Arama Sonuçları..

Toplam 35 kayıt bulundu.
Uluslararası Türk Dünyası 3. Bilim ve Kültür Şenliği

Uluslararası Türk Dünyası 3. Bilim ve Kültür Şenliği

Şanlıurfa Valiliği ve M.E.B. tarafından düzenlenecek bu etkinliğe 4-5-6-7 ve 8. sınıflarda okuyan Türk Dünyası’ndaki öğrenciler katılacaktır.

http://www.ulkemiz.com/uluslararasi-turk-dunyasi-3-bilim-ve-kultur-senligi

Abdi İbrahim İlaç A.Ş. yi kim kursu ? Firmanın sektödeki yeri nedir ?

Abdi İbrahim İlaç A.Ş. yi kim kursu ? Firmanın sektödeki yeri nedir ?

Eczacı Abdi İbrahim Bey tarafından 1912 yılında İstanbul Kocamustafapaşa'da açılan eczanede ilaç üretimi yapılırken, 1915 yılında Abdi İbrahim Müstahzarat-ı İspençiyariye adı altında Mahmutpaşa'da seri üretime geçilmesiyle bugünkü haline gelen Abdi İbrahim İlaç Sanayi ve Ticaret A.Ş. kurulmuş oldu. 1919 yılında bu fabrikada, "kuvvet şurubu" (Şaraplı Kınakına Hülasası), Müshil-i Nadir (Abdi İbrahim Müshil Şekeri), Bromo-Valerin Nadir (Valerobrom Le Grand Benzeri) gibi "ilaç"lar üretilmeye başlandı. Farmasotik teknolojiyle üretilen ve eczanelere dağıtımı yapılan ilaç sayısı, 1940 yılında 80'e ulaştı. Mahmutpaşa'daki yerinin yetersizliği üzerine 1952'de Vefa semtine taşınan kuruluş, "İbrahim Abdi Barut" adı altında etkinliğini sürdürdü. 1975'e gelindiğinde, bugünkü adını alan şirket, 1994'te yeniden taşınarak Bahçeşehir'de yapılandı. 2007 yılında yönetim binası ve logo değişikliği ile son halini alan firma, giderek gelişerek güçlenmesini sürdürdü ve 2007’de yüzde 7,2 pazar payı ile 800 milyon doların üzerinde ciro elde etti. Dünyanın en büyük 96. ilaç şirketi oldu. İlk 100’e giren ilk ve tek Türk şirketi olan Abdi İbrahim İlaç Sanayi, misyonunu "insan sağlığına yönelik ilaç ve ürünleri, öncü ve yenilikçi yaklaşımlarla, tıbbın ve insanlığın hizmetine sunmak" şeklinde açıklamaktadır. Kalite ve çevre politikasına ayrı bir önem veren şirket, Sosyal sorumluluk projeleri adını verdiği uygulamalar çerçevesinde İstanbul'da Abdi İbrahim İlköğretim Okulu'nu yaptırmış, "verimli enerji kullanımı" konusundaki uygulamalarıyla Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nın düzenlediği "Sanayide Enerji Verimliliği Proje Yarışması"’nda iki ödül kazanmıştır. yanı sıra "Yeşil nokta" projesiyle ÇEVKO ile işbirliği yaparak geri dönüşüm konusunda olumlu gelişmeler kaydeden Abdi İbrahim, "Türkiye Metabolik Sendrom Sıklığı Araştırması", "Demir Gibi Türkiye" gibi kampanyalarla insan sağlığı konusunda yararlı etkinliklerde bulunmuştur. Vietnam, Özbekistan, Afganistan, Libya, Endonezya, Lübnan gibi ülkelere ilaç satışı yapan şirket, ayrıca birçok ülkede temsilcilikler bulundurmaktadır. 100'ü Ar-ge projelerinde, 200'ü dış ülkelerle olan ilişkilerde olmak üzere 2800 personeli bulunan Abdi İbrahim İlaç Sanayi A.Ş., birçok konuda ilaç üretimi yapmaktadır. Abdi İbrahim İlaç, Büyük Mükellefler Vergi Dairesi Başkanlığı (BMVDB)’na kayıtlı kurumlar arasında toplam 19.271.069 YTL’lik vergi tutarı ile sağlık kategorisinde ilaç sanayi firması olarak birinci oldu. BMVDB’ne kayıtlı 492 kuruma 2007 gelirleri için 31.2 milyar YTL vergi tahakkuk ettirildi. Tahsil edilen toplam vergi tutarı da 30.4 milyar YTL oldu. Büyük mükellefler, geçen yıl içinde Türkiye’de tahsil edilen net vergi gelirinin yüzde 18.27’lik bölümünü karşıladı. Abdi İbrahim İlaç Sanayi, alzheimernedir.com, cardiologic forum, ertesisabah.com, firmagenturkiye.com, gecmisolsun.net, gozkurulugu.com, hareketediyoruz.com, ibsnedir.com, kirisikligason.com nasaleze.com.tr, terlemeyeson.com, birlikteyuruyelim.com gibi internet sitelerinin sponsorluğunu yapmaktadır. kariyer.net sitesinin seçim oylamalarıyla, 2006 yılında İnsana Saygı Ödülü’nü kazanmıştır. Şirket Kronolojisi 1912: Eczacı Abdi İbrahim Bey tarafından İstanbul Küçükmustafapaşa semtinde ilk eczane kuruldu. 1916: Eczanede "yapma ilaç" üretimine geçildi: Kuvvet Şurubu, Abdi İbrahim Müshil Şekeri, Bromo-Valerin Nadir 1919: İlk ilaç üretim f1994: Esenyurt’taki yeni üretim tesislerinin temeli atıldı. abrikası kuruldu ve ilk hazır ilaç üretimine geçildi. 1939: Eczacı İbrahim Hayri Barut ile yönetimde ikinci kuşak devri başladı. 1952: Laboratuvarlar Vefa semtine taşındı. 1975: Şirket’in ismi "Abdi İbrahim İlaç Sanayi ve Ticaret A.Ş." olarak değiştirildi. 1981: Eczacı Nezih Barut ile yönetimde üçüncü kuşak devri başladı. 1999: Küresel pazara açılma sürecinde ilk yapılanma Cezayir’de gerçekleşti. 2000: Esenyurt’taki cGMP (current Good Manufacturing Practices) standartlarına sahip üretim tesisleri faaliyete geçti. 2003: Ciro ve kutu satışında sektör liderliği elde edildi. Ar-Ge merkezinin yapımına başlandı. 2004: Avrupa Birliği GMP belgesi Hollanda sağlık otoriteleri tarafından onaylandı. Küresel pazarda genişleme süreci; Lübnan, Kazakistan ve Rusya ile devam etti. 2005: Uluslararası genişleme Azerbaycan ile devam etti. 2007: Ar-Ge Merkezi, uluslararası standartlarda farmasötik ürünler geliştirmek üzere faaliyete geçti. "Dünyanın En Büyük 100 İlaç Şirketi" arasına giren ilk Türk şirketi oldu. Abdi İbrahim İlköğretim Okulu açıldı. Abdi İbrahim Tower binası hizmete girdi. Avrupa Birliği GMP Belgesi, Hollanda Sağlık Otoritesi tarafından yenilendi. 2008: Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından akredite edilen ilk ilaç Ar-Ge merkezi açıldı. Kurum kimliği yenilendi 2009: 24 patent başvurusuyla sektörün öncüsü oldu. Uluslararası genişleme Irak ve Yemen ile devam etti. 2010: Abdi İbrahim Lojistik Merkezi, İstanbul Esenyurt’ta hizmete girdi.Portekiz’de Abdi Farma şirketi kuruldu.Avrupa Birliği GMP Belgesi, Almanya Sağlık Otoritesi tarafından yenilendi. 2011: Abdi İbrahim’in ürettiği iki eşdeğer hipertansiyon ürünü Fransa, Almanya, Hollanda ve İtalya’da aynı anda ilk eşdeğer ilaç olarak pazara sunuldu.Abdi İbrahim Ar-Ge Merkezi, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından verilen Ar-Ge Merkezi Belgesi’ni aldı.Reformed isimli yeni bir şirket kuruldu.BM Küresel İlkeler Sözleşmesi İlerleme Raporu yayımlandı. 2012: Abdi İbrahim 100. yılını kutladı. Kazakistan’ın en büyük şirketlerinden Global Pharm’ın yüzde 60’ı satın alındı ve Abdi İbrahim Global Pharm (AİGP) kuruldu. Ülkedeki ilaç sektörünün en modern fabrika yatırımına başlandı.Japon firması Otsuka Pharmaceutical ile Türkiye’de ilaç satışı için Abdi İbrahim Otsuka (AİO) isimli ortak bir şirket kuruldu. 2013: Abdi İbrahim Global Pharm, Kazakistan’da ilk GMP onaylı üretim tesisinin inşaatına başladı. Kanada, Moldova ve Güney Afrika’ya ilk ihracat gerçekleştirildi. Inhaler ve efervesan üretim tesisi tamamlandı. 2014:Cezayir’de Abdi İbrahim Remede Pharm (AİRP) kuruldu. Ülkedeki ilaç sektörünün en modern fabrika yatırımına başlandı. Abdi İbrahim Çağrı Merkezi kuruldu. 2015: AbdiBio Biyoteknolojik İlaç Üretim Tesisi’nin temel atma töreni yapıldı.Sultan II. Bayezid Edirne Dârüşşifası’nı iyileştirme projesi gerçekleştirildi.

http://www.ulkemiz.com/abdi-ibrahim-ilac-a-s-yi-kim-kursu-firmanin-sektodeki-yeri-nedir-

IV. Uluslararası Türk Dünyası Araştırmaları Sempozyumu 26-28 Nisan 2017

IV. Uluslararası Türk Dünyası Araştırmaları Sempozyumu 26-28 Nisan 2017

26-28 Nisan 2017 tarihlerinde Niğde’de gerçekleştirilecek olan IV. Uluslararası Türk Dünyası Araştırmaları Sempozyumu’na katılmak isteyen tüm bilim insanlarının başvurularını ve ilgi duyan herkesi bekleriz.

http://www.ulkemiz.com/iv-uluslararasi-turk-dunyasi-arastirmalari-sempozyumu-26-28-nisan-2017

Gökyay Vakfı Satranç Müzesi

Gökyay Vakfı Satranç Müzesi

Gökyay Satranç Müzesi, Altındağ Belediyesi sınırları içerisinde, merkezi bir konumda tarihi dokuyu yansıtan eski Ankara evi mimarisinde hizmete açılmıştır. 1008 m2 lik alan içerisinde 103 ülkeden 540'ın üzerinde satranç takımının 4 ana tema üzerinde sergilendiği satranç müzesinde kültürel çağrışımlarla farklı bir yolculuğa çıkabilirsiniz.’Akın Gökyay’ın 1975 yılında başladığı ve 412 satranç takımına ulaşan satranç koleksiyonu 31 Ocak 2012 tarihinde Guinness Rekorlar Kitabına girmiş; Türkiye’deki tescilli, ilk ve tek satranç koleksiyonudur.Kültürel çağrışımları ve alındığı ülkelerin özelliklerini görmenin mümkün olduğu 540 satranç takımına ulaşan koleksiyonda çocuklara hitap eden Harry Potter, Asteriks ve Şirinler gibi tematik setler, tarihi ve politik karşılaşmaları yansıtan setler ile bir tema etrafında oluşturulan setler yer almaktadır. Madagaskar’dan Şili’ye, Fransa’dan Kazakistan’a ve Türkmenistan’dan Meksika’ya kadar 103 ülkeden temin edilen satranç takımlarında tarihsel olayları ve her bir coğrafyaya özel kültürel etkileri görüyoruz.Koleksiyonda ahşap, metal, balık kemiği, mermer, sabuntaşı, keçe, polyester ve mermer tozu karışımından oluşan metal, sac ve döküm satranç takımlarına kadar çok sayıda materyalden üretilen satranç takımları yer alıyor. Akın Gökyay, koleksiyon için satranç takımlarını seçerken malzemeden daha çok, satranç takımının mensup olduğu bölgenin kültürünü yansıtacak bir özelliği olmasına önem vermiştir E-posta     info@gokyaysatrancvakfi.org.trWeb         http://www.gokyaysatrancvakfi.org.tr/satranc-muzesiAdres        Hamam Arkası Basamaklı Sok. No:3 Hamamönü AltındağTelefon     312 1304 | 312 1305Fax           312 1306  

http://www.ulkemiz.com/gokyay-vakfi-satranc-muzesi

Abdullah Gül

Abdullah Gül

Görev Süresi: 28 Ağustos 2007 - 28 Ağustos 201429 Ekim 1950’de Kayseri’de doğdu. Öğrenimini Kayseri Lisesi ve İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi’nde yaptı. Aynı fakültede başladığı doktora çalışmaları için iki yıl İngiltere’de kaldı ve 1983’te İstanbul Üniversitesi’nden Doktor unvanı aldı. Sakarya Üniversitesi Endüstri Mühendisliği Bölümü’nün kuruluşunda çalıştı ve aynı bölümde ekonomi dersleri verdi. 1989’da uluslararası ekonomi dalında Doçent oldu. 1983-1991 yılları arasında merkezi Cidde’de olan İslam Kalkınma Bankası’nda ekonomist olarak çalıştı. 1991 – 2007 yılları arasında Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde beş dönem Kayseri Milletvekili olarak hizmet verdi. 1991 – 1995 yılları arasında TBMM’de Plan ve Bütçe Komisyonu üyeliği yaptı. 1991 - 2001 yılları arasında Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi üyesi olarak Konsey’in Kültür, Tüzük, Siyasi ve Ekonomik Kalkınma komitelerinde çalıştı. 1995 – 2001 yılları arasında TBMM’de Dışişleri Komisyonu’nda üye olarak görev yaptı. 1996’da kurulan 54. Hükümet’te Devlet Bakanı ve Hükümet Sözcüsü olarak görev aldı. 2000 yılında Yenilikçi Hareket’e liderlik etti ve Fazilet Partisi Kongresi’nde genel başkan adayı oldu.2001’de Adalet ve Kalkınma Partisi’nin kuruluşunda rol alan öncülerden oldu. Siyasî ve Hukukî İşlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı olarak görev yaptı.2001 – 2002 yılları arasında NATO Parlamenterler Meclisi üyeliği yaptı.2002’de Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi’nde 10 yıl aralıksız sürdürdüğü başarılı çalışmalarından dolayı kendisine “Pro merito” madalyası ve “Sürekli Onursal Üye” unvanı verildi.18 Kasım 2002'de Başbakan olarak Türkiye Cumhuriyeti’nin 58. Hükümeti’ni kurdu.2003 – 2007 yılları arasında 59. Hükümet döneminde Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı olarak görev yaptı.28 Ağustos 2007 tarihinde, Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından Türkiye'nin onbirinci Cumhurbaşkanı olarak seçildi.Bulgaristan Burgaz Hür (2003), İngiltere Exeter (2005), Azerbaycan Bakü Devlet (2007), Romanya Dimitrie Cantemir Hıristiyan (2008), Kazan Devlet (2009), Hindistan Amity (2010), Bangladeş Dakka (2010), Pakistan Kaid-i Azam, Güney Kore Hankuk (2010) ve Endonezya Üniversiteleri (2011) tarafından verilen fahri doktora; Çin Kuzeybatı Üniversitesi (2009) tarafından verilen fahri ekonomi doktorası ve Sincan Üniversitesi (2009), Kırgızistan Yusuf Balasagun Millî Üniversitesi (2009), Kazakistan Ahmet Yesevi Üniversitesi (2010) ve Türkmenistan İktisat ve Kamu Yönetimi Devlet Enstitüsü (2013) tarafından verilen fahri profesörlük unvanları bulunmaktadır..Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, İngiltere’den “Knight Grand Cross of the Order of the Bath”, Portekiz’den “Grande Colar”, Hollanda’dan “Order of the Dutch Lion”, Kazakistan’dan “Altın Kartal Nişanı”, İsveç’ten “Royal Order of the Seraphim”, Türkmenistan’dan “Türkmenistan Devlet Nişanı”, Norveç’ten “Aziz Olaf Nişanı”, Azerbaycan’dan “Haydar Aliyev Nişanı” ve Gürcistan'dan "Victory Order of St. George" adlı nişanların yanı sıra İtalya, Katar, Kuveyt, Kamerun, Suudi Arabistan, Macaristan ve Pakistan’dan da yüksek devlet nişanlarına layık görülmüştür.Abdullah Gül, 2010 yılı Chatham House ödülünü kazanmıştır.Hayrünnisa Gül ile evli olan Abdullah Gül, Ahmet Münir, Kübra ve Mehmet Emre adlı üç çocuk babasıdır.AilesiAbdullah Gül 29 Ekim 1950 tarihinde Orta Anadolu’nun en önemli ticaret kenti sayılan Kayseri’de doğdu. Ailenin soyağacı 1200’lü yıllara dayanmaktadır. Gül soyadı, Selçukluların Kayseri’de yaptırdığı Gülük Camii’nin ilk imamlarından olan atalarından gelmektedir. İstiklal Savaşı Gazisi olan dedesi Hayrullah Efendi ticaretle uğraşmıştır. Annesi Adviye Gül, kentin köklü Satoğlu ailesine mensup şair ve öğretmen bir babanın kızıdır. Kayseri’nin ilk sanayi tesisi sayılan Tayyare Fabrikası’nda ustabaşı olarak çalışan babası Ahmet Hamdi Gül, sosyal hayata katkılarıyla çevresinde tanınan ve sevilen bir kişidir. Aile çok sayıda öğretim üyesi, şair, yazar ve bürokrat yetiştirmiştir. Emekliliği sonrası 1972’de kendi işyerini kuran Ahmet Hamdi Gül, halen sanayi alanında faaliyet göstermektedir; bir kız, bir erkek evladı daha vardır.Eğitim ve Çalışma HayatıAbdullah Gül, Kayseri Gazi Paşa İlkokulu, Nazmi Toker Ortaokulu ve birçok ünlü ismi yetiştiren Kayseri Lisesi’ni bitirdikten sonra İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi’ne girdi.Gül’ün üniversitede okuduğu yıllar Türkiye’de öğrenci hareketlerinin en yoğun olduğu dönemdi. Fakülte yıllarında öğrenci hareketlerinde aktif yer aldı. O dönemin önde gelen öğrenci derneklerinden Milli Türk Talebe Birliği’nde (MTTB) öğrenci liderleri arasında yer aldı, mitinglere katıldı, dergi ve yayınlara katkıda bulundu. O yıllarda edindiği tecrübe ve arkadaşlıklar, Abdullah Gül üzerinde hayat boyu sürecek izler bıraktı.1974 yılında İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi’nden mezun olan Abdullah Gül, aynı fakültede başladığı doktora çalışmasını 1983'te tamamladı. Doktora çalışmaları sırasında lisan öğrenmek ve teziyle ilgili araştırmalar yapmak üzere gittiği Londra ve Exeter’de iki yıl kaldı.Akademik çalışmalarını sürdürürken Sakarya Üniversitesi Endüstri Mühendisliği Bölümü’nün kuruluşunda görev aldı ve beş yıl boyunca mühendis adaylarına ekonomi dersleri verdi.1983 yılında İslam Kalkınma Bankası’nda ekonomist olarak çalışmak üzere Cidde’ye gitti. Ailesiyle birlikte 8 yıl Cidde’de yaşadı. Görevi sebebiyle edindiği deneyim ve değişik ülkelere yaptığı seyahatler ona farklı coğrafyalardaki ülkelerin ekonomik, siyasi ve sosyal yapılarını yakından gözlemleme imkanı sundu.1989 yılında uluslararası ekonomi dalında Doçent unvanı aldı.Siyasi HayatıAbdullah Gül’ün siyasi hayata girişi planlı bir adım sonucu olmadı. 1991 yazında yıllık iznini geçirmek üzere geldiği memleketi Kayseri’de, hemşerileri kendisine siyasete atılması ve ülkesine milletvekili olarak hizmet etmesi teklifinde bulundular. Katıldığı ilk seçimde Refah Partisi’nden milletvekili seçildi. O günden başlayarak Cumhurbaşkanı seçildiği güne kadar beş dönem Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde Kayseri milletvekili olarak yer aldı.Milletvekilliği dönemi kendisine hem ülkeyi hem de dünyayı daha iyi tanıma fırsatı sağladı. İlk dönemde (1991-1995) Plan ve Bütçe Komisyonu, ikinci dönemde (1995 - 1999) Dışişleri Komisyonu üyesi olarak görev yaptı. 1991’den itibaren Avrupa Konseyi’nde Türkiye’yi temsil eden parlamenterler arasında sürekli yer aldı. 2001 ve 2002 yıllarında NATO Parlamenterler Meclisi üyeliği yaptı.Demokrasi ve insan haklarının beşiği sayılan Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi’nde çeşitli komitelerde aktif olarak görev aldı ve yakın arkadaşlıklar kurdu. Buradaki on yıllık tecrübesi Abdullah Gül’ün Konsey’in demokrasi ve insan hakları standartlarının Türkiye için vazgeçilmez olduğu inancını pekiştirdi ve Türkiye’nin Avrupa Birliği yolundaki reformlarının gerçekleştirilmesinde büyük etkisi oldu. Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi’ndeki başarılı çalışmalarından ötürü kendisine 2002 yılında “Pro merito” Madalyası ve “Sürekli Onursal Üye” unvanı verildi.Abdullah Gül 1996 yılında kurulan 54. Hükümet’te Devlet Bakanlığı ve Hükümet Sözcülüğü yaptı. Bu dönemde görev alanına giren Türk Dünyası ile ilişkileri geliştirmek için yoğun çaba sarf etti.Türkiye’nin ciddi siyasi sıkıntılar yaşadığı bir dönemde, yakın siyaset arkadaşlarıyla birlikte partisi içerisinde yeni bir akımın başlamasına öncülük etti. ‘Yenilikçi Hareket’ diye adlandırılan bu akımın öncüsü olarak 2000 yılında yapılan Fazilet Partisi Büyük Kongresi’nde Genel Başkanlık için aday oldu. Seçimi çok az bir oy farkıyla kaybetmiş olmasına rağmen, aldığı netice tüm siyasi çevrelerce büyük bir başarı olarak değerlendirildi. Kendi değerlerine sahip çıkarak dünyayla bütünleşmeyi hedefleyen, demokrasi, insan hakları ve hukukun üstünlüğünü benimseyen bir oluşum olarak algılanan Yenilikçi Hareket, Türk siyasetine büyük heyecan getirdi. Bu siyasi çizgi 2001 yılında Adalet ve Kalkınma Partisi’nin kurulmasıyla neticelendi.Abdullah Gül 3 Kasım 2002’de yapılan genel seçimlerin ardından 18 Kasım’da Başbakan olarak 58. Cumhuriyet Hükümeti’ni kurdu. Kısa Başbakanlık döneminde Irak, Kıbrıs gibi zor meselelerle yüzleşti, ekonomide Acil Eylem Planını uygulamaya koydu. Irak krizi sırasında önemli bir işlev gören Irak’a Komşu Ülkeler Süreci’nin başlamasına öncülük etti.14 Mart 2003’te kurulan 59. Cumhuriyet Hükümeti’nde Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı olarak görev aldı. Aynı zamanda Terörle Mücadele Yüksek Kurulu, Reform İzleme Grubu ve Avrupa Birliği Müzakere Heyeti Başkanlığı görevlerini yürüttü.Abdullah Gül’ün Dışişleri Bakanlığı döneminde Avrupa Birliği reform süreci hızlandırıldı ve 3 Ekim 2005’te Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne katılım müzakereleri resmen başladı. Hem Batı dünyası hem de Türk ve İslâm Dünyası’yla ilişkiler geliştirildi, komşu ülkelerle dostluk bağları takviye edildi ve uluslararası kuruluşlarda aktif görevler üstlenildi.Abdullah Gül’ün Dışişleri Bakanı sıfatıyla Mayıs 2003’te Tahran’daki İslam Konferansı Örgütü Dışişleri Bakanları Toplantısı’nda yaptığı ve İslam dünyasına reform çağrısında bulunduğu konuşma, hem Doğu’da hem de Batı’da büyük yankı uyandırdı.24 Nisan 2007 tarihinde Cumhurbaşkanlığına aday olan Abdullah Gül, seçim sürecinin yarıda kalması ve TBMM’nin erken seçim kararı alması üzerine 22 Temmuz 2007’de beşinci kez Kayseri milletvekili seçildi. Yeni Meclisin önündeki ilk gündem maddesi olan Cumhurbaşkanlığı seçimi için tekrar aday oldu.Abdullah Gül, Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından 28 Ağustos 2007 tarihinde Türkiye Cumhuriyeti’nin onbirinci Cumhurbaşkanı seçildi.

http://www.ulkemiz.com/abdullah-gul

Korkut Ata Kızılorda Devlet Üniversitesi

Korkut Ata Kızılorda Devlet Üniversitesi

Adres: Ayteke Bi Köşesi 29 "A" 120014 Kızılorda-KazakistanTelefon: 0212 511 10 06Web: www.tdavkz.org/FAKÜLTE VE BÖLÜMLER Öğrenim Ücreti: Korkut Ata Kızıl Orda Devlet Üniversitesi, Türk Dünyası Türk Dili Edebiyatı Bölümü Türk Dünyası Araştırmaları Vakfına bağlı özerk bir eğitim kurumudur. Eğitim ücretli olup, 2009-2010 eğitim-öğretim yılında eğitim ücreti 3000 ABD Dolarıdır. Eğitim ücreti üç taksitte; kayıt sırasında 1500 ABD Doları, 15 Ocak'a kadar 750 ABD Doları ve 15 Nisan'a kadar 750 ABD Doları Türk Dünyası Araştırmaları Vakfı'nı banka hesap numaralarına veya Vakıf merkezine ödenebilecektir. Hazırlık Programı: Üniversitede hazırlık eğitimi vardır. Ücreti 3000 ABD Dolarıdır. Yurt İmkanı: Üniversitede yurt imkanı vardır. Aylık 50 ABD Dolarıdır.

http://www.ulkemiz.com/korkut-ata-kizilorda-devlet-universitesi

Hazar Denizi Hakkında Bilgi

Hazar Denizi Hakkında Bilgi

Hazar Denizi (eski adı (Latince): Caspium Mare veya Hyrcanium Mare veya eski Rusça - Каспийское море (Kaspiyskoye More)). Adını Hazar Kağanlığı'ndan almıştır. Güneydoğu Avrupa ve güneybatı Asya'dadır ve dünyanın en büyük tuzlu su gölüdür. Tuzluluk oranı %1,2'dir. Hem deniz, hem de göl özelliklerini taşımaktadır. Petrol yataklarınca zengindir. Tektonik göllere örnektir.Hazar Denizi batıda Azerbaycan ve Rusya, kuzeydoğu ve doğuda Kazakistan, doğuda Türkmenistan, güneyde İran toprakları ile çevrelenmiştir.Uzunluğu 1210, genişliği 210-436 kilometredir. Açık denizlerle irtibatı yoktur. Bu yüzden de su seviyesi devamlı değişir. 1930 ile 1957 seneleri arasında denizin seviyesi normalden 26 m alçaldı. Bunun sonucu kapladığı alan 53.300 km² azalarak 371.000 km²'ye düştü. Su seviyesinin deniz seviyesinden aşağıya düşme sebebi, buharlaşma artarken yağışların da azalmasıdır. Bir de, denize dökülen suların % 80'ini sağlayan Volga (İdil) Nehri'nin sulama ve endüstride kullanılma maksatlarıyla başka yöne kanalize edilmesi mühim bir sebeptir. Su seviyesini normal hale getirmek için yapılan gayretler neticesiz kalmıştır. Kuzey kesimi sığdır. Burada mersinbalığı çok çıkar. Bundan bol miktarda havyar elde edilir. En derin yeri 1025 m olup, güneydedir. Suyu tuzludur. Ortalama tuz oranı %0,13'tür. Sülfat oranı da yüksektir. Doğu kıyılarındaki geniş sığ bir bölgede sodyum sülfat yatakları bulunmaktadır. Hazar Denizi kış ayları hariç ana ulaşım güzergahıdır. Kuzeydeki sığ kesim kış ayları boyunca donar. Buradaki önemli limanlar Bakü, Krasnovodsk ve Volga Nehri deltasında Astrakhan’dır. Bunlar arasında demiryolu bağlantısı vardır. İran’a ait kısımda en önemli liman Bender Şah’tır.Fiziki ÖzellikleriHazar Denizi, Aral Denizi ve Karadeniz gibi, antik Paratetis denizinin bir kalıntısıdır. Yaklaşık 5,5 milyon yıl önce tektonik yükselmeler ve deniz seviyesindeki bir düşüş sonucunda deniz kıyısı oluşmuştur. Sıcak ve kurak iklim dönemlerinde, denize kıyısı olmayan bir denizdi ama rüzgarla şişirilmiş mevduat ile kaplı ve serin, nemli iklimlerde havzasını doldurulmuş olduğunda bir evaporitesink olarak kapalı mühürlü haline gelmiştir. Uzunluğu 1210, genişliği 210-436 kilometredir. Açık denizlerle irtibatı yoktur. Bu yüzden de su seviyesi devamlı değişir. Bunun sonucu kapladığı alan 53.300 km² azalarak 371.000 km²'ye düştü. En derin yeri 1025 m olup, güneydedir.Coğrafi KonumuHazar Denizi dünyanın büyük su kütlesine sahiptir, göl sularının yüzde 40-44'ünü oluşturmaktadır. Hazar kıyıları, Azerbaycan, İran, Kazakistan, Rusya ve Türkmenistan tarafından paylaşılır. Hazar denizi üç ayrı fiziksel bölgeye ayrılmıştır. Kuzey-Orta sınır Mangyshlak Eşik, Çeçen Adası ve Cape Tiub-Karağandan geçiyor. Orta-Güney sınır ise Apşeron Eşik,Zhiloi Adası ve Cape Kuuliden geçiyor.Garabogazkol Hazar'ın tuzlu doğu koyudur. Türkmenistan sınırları içerisinde kalır. Üç bölge arasındaki bölünmeler etkileyicidir.Kuzey Hazar çok sığ değil, 5-6 metre (16-20 ft) ortalama derinliğine sahiptir ve toplam su hacmi % 1'den azdır. Orta hazar denzinin derinliği 139 metredir. Güney Hazar'ın ortalama derinliği 1000 metredir.Orta ve Güney Hazar toplam su hacminin% 33 ve% 66 ‘dır. Denizin kuzey kısmı, genellikle kışın donuyor, ve güneyde en soğuk kışlar buz formları yanadir Hazar denizine akan en büyük nehir Volga Nehri’dir.Ural Nehri,kuzeyden akar ve Kura Nehri batıdan denize akar . Geçmişte Sırderya , Amuderya, Uzboy nehri hazar denizine dökülürdü, şimdi rotalarını değiştirmiş durumdadırlar. Hazar da birkaç küçük ada vardır, onlar öncelikle Kuzey'de bulunan ve yaklaşık 2.000 km2 ( 770 sq mi ) bir toplu arazi alanı vardır. Batısında Kafkas dağları sıralanır, kuzeydoğusunda sahili boyunca step alanları yer alır. Kuzeyde ve doğusu çöller ile karakterizedir. Tersine, güneybatı ve güneydağlık ve dağ sıralarının bir karışımı dengesiz yükselmesi nedeniyle genellikle sıcak iklim etkisi altındadır. Hazar denzinin iklim değişiklikleri nedeniyle biyoçeşitliliğe yol açmıştır.Hazar Denizi kıyılarınin boyunca çok sayıda adalar vardır Denizin derin olduğu bölgelerinde hiçbir ada yoktur. Ogurja Adası en büyük adasıdır. Kuzey Hazarda, adaların çoğunluğunda koylar fazladır ve bazılarında yerleşmeler bulunmaktadır.HidrolojisiHazar denizi ve yeryüzündeki bütün göllerle ortak özelliklere sahiptir. Ama bir tatlı su gölü olmamasına rağmen, dünyanın en büyük gölü olarak listelenmiştir. Yaklaşık 5.5 milyon yıl önce, var olan Tetis Denizi'nin bir parçasıdır. Ancak tektonik hareketler sonucunda iç Deniz özelliğini almıştır. Volga Nehri (girişinin yaklaşık% 80) ve Ural Nehri Hazar Denizi'ne akar ancak denizin doğal bir çıkışı olmadığından buharlaşır. Bu nedenle Hazar denzin'in su seviyesinde düşüşler olmuştur ve hatta bazı zamanlarda düşüş hızlanmıştır.1930 ile 1957 seneleri arasında denizin seviyesi normalden 26 m alçalmıştır. Bunun nedeni buharlaşma artarken yağışlarda azalmaktadır. 1977 yılından 1995 yılına kadar 3 m yükselme olmuştur. Bir de, denize dökülen suların % 80'ini sağlayan Volga (İdil) Nehri'nin sulama ve endüstride kullanılmak maksatlarıyla başka yöne kanalize edilmesi mühim bir sebeptir. Su seviyesini normal hale getirmek için yapılan gayretler neticesiz kalmıştır. Kuzey kesimi sığdır. Suyu tuzludur. Ortalama tuz oranı % 1,2'tür. Sülfat oranı da yüksektir. Doğu kıyılarındaki geniş sığ bir bölgede sodyum sülfat yatakları bulunmaktadır. Hazar denizinin güney kesimlerinin tuzluluk oranı güneye bakıldıgında daha düşüktür. Bunun nedeni ise denize dökülen akarsuların %80 kuzey kesminde bulunur. Şu anda, Hazar'ın ortalama tuzluluk Dünya'nın okyanusların üçte birdir 1/3.Çevresel BozulmaHazar denizinin besin kaynağı olan Volga nehrinde çeşitli türdeki faaliyetler gerçekleştirilir. Ağır kimyasal ve biyolojik kirleticilerin çok sayıda düzensiz sürümleri ile geliştirilmiştir. Fosil yakıt çıkarma ve taşıma faaliyetlerinin büyüklüğü su kalitesi için risk oluşturmaktadır. Sualtı petrol ve gaz boru hatları potansiyeli artan çevresel tehditleri ileri sürülmüştür. Hazar'da çeşitli adalar nedeniyle petrol üretimi için kapsamlı çevresel hasara uğramış. Bu durum alanında deniz kuş türleri azalmıştır.FaunaHazar denizinde çok sayıda Mersin balığı bulunmaktadır.Aşırı avlanma nedeniyle tehdit altındadır.Bu nedenle son yıllarda balık avlanması yasaklanmıştır.Sazan yerli Karadeniz ve Aral Denizi'nin yanı sıra Hazar Denizi'ne kadar uzanır. Hazar foku (Pusa caspica) Hazar Denizi'ne endemik ve iç sularda yaşayan çok az mühür türlerinden biridir.FloraRusya'nın endemik bitki türleri Volga deltasında ve Samur nehri deltasında bulunurlar.Kıyıda ayrıca Orta Asya Çöller gevşek kumlarda adapte bitkiler bulunur. Bitki türlerinin uzanışını sınırlayan faktörlerden başlıcaları çevreleyen deltalar, su kirliliği, ve çeşitli arazi ıslahı çalışmaları kapsamında hidrolojik dengesizliklerden kaynaklanır. Hazar Denizi içindeki su seviyesi değişimi tesisleri kurulmuş. Yaklaşık 11 bitki türleri Tersiyer döneme ait eşsiz liana ormanlar dahil, Samur Nehri deltası bulunur. Denizi'nin seviyesin 1994-1996 arasında bir artış geçirmiş, sucul bitki örtüsü türleri için habitat sayısında büyük bir azalma olmuştur. Bu yeni oluşan kıyı lagünleri ve su kütlelerinin malzemesi tohumlama genelinde bir eksikliği isnat edilmiştir.İklimiİklimi bölgelere göre değişiklik göstermektedir. Kuzey bölümünde kara iklimi, orta ve güney bölümünde ise ılıman iklim hakimdir. Yaz aylarında ortalama sıcaklık 24-26 °C arasında değişir. Kış aylarında ise -10 ile +10 °C arasındadır. Ortalama senelik yağış miktarı 200-1700 mm arasındadır.

http://www.ulkemiz.com/hazar-denizi-hakkinda-bilgi

Abdullah Gül

Abdullah Gül

29 Ekim 1950’de Kayseri’de doğdu. Öğrenimini Kayseri Lisesi ve İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi’nde yaptı. Aynı fakültede başladığı doktora çalışmaları için iki yıl İngiltere’de kaldı ve 1983’te İstanbul Üniversitesi’nden Doktor unvanı aldı. Sakarya Üniversitesi Endüstri Mühendisliği Bölümü’nün kuruluşunda çalıştı ve aynı bölümde ekonomi dersleri verdi. 1989’da uluslararası ekonomi dalında Doçent oldu. 1983-1991 yılları arasında merkezi Cidde’de olan İslam Kalkınma Bankası’nda ekonomist olarak çalıştı. 1991 – 2007 yılları arasında Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde beş dönem Kayseri Milletvekili olarak hizmet verdi. 1991 – 1995 yılları arasında TBMM’de Plan ve Bütçe Komisyonu üyeliği yaptı. 1991 - 2001 yılları arasında Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi üyesi olarak Konsey’in Kültür, Tüzük, Siyasi ve Ekonomik Kalkınma komitelerinde çalıştı. 1995 – 2001 yılları arasında TBMM’de Dışişleri Komisyonu’nda üye olarak görev yaptı. 1996’da kurulan 54. Hükümet’te Devlet Bakanı ve Hükümet Sözcüsü olarak görev aldı.2000 yılında Yenilikçi Hareket’e liderlik etti ve Fazilet Partisi Kongresi’nde genel başkan adayı oldu. 2001’de Adalet ve Kalkınma Partisi’nin kuruluşunda rol alan öncülerden oldu. Siyasî ve Hukukî İşlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı olarak görev yaptı.2001 – 2002 yılları arasında NATO Parlamenterler Meclisi üyeliği yaptı.2002’de Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi’nde 10 yıl aralıksız sürdürdüğü başarılı çalışmalarından dolayı kendisine “Pro merito” madalyası ve “Sürekli Onursal Üye” unvanı verildi.18 Kasım 2002'de Başbakan olarak Türkiye Cumhuriyeti’nin 58. Hükümeti’ni kurdu.2003 – 2007 yılları arasında 59. Hükümet döneminde Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı olarak görev yaptı.28 Ağustos 2007 tarihinde, Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından Türkiye'nin onbirinci Cumhurbaşkanı olarak seçildi.Bulgaristan Burgaz Hür (2003), İngiltere Exeter (2005), Azerbaycan Bakü Devlet (2007), Romanya Dimitrie Cantemir Hıristiyan (2008), Kazan Devlet (2009), Hindistan Amity (2010), Bangladeş Dakka (2010), Pakistan Kaid-i Azam, Güney Kore Hankuk (2010) ve Endonezya Üniversiteleri (2011) tarafından verilen fahri doktora; Çin Kuzeybatı Üniversitesi (2009) tarafından verilen fahri ekonomi doktorası ve Sincan Üniversitesi (2009), Kırgızistan Yusuf Balasagun Millî Üniversitesi (2009), Kazakistan Ahmet Yesevi Üniversitesi (2010) ve Türkmenistan İktisat ve Kamu Yönetimi Devlet Enstitüsü (2013) tarafından verilen fahri profesörlük unvanları bulunmaktadır..Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, İngiltere’den “Knight Grand Cross of the Order of the Bath”, Portekiz’den “Grande Colar”, Hollanda’dan “Order of the Dutch Lion”, Kazakistan’dan “Altın Kartal Nişanı”, İsveç’ten “Royal Order of the Seraphim”, Türkmenistan’dan “Türkmenistan Devlet Nişanı”, Norveç’ten “Aziz Olaf Nişanı”, Azerbaycan’dan “Haydar Aliyev Nişanı” ve Gürcistan'dan "Victory Order of St. George" adlı nişanların yanı sıra İtalya, Katar, Kuveyt, Kamerun, Suudi Arabistan, Macaristan ve Pakistan’dan da yüksek devlet nişanlarına layık görülmüştür.Abdullah Gül, 2010 yılı Chatham House ödülünü kazanmıştır.Hayrünnisa Gül ile evli olan Abdullah Gül, Ahmet Münir, Kübra ve Mehmet Emre adlı üç çocuk babasıdır.AilesiAbdullah Gül 29 Ekim 1950 tarihinde Orta Anadolu’nun en önemli ticaret kenti sayılan Kayseri’de doğdu. Ailenin soyağacı 1200’lü yıllara dayanmaktadır. Gül soyadı, Selçukluların Kayseri’de yaptırdığı Gülük Camii’nin ilk imamlarından olan atalarından gelmektedir. İstiklal Savaşı Gazisi olan dedesi Hayrullah Efendi ticaretle uğraşmıştır. Annesi Adviye Gül, kentin köklü Satoğlu ailesine mensup şair ve öğretmen bir babanın kızıdır. Kayseri’nin ilk sanayi tesisi sayılan Tayyare Fabrikası’nda ustabaşı olarak çalışan babası Ahmet Hamdi Gül, sosyal hayata katkılarıyla çevresinde tanınan ve sevilen bir kişidir. Aile çok sayıda öğretim üyesi, şair, yazar ve bürokrat yetiştirmiştir. Emekliliği sonrası 1972’de kendi işyerini kuran Ahmet Hamdi Gül, halen sanayi alanında faaliyet göstermektedir; bir kız, bir erkek evladı daha vardır.Eğitim ve Çalışma HayatıAbdullah Gül, Kayseri Gazi Paşa İlkokulu, Nazmi Toker Ortaokulu ve birçok ünlü ismi yetiştiren Kayseri Lisesi’ni bitirdikten sonra İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi’ne girdi.Gül’ün üniversitede okuduğu yıllar Türkiye’de öğrenci hareketlerinin en yoğun olduğu dönemdi. Fakülte yıllarında öğrenci hareketlerinde aktif yer aldı. O dönemin önde gelen öğrenci derneklerinden Milli Türk Talebe Birliği’nde (MTTB) öğrenci liderleri arasında yer aldı, mitinglere katıldı, dergi ve yayınlara katkıda bulundu. O yıllarda edindiği tecrübe ve arkadaşlıklar, Abdullah Gül üzerinde hayat boyu sürecek izler bıraktı.1974 yılında İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi’nden mezun olan Abdullah Gül, aynı fakültede başladığı doktora çalışmasını 1983'te tamamladı. Doktora çalışmaları sırasında lisan öğrenmek ve teziyle ilgili araştırmalar yapmak üzere gittiği Londra ve Exeter’de iki yıl kaldı.Akademik çalışmalarını sürdürürken Sakarya Üniversitesi Endüstri Mühendisliği Bölümü’nün kuruluşunda görev aldı ve beş yıl boyunca mühendis adaylarına ekonomi dersleri verdi.1983 yılında İslam Kalkınma Bankası’nda ekonomist olarak çalışmak üzere Cidde’ye gitti. Ailesiyle birlikte 8 yıl Cidde’de yaşadı. Görevi sebebiyle edindiği deneyim ve değişik ülkelere yaptığı seyahatler ona farklı coğrafyalardaki ülkelerin ekonomik, siyasi ve sosyal yapılarını yakından gözlemleme imkanı sundu.1989 yılında uluslararası ekonomi dalında Doçent unvanı aldı.Siyasi HayatıAbdullah Gül’ün siyasi hayata girişi planlı bir adım sonucu olmadı. 1991 yazında yıllık iznini geçirmek üzere geldiği memleketi Kayseri’de, hemşerileri kendisine siyasete atılması ve ülkesine milletvekili olarak hizmet etmesi teklifinde bulundular. Katıldığı ilk seçimde Refah Partisi’nden milletvekili seçildi. O günden başlayarak Cumhurbaşkanı seçildiği güne kadar beş dönem Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde Kayseri milletvekili olarak yer aldı.Milletvekilliği dönemi kendisine hem ülkeyi hem de dünyayı daha iyi tanıma fırsatı sağladı. İlk dönemde (1991-1995) Plan ve Bütçe Komisyonu, ikinci dönemde (1995 - 1999) Dışişleri Komisyonu üyesi olarak görev yaptı. 1991’den itibaren Avrupa Konseyi’nde Türkiye’yi temsil eden parlamenterler arasında sürekli yer aldı. 2001 ve 2002 yıllarında NATO Parlamenterler Meclisi üyeliği yaptı.Demokrasi ve insan haklarının beşiği sayılan Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi’nde çeşitli komitelerde aktif olarak görev aldı ve yakın arkadaşlıklar kurdu. Buradaki on yıllık tecrübesi Abdullah Gül’ün Konsey’in demokrasi ve insan hakları standartlarının Türkiye için vazgeçilmez olduğu inancını pekiştirdi ve Türkiye’nin Avrupa Birliği yolundaki reformlarının gerçekleştirilmesinde büyük etkisi oldu. Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi’ndeki başarılı çalışmalarından ötürü kendisine 2002 yılında “Pro merito” Madalyası ve “Sürekli Onursal Üye” unvanı verildi.Abdullah Gül 1996 yılında kurulan 54. Hükümet’te Devlet Bakanlığı ve Hükümet Sözcülüğü yaptı. Bu dönemde görev alanına giren Türk Dünyası ile ilişkileri geliştirmek için yoğun çaba sarf etti.Türkiye’nin ciddi siyasi sıkıntılar yaşadığı bir dönemde, yakın siyaset arkadaşlarıyla birlikte partisi içerisinde yeni bir akımın başlamasına öncülük etti. ‘Yenilikçi Hareket’ diye adlandırılan bu akımın öncüsü olarak 2000 yılında yapılan Fazilet Partisi Büyük Kongresi’nde Genel Başkanlık için aday oldu. Seçimi çok az bir oy farkıyla kaybetmiş olmasına rağmen, aldığı netice tüm siyasi çevrelerce büyük bir başarı olarak değerlendirildi. Kendi değerlerine sahip çıkarak dünyayla bütünleşmeyi hedefleyen, demokrasi, insan hakları ve hukukun üstünlüğünü benimseyen bir oluşum olarak algılanan Yenilikçi Hareket, Türk siyasetine büyük heyecan getirdi. Bu siyasi çizgi 2001 yılında Adalet ve Kalkınma Partisi’nin kurulmasıyla neticelendi.Abdullah Gül 3 Kasım 2002’de yapılan genel seçimlerin ardından 18 Kasım’da Başbakan olarak 58. Cumhuriyet Hükümeti’ni kurdu. Kısa Başbakanlık döneminde Irak, Kıbrıs gibi zor meselelerle yüzleşti, ekonomide Acil Eylem Planını uygulamaya koydu. Irak krizi sırasında önemli bir işlev gören Irak’a Komşu Ülkeler Süreci’nin başlamasına öncülük etti.14 Mart 2003’te kurulan 59. Cumhuriyet Hükümeti’nde Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı olarak görev aldı. Aynı zamanda Terörle Mücadele Yüksek Kurulu, Reform İzleme Grubu ve Avrupa Birliği Müzakere Heyeti Başkanlığı görevlerini yürüttü.Abdullah Gül’ün Dışişleri Bakanlığı döneminde Avrupa Birliği reform süreci hızlandırıldı ve 3 Ekim 2005’te Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne katılım müzakereleri resmen başladı. Hem Batı dünyası hem de Türk ve İslâm Dünyası’yla ilişkiler geliştirildi, komşu ülkelerle dostluk bağları takviye edildi ve uluslararası kuruluşlarda aktif görevler üstlenildi.Abdullah Gül’ün Dışişleri Bakanı sıfatıyla Mayıs 2003’te Tahran’daki İslam Konferansı Örgütü Dışişleri Bakanları Toplantısı’nda yaptığı ve İslam dünyasına reform çağrısında bulunduğu konuşma, hem Doğu’da hem de Batı’da büyük yankı uyandırdı.24 Nisan 2007 tarihinde Cumhurbaşkanlığına aday olan Abdullah Gül, seçim sürecinin yarıda kalması ve TBMM’nin erken seçim kararı alması üzerine 22 Temmuz 2007’de beşinci kez Kayseri milletvekili seçildi. Yeni Meclisin önündeki ilk gündem maddesi olan Cumhurbaşkanlığı seçimi için tekrar aday oldu.Abdullah Gül, Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından 28 Ağustos 2007 tarihinde Türkiye Cumhuriyeti’nin onbirinci Cumhurbaşkanı seçildi.

http://www.ulkemiz.com/abdullah-gul-1

Dünya’nın İlk Yapay Uydusu; Sputnik 1

Dünya’nın İlk Yapay Uydusu; Sputnik 1

Sputnik 1, dünyanın ilk yapay uydusu olma özelliği ile tarihe geçmiş bir uzay aracıdır. Ardından bir uzay araçları serisi oluşturacak olan Sputnik uyduları, insanoğlunun uzay macerası adına oldukça kritik bir öneme sahiptir.4 Ekim 1957 tarihinde, SSCB tarafından uzaya fırlatılarak yörüngeye oturtulan Sputnik 1, aynı zamanda süper güç denilen büyük devletler arasında Uzay Yarışı’nı da başlatmış oldu. Soğuk savaş döneminde fırlatılan uydu, kısa zamanda çok büyük ses getirdi.Sputnik 1 uydusunun ağırlığı toplamda 80 kg’dir. Çapının 58 cm olduğu bu uydu, yörünge yüksekliği 250 km olan bir noktaya oturtulmuştur. Gövdesi küre şeklinde olan uydunun, bu gövdeden ayrılan 2,4 ila 2,9 metre uzunluğunda dört uzun anteni de vardır. Sputnik 1 uydusunda, 20 ve 40 MHz gücünde iki ayrı radyo vericisi de bulunmaktadır. Söz konusu radyo vericilerinden sağlanan radyo sinyalleri ise, iyonosferdeki elektron yoğunluğunu ölçmek için kullanılmaktaydı. Öte yandan, bu uydunun iç basıncı ve sıcaklığı da bu sinyaller ile iletilmekteydi. Bu şekilde, uydu çeperinin herhangi bir göktaşı tarafından delindiğini ya da delinmediğini takip edebilmek mümkün olmaktaydı.Spunik 1 uydusunun basınçlı iç bölgesi, azot gazı ile doldurulmuştu. Fakat, yörünge dolaylarında uydu çeperinin kesinlikle delinmediği anlaşıldı. Bu durum ise, gelecekte gerçekleştirilecek uzay yolculukları için Dünya yörüngesinin güvenli olduğuna işaret etmekteydi.Sputnik 1, dönemin SSCB’sinde yer alan ve günümüzde Kazakistan sınırları içinde kalan Baykonur Uzay Üssü’nden fırlatıldı. Sputnik 1’in fırlatılmasının arkasındaki gerçek sebebin ise propaganda olduğu konuşulmaktadır.Sputnik kelimesinin uydu anlamında kullanıldığı, bunun için doğrudan bu isim ile anılan uzay aracına başka isim düşünülmemesi, başka bir enteresan durumdur. Sputnik 1’in literatürde geçen resmi adı ise “Yapay Dünya Uydusu” şeklindedir.Sovyet Bilimler Akademisi’nde görevli olan Mstislav Keldiş, Sovyetler’in uzaya uydu gönderebilecek teknolojiye sahip olduğunu gördüğünde, hemen bir uzay aracı tasarladı. Bu araç toplam 1,5 ton olacaktı ve konik şeklinde yapılacaktı. Bu sayede, uzayda araştırmalar da gerçekleştirilebilecekti. Fakat bu dönemde, Sovyet istihbaratının edindiği bilgiye göre, Amerika Birleşik Devletleri tarafından uzayda yörüngeye oturtulması denenecek olan bir uydunun gönderilmesi gündemdeydi. “Basit uydu” fikrinin mantıklı bulunduğu Sovyetler’de, bu yarıştan geri kalmamak adına hızlı bir yapım süreci yaşandı. Ortaya ise, Sputnik 1 çıkmıştı. Söz konusu uydu ve roketin tasarımı, Sovyet bilim adamı Korolyov tarafından gerçekleştirildi.Sputnik 1, üzerine yerleştirilen pilleri bitene dek, toplam üç hafta boyunca Dünya’ya sinyal gönderdi. Pillerin bitmesinin ardından ise, Sputnik’in yörüngesi görsel olarak izlenmeye devam edildi. Sputnik 1, fırlatma tarihinden tam 92 gün sonra, yani 4 Ocak 1958 tarihinde, atmosfere giriş yaparak yandı. Söz konusu uydu, yörüngede toplam 1.400 tur atmıştı ve 70 milyon km yol kat etmişti.Sputnik 1’in yörüngeye oturmasının ardından geri planda kalmak istemeyen ABD, hızlıca uydu üretip uzaya göndermek istese de, ilk denemeler hep hüsranla sonuçlandı. İlk başarılı uydu fırlatma denemesi ise, 1958 yılında gerçekleştirildi. Ancak, ABD’nin geç kalmışlığı ve başarısız denemeleri, söz konusu ülkede fen bilimleri ve uzay bilimleri alanlarında yenilikler, büyük atılımlar ve gelişmelerin yaşanmasına sebep oldu. Uzay Yarışı, bu sayede büyük bir anlam kazandı.Kaynakça: http://tr.wikipedia.org/wiki/Sputnik_1

http://www.ulkemiz.com/dunyanin-ilk-yapay-uydusu-sputnik-1

Kaşmir Keçisi Ve Yünü

Kaşmir Keçisi Ve Yünü

Anavatanı, Hindistan – Pakistan ortak bölgesi olan, Hindistan’da Himalayalar’ın batısında Pakistan sınırında yer alan “Kashmir” kentinden ismini alan kaşmir keçisi dünya geneline de buradan yayılmıştır. Latince ismi Capra hircus Goat’dır. Büyük Britanya’nın Hindistan üzerinde kurduğu koloni döneminde İngilizler tarafından keşfedilmiştir. Özellikle Çin, Moğolistan, Hindistan, Pakistan, Tibet, İran ve Afganistan gibi -30 C’lik kış, +40 C’lik yaz sıcakların yaşandığı step iklim çevrelerinde yüzyıllar boyunca yoğun olarak yetiştirilmektedir. Kaşmir keçileri genelde uysal bir yapıya sahip olmalarına rağmen, tırmanma ve zıplamayı çok severler. Kulakları sarkık, boynuzlar keçilerde dik, tekelerde yana doğru kıvrıktır. % 95’inde boynuz görülür. Bu keçi türünden pek fazla miktarda süt elde edilmemekle birlikte sütünden üretilen peynirler essiz güzelliktedir. Yapılan denemelerde, kaşmir keçilerinin Himalayalar ve Moğol dağlarından başka yerde yaşayabilmesine rağmen elde edilen yünün kalitesinin çok düşük olduğu görülmüştür.   Kaşmir keçisi özellikle yetiştirilme nedeni; kıllarından elde edilen, kumaş, triko imalatında kullanılan, elyaftır. Kış aylarında, belli bir yükseklikte ve belli ısının altındaki yaylalarında yaşayan kaşmir keçilerin en soğuk havalarda, hava koşullarına adapte olabilmek amacıyla, uzun tüylerinin altında, ikinci tabaka, kısa tüylerden oluşan ipeksi yünü gelişir. Dış tüyün altında çok daha iyi kalitede bu life “kaşmir” adı verilmektedir. En kaliteli yün keçinin boynundan, karnından ve sırtından elde edilmektedir. Kaşmir, en hafif doğal yündür. Bunula birlikte insan vücuduna çok iyi adapte olabilmektedir. Tene değdiğinde batmayan, yakmayan ve alerji yapmayan bir ürün olması kaşmirin önemli özelliğidir.120 milyon keçi varlığı ile dünyada en büyük kaşmir keçi üreticisi Çin’dir. Dünya yıllık kaşmir lifi üretim miktarı 16,000 tondur. Bunun %72’si Çin, %18’i Moğolistan, %7’si Afganistan ve geri kalan %3’lük kısmı ise İran ile diğer ülkeler tarafından üretilmektedir. Çin’in sattığı en pahalı tekstil ürünü olup gramla satılmaktadır. Kaşmir yününün diğer üreticileri arasında Hindistan, Nepal, Pakistan, Tibet, Kazakistan, Tacikistan ve Kırgızistan yer almaktadır. Bu ülkelerde az miktarda kaşmir yünü üretilmektedir. Bu ülkelerin dışında Avustralya ve Yeni Zelanda’da da kaşmir lifi üretildiği bilinmektedir. Kaşmir üretimindeki titiz çalışma, Dünya genelinde en kaliteli kaşmir yününün de Çin’de üretilmesini sağlamaktadır. Kaşmir liflerinin fiyatı 100-130 $/kg. arasında değişmekte olup, bu lifler lüks lifler sınıfında yer almaktadır.İnsanlar için önemli olan, dokuma sanayisinde kullanılan da bu kısa liflerdir. Bu tüy tabakası, keçileri, soğuğa ve sıcağa karşı termal iç çamaşırı gibi korumaktadır. Helezonik yapısı da vücut ısısını regüle etmekte ve ideal bir sıcaklıkta kalmasını sağlamaktadır. Vücut ısısını dengeleyerek yaz aylarında fazla ısıtmaz, terletmez, pişirmez, kış aylarında da üşütmez. Yetiştirildiği step iklimin sağladığı termal özellik sayesinde hem yaz, hem kış giyilebilir. Kaşmir liflerinin ipek gibi ince ve yumuşak oluşları, bunların tekstil endüstrisinde aranan hayvansal liflerden biri olmalarını sağlamıştır. Bunların dışında üstteki kaba tüyler da kırpılarak yorgan, iplik, kilim ve halı yapımında kullanılmaktadır. Hatta Ülkemizde meşhur olan Siirt yorganlarının iç kısmında kaşmir keçisinin kaba yünü kullanılmaktadır. Kış ayı ne kadar uzun ve soğuk geçerse kaşmir keçisinin alt tüyleri o kadar güzel ve parlak olur. Kaşmir yününün nemi emme oranı diğer yünlerden daha fazladır. Bir keçi dört yaşına ulaştığında en yüksek miktarda yün verimine ulaşmaktadır.Bölgelere göre değişmekle birlikte mart ve mayıs ayları arasında kaşmir keçileri, özel işleme tahta tarakları ile taranarak kısa tüyler uzun tüylerden ayrılır ve dokumada kullanılacak kaşmir elde edilir. Zamanı geçirildiğinde, keçiler yaza hazırlık amacıyla tüyleri kendiliğinde döker. Bu nedenle kaşmir elde edebilmek için tüyler henüz dökülmeden taranarak toplanmalıdır. En iyi kaşmir yünü, keçinin sırt ve omuz bölgelerinden elde edilmektedir. Arka ve alt kısımdaki yünler kısa olduğu için başka materyallerle karıştırılarak kullanılabilir. Elde edilen kısa tüyler güvelenmeye karşı korumak için ağzı kapalı, hava geçirmez plastik poşetlere konur. Ardından kaşmir üzerindeki kir, yağ ve bitkisel atıkların arındırması amacıyla yünler yıkanır. Daha sonra, “dehairing” denilen işlemden geçirilerek en iyi tüyler (en ince ve en uzun olanların) seçilir. En kaliteli yün doğal olarak beyaz tüylü keçinin, 14-15,5 mikron inceliğinde ve 30-35 mm arası uzunlukta olanıdır. Ardından, yün eğirme işlemiyle yünler iplik haline getirilir ve gerekli olduğunda boyama işlemi yapılır. Bütün bu işlemlerden sonra bitim (apre) işlemleri uygulanır. Burada, mekanik yöntemler veya kimyasal maddeler kullanılarak tekstil ürününe daha iyi görünüm, tutum ve kullanım özelliği kazandırılır. Bir keçiden bir yılda en fazla 30-70 gram arasında temiz kaşmir elde edilir. Bu nedenle de bir kazak üretebilmek için 4-8 arası keçiden yün elde etmek gerekmektedir.Pakistan, Hindistan, Çin, Tibet, Moğolistan, İran ve Afganistan’da yaygın olarak uzun yıllardan beri yetiştirilen kaşmir keçisi yetiştirildiği ülkeye, yere göre farklı özelliklere sahiptir. Keçinin rengi, kaşmir yünü verimi de yetiştirildiği ülkeye bağlı olarak değişiklik gösterir. Kaşmir keçi ırkı çoğunlukla beyazdır, siyah, gri, kahverengi renklerinde görülebilir. Bununla birlikte, istenilen renk kök boya ile boyanabilir. Kaşmir yünü, birçok özelliği ile koyun ve diğer keçi türlerinin yününe benzemesine karşılık, daha ince, parlak ve yumuşaktır. Kaşmirin pulları ince yapılı ve geniş olma özelliği sayesinde yünden daha parlaktır. Genel itibariyle yumuşaklık, sıcaklık ve iyi döküm isteyen lüks ürünlerde kullanılmaktadır.Yetiştirildiği step ikliminin çölleşmeye başlaması ve başka ülkelerde pek yetiştirilememesinden dolayı nadir bulunması ve zahmetli bir işleme sürecinden geçmesi, kaşmirin değerli bir ürün olmasını sağlıyor. Günümüzde ipekten daha değerlidir. Kaşmir bir kaskolu kesinlikle ucuz fiyata alınamaz. Maliyeti düşürmek için genellikle kaşmir ve yün karıştırılarak üretim yapılmaktadır. Kaşmir olduğu iddia edilen bazı ürünler ise, kaşmir görünümü vermek için ya sentetik maddelerle ya da koton ile karıştırılmaktadır. Ağırlığından ve dokunarak bu farklılık anlaşılabilir. Diğer taraftan saf kaşmir kullanıldıkça tüylenmektedir. Dünyada kaşmir olarak anılan, ipeksi ve parlak olan bu ürünün Kaşmir bölgesindeki orijinal adı paşmina (şalların şahı)’dır. Ancak piyasada pashmina adı altında satılan ürünler genellikle saf kaşmir değildir. Çoklukla koton ve yun, koton ve ipek karışımı ürünlerdir. İpeksi yumuşaklıktan uzun yıllar yararlanmak için kaşmir kumaştan yapılan kıyafetlerin kuru temizleme yapılması ya da elde yıkanması tavsiye edilmektedir.Kaynakça: www.veteriner.cc www.ensonhaber.com tekstilsayfasi.blogspot.comYazar: Çiğdem Aydınhttp://www.bilgiustam.com

http://www.ulkemiz.com/kasmir-kecisi-ve-yunu

Hoca Ahmet Yesevi Uluslararası Türk-kazak Üniversitesi

Hoca Ahmet Yesevi Uluslararası Türk-kazak Üniversitesi

Adres: Taşkent Cad. 10. sok. Nu:30 Bahçelievler Çankaya-Ankara Telefon: 0 312 2152206 Web: www.yesevi.edu.tr/ FAKÜLTE VE BÖLÜMLER Ahmet Yesevi Üniversitesi, Kazakistan'ın Türkistan şehrinde Kazakistan Cumhurbaşkanı Nursultan Nazarbayev'in buyruğu ile 6 Mayıs 1991 tarihinde kuruldu. Süleyman Demirel?in Başbakan olarak yaptığı Kazakistan gezisinde (29 Nisan ? 1 Mayıs 1992) bu üniversitenin Kazakistan ve Türkiye ortak üniversitesi olması kararlaştırıldı. İkinci Türk Cumhurbaşkanları Ankara zirvesinde ortaklık anlaşması imzalandı. Anlaşma ve buna göre hazırlanan Tüzük, TBMM?ce onaylandı. Kazakistan Bakanlar Kurulu, üniversite yönetimini Tüzük gereğince kurulan Mütevelli Heyetine bıraktı. Üniversitenin öğretim dili Türkiye Türkçesi ve Kazak Türkçesidir. Bu dillerin yanı sıra İngilizce ve Rusça dilleri de öğretilmektedir. Ahmet Yesevi Üniversitesi, Kazakistan ve Türkiye Cumhuriyetlerinin ortak eseridir. Üniversiteden alınan diplomaların Kazakistan ve Türkiye?de aynı alan ve aynı düzeyde eğitim veren yükseköğretim kurumlarının diplomalarına ve bunlara verilmiş haklara eşdeğerliliği kanun gereğiyle sağlanmıştır. Üniversite Türkoloji alanında dünyanın sayılı üniversitelerindendir ve hızla en iyisi olmaya yürümektedir. Üniversitenin amacı dünyanın en iyi üniversitelerinden olmaktır ve hızlı adımlar atarak markalaşmaktadır. Uluslararası Bir Üniversite olması ve diplomalarının birçok ülkede geçerliliğin olması üniversitenin cazibesini arttırıyor. Türkiye ve Kazakistan Cumhuriyetlerinin ortak eseri olan bu üniversiteye her sene çok büyük bir bütçe ayrılıyor. Yakın zamanda Avrasya'nın en büyük internet üzerinden eğitim projesini başlatarak Türkiye'de Rusya'da ve Birçok Orta Asya ülkesinde örnek model oluşturmuştur. Üniversiteye her yıl talep artmaktadır

http://www.ulkemiz.com/hoca-ahmet-yesevi-uluslararasi-turk-kazak-universitesi

Dünyanın En İlginç 10 Gölü

Dünyanın En İlginç 10 Gölü

Göller, denizlerden sonra dünyanın en kutsal su kitleleri olarak kabul edilir. Ancak dünya üzerinde insanoğlunun hayal gücünü zorlayan doğan ananın yarattığı bazı garip oluşumlar bulunmaktadır. Bu yazımızda dünyada bulunan en ilginç göller hakkında bilgi vereceğiz.Biliyor Muydunuz?Doğada bulunan pek çok ilginç gölün içinde, bir tanesinde yaşayan bir canavar olduğuna dair dedikodular dolanmaktadır. Bu yaratık Scottish Highlands’ ta bulunan Loch Ness gölünde yaşayan antik bir yaratık olan Loch Ness canavarıdır.Göller dünyanın en güzel oluşumlarından bazılarıdır. İnsanlara sakinlik ve huzur duygusu yaymaktadırlar. Bazıları piknik yapmak için gidilen en güzel yerlerden iken, bazıları da sadece var olmaları ile bile çok ilginçtirler. Mars topraklarına benzeyen Bolivya’da bulunan kırmızı nehirden Rusya’nın buz gibi bölgelerine kadar bu göller farklı yaratıklar ve renkleri içermektedir. Hadi hep birlikte dünya üzerinde bir yolculuğa çıkalım ve dünyanın en ilginç göllerini tanıyalım.1) Laguna Colorada, Bolivia:Laguna Colorada, Bolivya Altiplano bölgesinde bulunan bir tuz gölüdür. Kırmızı algler ve onu çevreleyen tortu tabakası nedeniyle “Red Lagoon” takma adını almıştır. Gölün yüzeyi yüzen bir buzu andırsa da, gerçekte boraks ve sülfür halkaları ile beneklenmiştir. Göl aşırı tuzluluğu nedeniyle James flamingolarının sık sık uğradığı bir yerdir.2) Plitvice Gölleri, Hırvatistan:Plitvice gölleri Hırvatistan Milli Parkı’ nda bulunan şelaleler ve mağaralar ile birbirine bağlı 16 gölden oluşan bir göller kümesidir. Her bir göl diğerinden bir traverten tabakası ile ayrılır. Bir çeşit kireç taşı yerel yosunlar ve algler ile karışarak bir yığın oluşturur. İlginç olan ise traventenlerin her yıl 1 cm kadar büyüyor olmasıdır.3) Ölü Deniz, İsrail:Dünya’da bulunan en tuzlu göl olduğundan herhangi bir canlının yaşaması mümkün değildir. Bu gölün yüzey ve kıyıları deniz seviyesinden 1388 fit (423 m) aşağıdadır. Aşırı tuzluluk nedeniyle yüzmek problem olsa da, batmamak problem değildir. Bu gölün bir diğer sıra dışı özelliği ise, eski zamanlarda Mısırlılar tarafından mumyalama işleminde kullanılan büyük miktarlarda asfaltın gölden çıkmasıdır.4) Taal Gölü, Filipinler:Bu göl Filipinler’ in Luzon adasında bulunan bir tatlı su gölüdür. Bu göl ile ilgili en ilginç özellik gölün ortasında Volcano adası adı verilen bir ada bulunmasıdır. Bu adada ayrıca Ana Krater Gölü veya Büyük Sarı Göl denilen küçük bir göl daha bulunmaktadır. Bu küçük gölde de Volcan noktası adı verilen daha küçük bir ada daha bulunmaktadır.5) Balkhash Gölü, Kazakistan:Orta Asya’da Kazakistan’da bulunan dünyanın en büyük 12. gölüdür. Bu göl ile ilgili ilginç olan şey bu gölün yarısının tatlı su yarısının tuzlu sudan oluşmasıdır. Bu iki yarım 2.17 mil (3.49 km) genişliğinde ve 6 metre derinliğinde olan bir dar düzlük ile birleşir.6) Kaynayan Göl, Dominik:Kaynayan göl, Dominik’ te Morne Trois Pitons Ulusal Parkı’nda yer almaktadır. Dünyanın 2. en büyük kaplıcası olmasına rağmen göle girmeye cesaret edemezsiniz. Bu gölde suyun sıcaklığı 82 – 91 santigrat derece arasında değişmektedir. Göl sürekli buhar bulutları ile çevrili olup grimsi-mavi su yüzeyi sanki bir tencere gibi sürekli fokurdar. Göl yaklaşık 250 feet (76 m) genişliğindedir ve derinliği 198 feetten (60 m) fazladır. George Kourounis bir belgesel için, yukarıdan halatlar yardımıyla göl üzerinden geçen ilk kişi olmuştur.7) Tonlé Sap Lake, Kamboçya:Tonlé Sap Gölü Kamboçya’ da bulunan bir tatlı su gölüdür. Bu göl hakkında alışılmadık olan ise suyun akışının yılda iki kez yönününü değiştiriyor olmasıdır. Kasım-Mayıs aylarında, suyun akışı Mekong nehrine doğru iken, yağmurlu mevsimlerde çok büyük bir göl ( yaklaşık 5 kat) oluşturmak için geriye doğru akmaktadır. Bu akıntı çevrede sele neden olabilse de balıklar için büyük bir üreme alanıdır.8) Resia Gölü, İtalya:Bu göl Kuzey İtalya’nın Güney Tyrol eyaletinde bulunan yapay bir göldür. Çevredeki tüm köyler barajın patlaması nedeniyle sular altında kalmıştır. Kazadan sonra ayakta kalan tek şey kuledir. Göl kışın donduğunda turistler gelip gölün ortasında kalan çan kulesini ziyaret gelebilir.9) Natron Gölü, Tanzanya:Bir tuz ve soda gölü olan Natron gölü, Tanzanya’ nın Arusha bölgesinde yer almaktadır. Bu gölde bulunan siyanobakteriler nedeniyle gölün pembe alışılmadık bir rengi vardır. Bu sakin göl, dünyanın en sert çevresine sahiptir hatta iklimine alışık olmayan hayvanların cildini yakabilir. Yaban hayatını biraz desteklemesine rağmen, parlak pembe flamingoların uğrak yeridir.10) Baykal Gölü, Rusya:Dünyanın en eski göllerinden biri olan Baykal gölü, dünyanın donmamış tatlı sularının yaklaşık % 20′ sini içerir. Bu göl Rusya’nın güneybatı bölgesinde yer almaktadır. Göl tatlı su foklarına ve pek çok nadir türe ev sahipliği yapmaktadır. Kış aylarında o kadar çok donmaktadır ki göl üzerinden karşı karşıya geçilebilemektedir.Kaynakça: http://www.buzzle.com/articles/strange-lakes-around-the-world.htmlYazar: Tülay Arsoyhttp://www.bilgiustam.com

http://www.ulkemiz.com/dunyanin-en-ilginc-10-golu

Türk F16 ların Düşürdüğü Rus Su-34 Özelikleri Nelerdir

Türk F16 ların Düşürdüğü Rus Su-34 Özelikleri Nelerdir

Sukhoi Su-24 (NATO raporlama adı: 'Fencer') 1970 ve 1980'li yıllarda Sovyetler Birliği 'nin her türlü hava koşulunda görev yapabilen en gelişmiş havadan tecrit ve saldırı uçağıydı. İki koltuklu, çift motorlu uçak Rusya 'nın ilk entegre sayısal seyrüsefer/atak sistemiyle donatılmıştı. Su-24'ün konfigürasyonu F-111 ile benzerlikler ihtiva eder. Eski Sovyet cumhuriyetleri hava kuvvetleri ve ayrıca başka birkaç ülkede daha halihazırda kullanılmaktadır.1961 yılında Sukhoi Su-7B 'nin hizmete girme nedeni Sukhoi'nin her hava koşulunda nokta hava saldırılarını destekleyecek bir model geliştirme gereksinimiydi. S-28 ve S-32 üzerinde yapılan ilk incelemeler temel Su-7 tasarımının bu görev için gerekli tüm aviyonik sistemleri taşımak için çok küçük olduğunu ortaya çıkardı. OKB-794 yeni uçağın özünü oluşturacak Puma kodadlı gelişmiş bir seyrüsefer/atak sistemi tasarlamakla görevlendirildi. T-6-11962 ve 1963'te Sukhoi 2 adet Tumansky R-21F-300 turbojet motoruyla donatılmış, 2 pilotlu bir S-6 prototipi üretti. Prototip incelendi ancak Puma donanımının geliştirilmesindeki eksikliklerden ötürü herhangi bir sipariş verilmedi.1964 yılında Sukhoi S-58M üzerinde çalışmaya başladı. Uçağın Sukhoi Su-15 önleme uçağının bir modifikasyonu olması düşünülmekteydi. Aynı dönemde güncellenen Sovyet Hava Kuvvetleri gereksinimleri kısa pistlere iniş-kalkış kabiliyeti'ne(İngilizce: short take-off and landing(STOL)) sahip bir alçak irtifa saldırı uçağı gereksinimi doğurdu. İstenilen önemli bir özellik düşman hava savunma sistemlerini geçebilmek için uzun süre boyunca alçak irtifada sesüstü hızlarla uçabilme kabiliyetiydi. Bu ihtiyaçlara cevap verebilmek için uçağın seyir için 2 adet Tumansky R-27F-300 artyakıcılı turbojet ve STOL kabiliyeti için 4 adet Kolesov RD-36-25 turbojet kullanması öngörülmekteydi. Büyük Orion radar anteni geniş bir ön kesit gerektirdiğinden pilot koltukları yanyana yerleştirildi. 6 motorlu yapıyı test etmek için ilk Su-15 prototipi S-58VD uçan laboratuvara dönüştürülüp 1966-1969 yılları arasında uçuruldu.Uçak 24 Ağustos 1965'te T-6 kodadıyla resmi olarak tescil edildi. İlk prototip Mayıs 1967'de tamamlandı ve 2 Temmuz'da Sergey Vladimirovich Ilyushin tarafından uçuruldu. İlk uçuş denemeleri Ekim 1967'de monte edilecek 4 kaldırma motoru olmadan yapıldı. Aynı dönemde R-27 motorları Lyulka AL-21F ile değiştirildi. S-58VD üzerinde yapılan STOL testleri kısa-pist performansı için gerekli olan kaldırma motorlarının normalde yakıt için kullanılacak alanın büyük kısmını kaplayarak önemli ölçüde uçuş menzili kaybına neden olduğunu gösterdi. Ayrıca uçağın STOL'den normal uçuşa geçerken kontrolünün zor olması gövde altına taşıyıcı donanım yerleştirilmesini engellemekteydi.7 Ağustos 1968'de OKB resmi olarak T-6 için değişken kanat geometrisi 'ni araştırmakla görevlendirildi. Sonucunda ortaya çıkan T-6-2I 17 Ocak 1970'te ilk olarak Ilyushin tarafından uçuruldu. Hükümetin uçak üzerinde yaptığı denemeler uçak üzerinde oldukça kompleks sistemlerin bulunması nedeniyle 1974'e kadar devam etti. Her türlü hava koşulunda görev yapabilme kabiliyeti hedefine Orion-A saldırı radarı, Relyef arazi radarı ve Orbita-10-58 görev bilgisayarıyla birlikte çalışabilen Puma seyrüsefer/atak sistemi sayesinde ulaşıldı. Personel için Zvezda K-36D fırlatma koltukları da yerleştirildi.İlk üretim modeli 31 Aralık 1971'de V. T. Vylomov tarafından uçuruldu ve 4 Şubat 1975'te T-6 Su-24 adıyla resmi olarak hizmete alındı.TasarımSu-24, 69° dönebilen küçük boyutlu değişken geometrili kanat yapısına sahiptir. Kanatların dört açı ayarı vardır: Kalkış ve iniş için 16°, farklı irtifalarda seyir için 35° ile 45° ve düşük-irtifa manevralar için 69° minimum en-boy oranı. Değişken geometrili kanat uçağa Sukhoi Su-17 'ye göre kalkış ağırlığı daha fazla olmasına rağmen 230 km/s(143 mi/s) gibi daha düşük iniş hızına izin veren kusursuz bir STOL performansı sağlar. Yüksek kanat yüklemesi kararlı bir düşük-irtifa uçuşu ve minimal rüzgar etkisi sağlar.Su-24 her biri 109.8 kN(24,700 lbf) itme sağlayan iki adet Saturn/Lyulka AL-21F-3A artyakıcılı motora sahiptir.Su-24 motor hava girişleri yanlardadır. İlk 'Fencer-A' uçaklarında bu girişler 17,500 m (57,400 ft) servis tavanında 2,320 km/s (1,440 mi/s), yani 2.18 Mach hıza olanak veren değişken rampalara sahipti. Su-24 neredeyse tamamen düşük-irtifa görevlerinde kullanıldığından ağırlığı azaltmak ve bakım kolaylığı için değişken giriş aktivatörleri iptal edildi. Bu değişiklik düşük irtifa performansını etkilememekle beraber maksimum hız ve irtifa 1.35 Mach ve 11,000 m (36,100 ft)'e düştü. İlk 'Fencer-A' 'nın kutuya benzer arka gövdesi sürüklenmeyi azaltmak için motor etrafında sıkıca şekillendirildi. Revize edilen uçağın burnuna yanyana üç adet anten karenajı eklendi, frenleme paraşütünün yeri değiştirildi ve kuyruk kısmına yeni bir hava girişi konuldu. Bu yeni modeli NATO 'Fencer-B' olarak adlandırmasına rağmen Sovyetler Birliği yeni bir adlandırma kullanmadı.Su-24'ün sabit silahı gövde altına monte edilmiş, 500 mermi kapasiteli seri ateş eden bir adet Gryazev-Shipunov GSh-6-23 topudur. 'Fencer' 'de bu silah kullanılmadığı zamanlarda bir kapağın arkasındadır. Kanat bağlantısında iki adet, dış kanat altında iki adet döner pilon, gövdeye monteli dört adet olmak üzere çeşitli nükleer silahlar da taşıyabilen toplam 8,000 kg (17,600 lb) kapasiteli sekiz adet silah taşıyıcı bulunur. Genellikle, savunma amaçlı iki ya da dört adet Molniya R-60 kızılberisi füze taşınır.İlk 'Fencer-A' ve 'Fencer-B' 'ler sadece eski Sirena radar ikaz alıcısından oluşan ve dahili karıştırma sistemi olmayan sınırlı bir elektronik karşı-tedbir sistemine sahipti. Daha sonraki üretimlere hava girişlerinin yanlarında ve arka kuyruk dikmesi üzerinde üçgen antenleri olan daha kapsamlı radar ikaz, füze ikaz ve elektronik karşı tedbir sistemleri yerleştirildi. Bu modeller NATO tarafından 'Fencer-C' olarak adlandırmasına rağmen Sovyetler Birliği yine ayrı bir adlandırma kullanmadı. Bazı 'Fencer-C' ve Su-24M 'Fencer-D' 'lerde kanat altında, diğerlerinde kuyrukta Chaff/Flare atma sistemleri mevcuttur. Mürettebat : 2 PilotUzunluk : 22.67 metreYükseklik : 6.19 m metreKanat açıklığı : 17.63 metreAğırlığı : 35,910 kgServis tabanı : 11,000 metreHız : 3.1 machMotor : 2 adet Saturn/Lyulka AL-21F-3A turbojetsMotorun İtiş Gücü : 75 kNTAŞIYABİLDİĞİ SİLAHLAR1 adet GSh-6-23mm top4 adet Kh-23 (AS-7 ’Kerry’)4 adet Kh-25ML (AS-10 ’Karen’)2 adet Kh-28 (AS-9 ’Kyle’)2 adet Raduga Kh-58 (AS-11 ’Kilter’)3 adet Raduga Kh-31P2 adet Kh-29L/T (AS-14 ’Kedge’)2 adet Kh-592 adet R-60 (AA-8 ’Aphid’)2 adet R-73 (AA-11 ’Archer’)2 adet KAB-500KR2 adet KAB-500L Sovyetler 1984'te Su-24'leri Afganistan 'da ve 1990'larda Çeçen savaşında kullandılar.Su-24 yaklaşık 1400 adet üretilmiştir. Azerbaycan, Beyaz Rusya, Kazakistan, Rusya, Özbekistan ve Ukrayna 'da halihazırda çok sayıda Su-24 kullanılmaktadır. 321 adet Rusya Hava Kuvvetleri 'nde 94 adet Rusya Donanması 'nda olmak üzere yaklaşık 415 adet Su-24 halen Rusya tarafından kullanılmaktadır.Su-24'lerin Rusya tarafından 2008 Güney Osetya çatışmalarında Gürcistan hedeflerine karşı kullanıldıklarına dair raporlar bulunmaktadır. Moscow Defense Brief dergisi iki adet Su-24'ün Gürcistan yerden havaya savunma gücü tarafından düşürüldüğünü bildirmiştir. 19 Aralık 2008'de bir Su-24M bombardıman uçağı güneybatı Rusya'da Voronezh kenti yakınlarında düşmüştür. Rusya Savunma Bakanlığı ilk gelen bilgilere göre kazanın uçuş kontrollarındaki bir arızadan kaynaklandığını ve pilotların atlayarak uçağı tahliye ettiğini bildirmiştir.Rusya ekonomisinin koşullarına göre Su-24'lerin Sukhoi Su-34 ya da daha üstün bir uçakla değiştirilmesi planlanmaktadır. Su-24 Hangi Ülkeler Tarafından KullanılıyorAzerbaycan, Beyaz Rusya, Kazakistan, Rusya, Özbekistan ve Ukrayna 'da halihazırda çok sayıda Su-24 kullanılmaktadır. 321 adet Rusya Hava Kuvvetleri 'nde 94 adet Rusya Donanması 'nda olmak üzere yaklaşık 415 adet Su-24 halen Rusya tarafından kullanılmaktadır.  

http://www.ulkemiz.com/turk-f16-larin-dusurdugu-rus-su-34-ozelikleri-nelerdir

Uzayda Bir Yıllık Görev Tamamlandı

Uzayda Bir Yıllık Görev Tamamlandı

ABD-Rus ortak çalışması kapsamında görevlendirilen NASA eski Astronotu Scott Kelly, Rus Kozmonot Mikhail Kornienko ile birlikte uzayın fizyolojik etkileri konusunda hayati bilgiler elde etti.

http://www.ulkemiz.com/uzayda-bir-yillik-gorev-tamamlandi

Biyolojik Silahlar ve Etkileri Nelerdir ?

Biyolojik Silahlar ve Etkileri Nelerdir ?

İnsan, evcil havyan ve bitler üzerinde sağlın hastalık yaratarak, onlara zarar vermek amacıyla, maksatlı olarak kullanılan bakteri veya virüs gibi maddeler,biyolojik silah olarak adlandırılmaktadır.

http://www.ulkemiz.com/biyolojik-silahlar-ve-etkileri-nelerdir-

Ukrayna hakkında bilgi

Ukrayna hakkında bilgi

Ukrayna Doğu Avrupa'da bir ülke. 603.628 km2 yüz ölçümüyle tamamı Avrupa'da olan en geniş ülkedir.

http://www.ulkemiz.com/ukrayna-hakkinda-bilgi

Türkmenistan hakkında bilgi

Türkmenistan hakkında bilgi

Türkmenistan, resmî adıyla Türkmenistan Cumhuriyeti, 1991'de Sovyetler Birliği'nin dağılışından sonra bağımsızlığını kazanan Orta Asya Türk cumhuriyeti.

http://www.ulkemiz.com/turkmenistan-hakkinda-bilgi

Türkiye’de Kullanılan Enerji Kaynakları

Türkiye’de Kullanılan Enerji Kaynakları

Sanayi tesislerinin çalışması, aydınlatma, ısınma ve ulaşımın sağlanması büyük ölçüde enerjiye dayanmaktadır. Enerji, ülkelerin kalkınmasında önemli bir güç olarak kabul edilmektedir.

http://www.ulkemiz.com/turkiyede-kullanilan-enerji-kaynaklari

Türkoloji Nedir

Türkoloji Nedir

Türkoloji (Osmanlıca Türkiyat) veya Türklükbilimi, Türk halkları ve özellikle Türk dil ve lehçeleriyle ilgilenen bilim dalı.

http://www.ulkemiz.com/turkoloji-nedir

Neden Uzayda Su Arıyorlar?

İnsanlık tarihi boyunca kavimler, suyun bol olduğu coğrafyalara doğru kitlesel göçler yapmışlar ve su boylarındaki bereketli topraklara hükmedebilme kaygısıyla birbirleriyle savaşmışlardır.

http://www.ulkemiz.com/neden-uzayda-su-ariyorlar

Aral Gölü ve Özellikleri

Aral Gölü ve Özellikleri

Aral Gölü Kazakistan ve Özbekistan sınırları içinde yer alan, Asya kıtasının ikinci dünyanın ise dördüncü büyük gölüdür.

http://www.ulkemiz.com/aral-golu-ve-ozellikleri

Özbekistan

Özbekistan

Asıl adı ile Özbekistan Cumhuriyeti olan ve Orta Asya'da kurulan Özbekistan; bağımsız Türk devletlerinden biridir.

http://www.ulkemiz.com/ozbekistan

Alabay (Alabai)

Alabay (Alabai)

Orta Asya çoban köpeği olan Alabay güçlü ve atletik yapılı bir bekçidir. İri kemiklere ve kaslı bir vücut yapısına sahiptir.

http://www.ulkemiz.com/alabay-alabai

Yarı kurak iklim nedir?

Yarı kurak iklim nedir?

Yarı kurak iklim veya step iklimi genellikle yıllık olarak düşük yağmur miktarı alan (250–400 mm) bölgelerin iklimini ifade eder.

http://www.ulkemiz.com/yari-kurak-iklim-nedir

Çöl iklimi nedir ? Nedere görülür

Çöl iklimi nedir ? Nedere görülür

30° enlemlerinde(Dönenceler çevresi) görülür. Yılda 1 veya 2 kez yağış düşer. Vahaların dışındaki yerler yerleşmeye elverişli değildir. Yıllık sıcaklık farkı azdır . Gece ile gündüz arası sıcaklık farkı yüksektir. Bu sebepten fiziksel aşınma ve bunun sonucu kum oluşumu fazladır. Görüldüğü yerler: Büyük Sahra (Kuzey Afrika), Kalahari (Güney Afrika), Atacama (Güney Amerika), Arizona (Kuzey Amerika), Kolorado Çölü (Amerika Birleşik Devletleri) Viktorya (Avustralya), Tar Çölü (Hindistan), Kisimu (Kenya), Gobi Çölü (Çin), Taklamakan Çölü (Çin), Kızılkum Çölü (Kazakistan), Namib Çölü (Afrika), Necef, Gobon ve Gibson (Avustralya), Patagonya, Peru. Bitki örtüsünü dikenli bitkiler ve kaktüs oluşturur. Yağışlar genelde sağanak yağmur biçimindedir. Yağış oluşumu tipi Konveksiyonel yağışdır Doğal bitki örtüsü bazı kurakçıl otlar ve kaktüstür. Yıllık yağış miktarı genellikle 100 mm'den azdır Wikipedia

http://www.ulkemiz.com/col-iklimi-nedir-nedere-gorulur

Sıcak kuşak iklimleri nelerdir?

Sıcak kuşak iklimleri nelerdir?

Ekvatoral İklim Ekvator'un ikilim tarafında 10 ° enlemleri arasında, Okyanus Adaları'nda, Amazon Havzası'nda ve Kongo Havzası'nda görülür. Her mevsim yağışlıdır. Yıllık sıcaklık ortalaması 25-30 °C civarındadır. Yıllık sıcaklık farkı çok azdır. Yıllık ortalama yağış 2.000 mm üstündedir. Buradaki insanlar kapalı tenlidir. Bitki örtüsü gür ormanlardır. Yağışlar genellikle Konveksiyonel kökenlidir. Her mevsimi yağışlı olduğu için bu bölgenin akarsu rejimleri düzenlidir. Genelde evler kütük veya odundandır. Genelde tropikal meyveler,yağlı kamış,patates,pirinç ve lahana yetiştirilir. Endonezya ve Malezya Amazon ve Kongo Havzası ayrıca Gine Körfezi'nde etkilidir. Güneş ışınları, yıl boyunca dik ve dike yakın açılarla geldiğinden yıllık sıcaklık farkı azdır. En Sıcak Ay Ortalaması 40 °C En Soğuk Ay Ortalaması 17 °C Yazın Sıcaklık 38-40 °C Kışın İse Sıcaklık 19-17 °C Savan İklimi Savan ilkimi, diğer adıyla yazı yağışlı subtropikal iklim. Yazları yağışlı tropikal iklimdir. Ekvatoral iklimin iki tarafında yaklaşık 10 - 20 ° enlemleri arasında görülür. Yıllık sıcaklık ortalaması 22 - 23 °C civarındadır. Yıllık sıcaklık farkı 4 C° - 5 °C'dir. Yıllık ortalama yağış 1.000 - 1.500 mm'dir. Bitki örtüsü uzun boylu ot toplulukları olan savandır Yazın En Sıcaklık Ay Ortalaması 49 °C Kışın En Soğuk Ay Ortalaması 21 °C Muson İklimi Muson Asyası'nda etkili olan iklim tipidir. Denizden esen Muson Rüzgarları bu iklim tipi karakterinde oldukça etkilidir. Muson ikliminde en çok yağış yazın düşer. Yağışlar genellikle orografik yağışlardır. Muson iklim bölgesinde bulunan Çerapunçi kasabasının yıllık yağış ortalaması 12000 mm'dir Muson ilkimi;Hindistan,Güneydoğu Asya kıyıları,Madagaskar ve Avustralya'nın kuzeyi gibi yerlerde etkilidir. Bitki örtüsü kışın yaprağını döken geniş yapraklı muson ormanlarıdır. Yıllık sıcaklık ortalaması 20 °C nin üstündedir. Çöl İklimi Günlük ve yıllık sıcaklık farkının en fazla olduğu iklim tipidir. En fazla Yengeç ve Oğlak dönencesi civarlarında etkilidir. Avustralya'nın iç kesimlerinde Çöl iklimi görülebilmektedir. Yağış ortalaması çok azdır. Çöl ikliminin etkili olduğu yerlerde taşlar fiziksel çözülmeye uğrar. Doğal bitki örtüsü kurak otlar ve kaktüslerdir. Görüldüğü yerler: Büyük Sahra (Kuzey Afrika), Kalahari (Güney Afrika), Atacama (Güney Amerika), Arizona (Kuzey Amerika), Kolorado Çölü (Amerika Birleşik Devletleri) Viktorya (Avustralya), Tar Çölü (Hindistan), Kisimu (Kenya), Gobi Çölü (Çin), Taklamakan Çölü (Çin), Kızılkum Çölü (Kazakistan), Namib Çölü (Afrika), Necef, Gobon ve Gibson (Avustralya), Patagonya, Peru. Yağışlar genellikle Konveksiyonel kökenlidir. Wikipedia

http://www.ulkemiz.com/sicak-kusak-iklimleri-nelerdir

Şanghay İşbirliği Örgütü Nedir

Şanghay İşbirliği Örgütü Nedir

Şanghay İşbirliği Örgütü adını örgütün ilk toplandığı yer olan Şanghay'dan almaktadır. Çin Halk Cumhuriyeti, Rusya, Kazakistan, Kırgızistan ve Tacikistan'ın 1996'da yılında oluşturdukları yapılanma Şanghay Beşlisi olarak anılıyordu.

http://www.ulkemiz.com/sanghay-isbirligi-orgutu-nedir

Astronotlar UUI dan döndü

Astronotlar UUI dan döndü

173 gündür Uluslararası Uzay İstasyonu’nda görevde olan Rus kozmonotlar  Sergey ve Rıjikov ile ABD’li astronot Robert Shane Kimbrough Kazakistan’a iniş yaptı. UUI ‘ de ki çalışmalarını tamamlayan astronotlar elde ettiği verileri değerlendirdikten sonra yeni bir çalışma için organizasyon başlatacak. Tekrar aynı kişilerin UUI’ye gidip gitmeyeceği hakkında açıklama gelmezken , yeni çalışma planları için cidii veri elde edildiği gelen bilgiler arasında. YerelBT: http://www.yerelbt.com/astronotlar-uui-dan-dondu/

http://www.ulkemiz.com/astronotlar-uui-dan-dondu

Uzay Yarışının Başlangıcı; Sputnik ve Luna Programları

Uzay Yarışının Başlangıcı; Sputnik ve Luna Programları

Uzay yarışı, Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği ve Amerika Birleşik Devletleri arasında Soğuk Savaş’ın bir parçası olarak sürdürülen resmi olmayan bir rekabettir.

http://www.ulkemiz.com/uzay-yarisinin-baslangici-sputnik-ve-luna-programlari

Rusça Nasıl Bir Dildir ?

Rusça Nasıl Bir Dildir ?

Rusça, yaklaşık olarak 150 milyon kişi trafından kullanılan ve ana dil olarak kullanılan bir dildir.

http://www.ulkemiz.com/rusca-nasil-bir-dildir-

Azerbaycan Cumhuriyeti hakkında bilgi

Azerbaycan Cumhuriyeti hakkında bilgi

Türklerin Azerbaycan’a gelişlerinin Saka / İskit döneminde olduğu tahmin edilmektedir.

http://www.ulkemiz.com/azerbaycan-cumhuriyeti-hakkinda-bilgi

 Türkmenistan Cumhuriyeti hakkında bilgi

Türkmenistan Cumhuriyeti hakkında bilgi

Resmî adıyla Türkmenistan Cumhuriyeti, 1991'de Sovyetler Birliği'nin dağılışından sonra bağımsızlığını kazanan Orta Asya Türk cumhuriyeti.

http://www.ulkemiz.com/turkmenistan-cumhuriyeti-hakkinda-bilgi

<b class=red>Kazakistan</b> Cumhuriyeti hakkında bilgi

Kazakistan Cumhuriyeti hakkında bilgi

Resmî adıyla Kazakistan Cumhuriyeti , Orta Asya ve Doğu Avrupa’daki bağımsız devlettir.

http://www.ulkemiz.com/kazakistan-cumhuriyeti-hakkinda-bilgi

Kırgızistan Cumhuriyeti hakkında bilgi

Kırgızistan Cumhuriyeti hakkında bilgi

Kırgızistan, Orta Asya’da bulunmakta olup, Başkenti Bişkek’tir.

http://www.ulkemiz.com/kirgizistan-cumhuriyeti-hakkinda-bilgi

Özbekistan Cumhuriyeti hakkında bilgi

Özbekistan Cumhuriyeti hakkında bilgi

Resmi adıyla Özbekistan Cumhuriyeti , Orta Asya'da, Sovyetler Birliği'nden bağımsızlığını kazanmış bir devlet ülkedir. Özbekistan, günümüzdeki yedi bağımsız Türk devletlerinden biri olup TÜRKSOY'un üyesidir.

http://www.ulkemiz.com/ozbekistan-cumhuriyeti-hakkinda-bilgi

 
3WTURK CMS v6.03WTURK CMS v6.0