirler üzerinde ulaşımı sağlaya bilmek için "Kano" adı verilen altı düz kayıkları uzun yıllar kullanmışlardır. Bu tekneler tahta bir iskelet üzerine gerilmiş kayın ağacı kabukları veya bizon derisinden yapılmıştır. Ovalarda yaşayan kabile erkekleri av dönemlerinde gün boyu avlanırlar ve avladıkları hayvanları aile bireylerine getiriler. Avlanan hayvanların derilerinin yüzülmesi, parçalanması, derinin işlenmesi, kurutulup giysi haline getirilmesi aile bireylerinden kadınların görevi olarak belirlenmiştir. saydığımız tüm bu işlerle ailenin kadın bireyleri ilgilenir. Hayvan derilerinden yapılan ayakkabılar, elbiseler, yatak ve çadırların dikim işleri aile bireylerinden kadınların veya kızların işi olarak kabul edilmiştir. Kızılderililer, Maya, Inka, Aztek devletleri gibi gelişmiş devletler kurmuşlar, kendilerine özgü medeniyetler yaratmışlardır. 15. yüzyılın son dönemlerinde şimdiki Meksika’ daki Aztek imparatorluğunun nüfusu o zamanki İngiltere’nin nüfusundan, başkentleri olan bugünkü Mexico’nun nüfusu Londra’dan fazlaydı. Kızılderililer, İspanyollar ve Anglo-Saksonlar tarafından Kuzey ve Güney Amerika’da sistemli şekilde hayvan avlanır gibi imha edilmişler, birçok ırkları ortadan kaldırılmıştır. Komançi ve Siyu gibi ünlü ırklar bunların arasındadır. Melez Kızılderililer, tamamen İspanyollaşmıştır; İspanyolca konuşurlar, Katolik’tirler. Safkan olanlar arasında da Hristiyanlık ve Batı dilleri yayılmaktadır. Şu anda kızıl derililerden 210 kabile, Brezilya’nın Yağmur Ormanları’nda yaşamaktadır. Kristof Kolomb, Hindistan’a varmak üzere çıktığı deniz yolculuğunda Amerika’ya ayak basınca burasını Hindistan sanmış, yerli halka “Hintliler” adını vermişti. Bu yüzden, Hindistan’la ilgileri olmadığı halde, Kızılderililere bugünkü Amerikalılar da “Indian” (Hintli) derler. Tarihe Kızılderili Soykırımları olarak geçen vaka, Amerika’nın keşfinin ardından, kıtaya ulaşan Beyaz Avrupalıların ve Amerikalıların bu kıtada yaşayan yerli halk, Kızılderililere karşı uyguladığı soykırımlardır. Indian Genocide, Amerikan Genocide, Native Amerikan Genocide gibi isimlerle de adlandırılan bu soykırımlar, 1492’de başlayıp yaklaşık 500 yıl boyunca devam etmiştir. Avrupalıların kıtaya ayak basmasından önce Kuzey Amerika topraklarında birbirlerinden dil, yaşayış ve inanç biçimi olarak az ya da çok farklılıklar gösteren pek çok kabile bulunmaktaydı. Günümüzde bazı kabilelerin üyeleri tamamen yok olmuş bazıları da çok az sayıda kalmış olmakla birlikte çalışmalarla ortaya konulan bazı kabile adları aşağıda sıralanmaktadır: Kabile Adları A A'ane (Aane, A'ananin), Abenaki (Abanaki, Abinaki, Abenaqui), Abnaki-Penobscot, Absaaloke (Absaalooke, Absaloke, Absaroke, Absalooke, Absarokee, Absaroka), Achumawi (Achomawi), Acjachemen (Acjachemem, Acjachamen), Acoma, Agua Caliente, Ahahnelin, Ahe, Ahtna (Ahtena, Atna), Ajachemem (Ajachemen, Ajachamem, Ajachmem), Akainawa, Akimel O'odham, Akwa'ala (Akwaala, Akwala), Alabama-Coushatta, Algonquians (Algonkians), Algonquin (Algonkin), Aliklik (Alliklik), Alkansea, Alnobak (Alnôbak, Alnombak, Aln8bak), Alsea (Älsé, Alséya), Amalecite, Anishinaabe (Anishinabe, Anishinabemowin, Anishinabeg, Anishinabek, Anishnabay), Aniyunwiya, Antoniaño, Apache, Apalachee (Appalachee, Apalachi), Applegate, Apsaaloke (Apsaalooke, Apsaloke, Apsaroke, Apsarokee, Apsaroka), Apwaruge (Apwarugeyi, Apwarugewi), Arapaho (Arapahoe, Arrapaho, Arrapahoe), Arikara (Arikari), Arkansas, Asakiwaki, Assiniboine (Assiniboin), Atakapa, Atfalati, Atikamekw (Atikamek, Attikamek, Attimewk), Atsina, Atsugewi (Atsuge, Atsugeyi, Atsukeyi, Atsuke), Araucano (Araucanian), Atzinca (Atzinteco, Atzintec), Ayisiyiniwok, Aztec B Babine, Bahwika (Bhawika), Bannock, Barbareño, Bear River, Beaver, Bella Bella, Bella Coola, Beothuks (Beothuck, Betoukuag), Bettol, Biloxi, Black Carib, Blackfoot (Blackfeet), Blood Indians, Bode'wadmi C Cabanapo, Caddo (Caddoe), Cahita, Cahto, Cahuilla, Calapooya (Calapuya, Calapooia), Carolina Algonquian, Carquin, Carrier, Caska, Catawba, Cathlamet, Catlotlq, Cayuga, Cayuse, Celilo, Central Pomo, Chahta, Chalaque, Chappaquiddick (Chappaquiddic, Chappiquidic), Chawchila (Chawchilla), Chehalis, Chelan, Chemehuevi, Cheraw, Cheroenhaka, Cherokee (Çerokiler), Cheyenne (Cheyanne), Chickamaugan, Chickasaw (Chikasha), Chilcotin, Chilula-Wilkut, Chimariko, Chinook, Chinook Jargon, Chipewyan (Chipewyin, Chippewyin), Chippewa, Chitimacha (Chitamacha), Chocheno, Choctaw, Cholon, Chontal de Oaxaca, Chontal de Tabasco (Chontal Maya), Choynimni (Choinimni), Chukchansi, Chumash, Clackamas (Clackama), Clallam, Clatskanie (Clatskanai, Clackstar), Clatsop, Cmique, Coastal Cree, Cochimi, Cochiti, Cocopa (Cocopah, Cocopá), Coeur d'Alene, Cofan, Columbia (Columbian), Colville, Comanche, Comcaac, Comox, Conestoga, Coos (Coosan), Copper River Athabaskan, Coquille, Cora (Corapan), Coso, Costanoan, Coushatta, Cowichan, Cowlitz, Cree, Creek, Croatan (Croatoan), Crow, Cruzeño, Cucupa (Cucupá, Cucapá), Cupeno (Cupeño, Cupa) D Dakelh, Dakota, Dakubetede, Dawson, Degexit'an (Deg Xit'an, Deg Hit'an, Deg Xinag), Delaware, Dena'ina (Denaina), Dene, Dene Tha, Diegueno, Dine (Dineh), Djimaliko (Djimariko), Dogrib, Dohema (Dohma), Duhlelap, Dumna, Dunne-za (Dane-zaa, Dunneza), E Eastern Inland Cree, Eastern Pomo, Ecclemachs, Eel River Athabascan, Eenou (Eeyou), Eskimo (Esquimaux), Esselen, Etchemin (Etchimin), Etnemitane, Euchee, Eudeve (Eudebe, Endeve), Excelen, Eyak F Fernandeno (Fernandeño), Flathead Salish, Fox, French Cree G Gabrielino (Gabrieleño), Gaigwu, Galice, Garifuna, Gashowu, Gitxsan (Gitksan, Gitsken, Giklsan, Gityskyan), Goltsan, Gosiute (Goshute), Gros Ventre, Guarijio (Guarihio, Guarijío), Gulf, Gwich'in (Gwichin, Gwitchin), H Haida, Haisla, Halkomelem (Halqomelem, Halqomeylem), Han (Hän, Hankutchin, Han Hwech'in), Hanesak, Hanis, Hare, Hatteras, Haudenosaunee, Havasupai, Hawaiian, Heiltsuk, Heve, Hiaki, Hichiti, Hidatsa (Hinatsa), Hinonoeino, Hitchiti, Hocak (Ho-Chunk, Hochunk), Hochelagan, Holikachuk, Holkomelem, Homalco, Hoopa, Hopi, Hopland Pomo, Hualapai, Huarijio (Huarihio, Huarijío), Huelel, Huichol (Huichola), Huichun, Hupa, Huron, Hutyeyu, Hwech'in I Illini (Illiniwek, Illinois), Inca, Ineseño (Inezeño), Ingalik (Ingalit), Innoko, Innu, Inuktitut (Inuit, Inupiat, Inupiaq, Inupiatun), Inuna-Ina, Iowa-Oto (Ioway), Iroquois Confederacy, Ishak, Isleño, Isleta, Itza Maya (Itzaj, Itzah), Iviatim, Iynu J James Bay Cree, Jemez, Juaneno (Juaneño), Juichun K Kabinapek, Kahwan, Kainai (Kainaiwa), Kalapuya (Kalapuyan, Kalapooya, Kalapooia, Kalapooian, Kalapooyan), Kanenavish, Kanien'kehaka (Kanienkehaka), Kalispel, Kansa (Kanza, Kanze), Karkin, Karok (Karuk), Kashaya, Kaska, Kaskaskia, Kathlamet (Katlamet), Kato, Kaw, Kawaiisu (Kawaisu), Kechan, Kenaitze (Kenai), Keres (Keresan), Kichai, Kickapoo (Kikapoo, Kikapu), Kikima, Kiksht, Kiliwa (Kiliwi, Ko'lew), Kiowa, Kiowa Apache, Kitanemuk, Kitsai (K'itsash), Klahoose, Klallam, Klamath-Modoc, Klatskanie (Klatskanai, Klaatshan), Klatsop, Klickitat, Koasati, Kolchan, Konkow (Konkau), Konomihu, Kootenai (Ktunaxa, Kutenai), Koso, Koyukon, Kuitsh, Kulanapo (Kulanapan, Kulanapa), Kumeyaay/Kumiai, Kupa (Kupangaxwichem), Kusan, Kuskokwim, Kutchin (Kootchin), Kwaiailk, Kw'al, Kwakiutl (Kwakwala), Kwalhioqua, Kwantlen, Kwapa (Kwapaw), Kwedech, Kweedishchaaht (Kweneecheeaht), Kwikipa, Kwinault (Kwinayl) L Laguna, Lakhota (Lakota), Lakmiak (Lakmayut), Lassik, Latkawa, Laurentian (Lawrencian), Lecesem, Lenape (Lenni Lenape), Lillooet, Lipan Apache, Listiguj (Listuguj), Llaamen, Lnuk (L'nuk, L'nu'k, Lnu), Loucheux (Loucheaux), Loup, Lower Chehalis, Lower Coquille, Lower Cowlitz, Lower Tanana, Lower Umpqua, Luckiamute (Lukiamute), Luiseno, Lumbee, Lummi, Lushootseed, Lutuamian M Mahican, Maidu, Makah, Maliseet (Malecite, Malécite, Maliceet, Malisit, Malisset), Maliseet-Passamaquoddy, Mamaceqtaw, Mandan, Mangoac, Mapuche (Mapudungun, Mapudugan), Maricopa, Massachusett (Massachusetts), Massasoit (Massassoit, Mashpee), Mattole, Maumee, Matlatzinca (Maklasinca, Maklatzinca), Mayan, Mayo, Mengwe, Menominee (Menomini), Mescalero-Chiricahua, Meskwaki (Mesquaki-Sauk, Mesquakie), Metis Creole, Mewoc, Miami-Illinois, Miccosukee, Michif, Micmac (Micmaq, Mickmack, Mi'gmaq), Migueleño, Mikasuki, Mi'kmaq (Mikmaq, Mikmak, Mikmaw, Mi'kmaw, Mi'kmawi'simk, Mikmawisimk, Míkmaq, Míkmaw, Míkmawísimk), Miluk, Mingo, Minsi, Minto, Miskito (Miskitu, Misquito, Mosquito), Missouria, Mitchif, Miwok (Miwoc, Miwuk), Mixe, Modoc, Mohave, Mohawk, Mohegan, Mohican, Mojave, Molale (Molalla, Molala, Molele, Molel), Monache (Mono), Montagnais, Montauk, Moosehide, Multnomah, Munsee (Munsie, Muncey, Muncie), Muskogee (Muscogee, Mvskoke), Musqueam, Mutsun N Nabesna, Nabiltse, Nadot'en (Nadoten, Natooten, Natoot'en, Natut'en), Nahane (Nahani, Nahanni, Nahanne), Nahuat, Nahuatl, Naklallam, Nakoda (Nakota), Nambe, Nanticoke, Nantucket, Narragansett, Naskapi, Nass-Gitxsan, Natchez, Natick, Navajo (Navaho), Nawat, Nayhiyuwayin, Nde, Nee-me-poo, Nehiyaw (Nehiyawok), Netela, Nevome, New Blackfoot, Newe, Nez Perce, Niantic, Nicola, Niitsipussin (Niitsitapi), Nimipu (Nimiipuu, Nimi'ipuu, Nimi'ipu), Nipmuc, Nisenan (Nishinam), Nisga'a (Nisgaa, Nisgha, Nishga, Niska, Nisk'a), Nlaka'pamux (Nlakapamux, Ntlakapamux, Ntlakapmuk, Nklapmux), Nomlaki (Nomalaki), Nooksack (Nooksak), Nootka (Nutka), Nootsack (Nootsak), Northeastern Pomo, Northern Carrier, Northern Cheyenne, Nottoway, Nsilxin, Nuooah, Nutunutu, Nuxalk, Nuxwstlayamutsen, Nxak'amxcin O Oaxaca Chontal, Obispeño, Ocuiltec (Ocuilteco), Odawa, Ofo (Ofogoula), Ogahpah (Ogaxpa), Ohlone, Ojibwa (Ojibway, Ojibwe, Ojibwemowin), Oji-Cree, Okanagan (Okanogan), Okwanuchu, Old Blackfoot, Omaha-Ponca, Oneida, Onondaga, O'ob No'ok (O:b No'ok), O'odham (Oodham), Opata, Osage, Otchipwe, Otoe, Ottawa P Pai, Paipai, Paiute, Palaihnihan (Palaihnih, Palahinihan), Palewyami, Palouse, Pamlico, Panamint, Panoan, Pantlatch (Pantlach), Papago-Pima, Pascua Yaqui, Passamaquoddy, Patuxet, Patwin, Paviotso, Pawnee, Peigan, Pend D'Oreille, Penobscot (Penobscott, Pentagoet), Pentlatch (Pentlach), Peoria, Pequot, Peskotomuhkati, Picuris, Piegan (Piikani, Pikani, Pikanii, Pikuni), Pima, Pima Bajo, Pipil, Pit River, Plains Indian Sign Language, Pojoaque, Pomo (Pomoan), Ponca, Popoluca (Popoloca), Porcupine Indians, Potawatomi (Potowatomi, Pottawatomie, Potawatomie), Powhatan (Powhattan, Powhaten, Powatan), Pueblo, Puget Sound Salish, Puntlatch (Puntlach), Purisimeño, Putún Q Quapaw (Quapa), Quechan, Quechua, Quilcene, Quileute, Quinault R Raramuri (Ralamuli), Red Indians, Restigouche, Rumsen, Runasimi S Saanich, Sac, Sahaptin, Salhulhtxw, Salinan, Salish, Samish, Sandia, Sanish (Sahnish), San Felipe, San Ildefonso, San Juan, Sanpoil, Santa Ana, Santa Clara, Santiam, Santo Domingo, Saponi (Saponey), Sarcee (Sarsi, Sarsee), Sastean (Sasta), Satsop, Savannah, Sauk, Saulteaux, Sechelt, Secwepemc (Secwepmec, Secwepmectsin, Secwepemctsin), Sekani, Selkirk, Seminoles, Seneca, Seri, Serrano, Seshelt, Severn Ojibwe, Sextapay, Shanel, Shashishalhem, Shasta (Shastika, Shastan), Shawnee (Shawano), Shinnecock, Shoshone (Shoshoni), Shuar, Shuswap, Sierra Chontal, Siksika (Siksikawa), Similkameen, Sinkiuse (Sincayuse), Sinkyone, Sioux (Siular), Siuslaw, Skagit, Skicin, S'Klallam, Skokomish, Skraeling, Skwamish, Slavey (Slave, Slavi), Sliammon (Sliamon), Sm'algyax, Snichim, Snohomish, Songish, Sooke, Souriquois (Sourquois), Southeastern Pomo, Southern Paiute, Spokane (Spokan), Squamish, Sqwxwu7mish (Sqwxwu7mesh), Stadaconan, St'at'imcets (St'at'imc, St'at'imx, Stl'atl'imc, Stl'atl'imx, Stlatlimc), Stl'pulimuhkl (Stlpulmsh, Slpulmsh), Stockbridge, Sto:lo, Stoney, Straits Salish, Suquamish, Sulateluk, Susquehannock, Suwal, Swampy Cree, Swinomish T Tabasco Chontal, Tachi (Tache), Tahltan, Tagish, Tahcully, Taino, Takelma (Takilma), Takla, Taltushtuntede (Taltushtuntude), Tamyen, Tanacross, Tanaina, Tanana, Tano, Taos, Tarahumara, Tataviam, Tauira (Tawira), Teguima (Teguime), Tehachapi, Ten'a, Tenino, Tepehuan (Tepehuano, Tepecano), Tequistlateco (Tequistlatec), Tesuque, Tetawken, Tete-de-Boule (Tetes-de-Boules), Tewa, Thompson, Tigua, Tillamook, Timbisha (Timbasha), Timucua, Tinde, Tinneh, Tiwa, Tjekan, Tlahuica (Tlahura), Tlatskanie (Tlatskanai), Tlatsop, Tlicho (Tlicho Dinne, Thlingchadine), Tlingit (Tlinkit), Tohono O'odham, Tolowa, Tongva (Tongvan), Tonkawa, Towa, Tsalagi (Tsa-la-gi), Tsattine (Tsa Tinne, Tza Tinne), Tsekani (Tse'khene, Tsek'ehne), Tsetsehestahese, Tsetsaut (Ts'ets'aut), Tsilhqot'in (Tzilkotin), Tsimshian (Tsimpshian), Tsinuk, Tsinuk Wawa, Tsitsistas, Tsooke, Tsoyaha, Tsuu T'ina (Tsuut'ina), Tualatin, Tubar (Tubare), Tubatulabal, Tukudh (Takudh), Tulalip, Tümpisa (Tumpisa, Tümbisha, Tumbisha), Tunica, Tupi, Tuscarora, Tutchone, Tutelo, Tututni, Tuwa'duxqucid, Tuwa'duqutsid, Twana, Twatwa (Twightwee) U Uchi (Uche, Uchean, Uchee), Ukiah (Ukian, Uki, Ukia), Ukomnom, Umatilla, Unami, Upper Chehalis, Upper Chinook, Upper Cowlitz, Upper Kuskokwim, Upper Tanana, Upper Umpqua, Ute V Vaniuki (Vaniuqui), Varijio (Varihio, Varijío), Ventureño, Virginian Algonkin W Wabanaki, Wailaki (Wailakki), Wailatpu (Waylatpu), Walapai, Walla Walla, Waluulapam, Wampanoag, Wanapam, Wanki (Wangki), Wappinger, Wappo, Warijio (Warihio, Warijío), Warm Springs, Wasco-Wishram, Washo (Washoe), Watiru, Wazhazhe, Wea, Wenatchi (Wenatchee, Wenachee, Wenachi), Wendat, Weott, Western Pomo, Whilkut, White Clay People, Wichita (Witchita), Wikchamni, Wilewakiute, Willapa (Willopah), Winnebago, Wintu (Wintun), Wishram, Witsuwit'en (Witsuwiten, Wits'uwit'en, Wets'uwet'en, Wetsuweten), Wiyot (Wi'yot, Wishosk), Wobanaki, Wolastoqewi (Wolastoqiyik), Wyandot (Wyandotte), Wynoochie Y Yakama, Yakima, Yaquina (Yakwina, Yakona, Yakonan, Yakon), Yavapai, Yawelmani, Yaqui, Yinka Dene, Yneseño (Ynezeño), Yocot'an, Yokaya (Yokaia, Yakaya), Yokuts (Yokut, Yokutsan), Yoncalla (Yonkalla), Yowlumni, Ysleño, Ysleta del Sur, Yucatec Maya (Yucateco, Yucatan), Yuchi (Yuchee) Yuhaviatam, Yukaliwa, Yuki (Yukian), Yuma, Yurok (Yu'rok) Z Zapotec (Zapoteco), Zia, Zimshian, Zoque, Zuni

http://www.ulkemiz.com/kizilderililer-kizilderili-kabileleri-ve-ozellikleri

Eskimolar ve Özellikleri Hakkında Bilgi

Eskimolar ve Özellikleri Hakkında Bilgi

Kutuplar ve soğuk havalardan bahsedilirken akla ilk gelen evsiz ve barınaksız insanların bu soğuklarda ne yaptıklarını düşünürüz. Peki kutuplarda yaşayan Eskimoların soğuk kış koşulları ile nasıl mücadele etiklerini hiç düşündünüzmü?

http://www.ulkemiz.com/eskimolar-ve-ozellikleri-hakkinda-bilgi

 
3WTURK CMS v6.03WTURK CMS v6.0