Arama Sonuçları..

Toplam 6 kayıt bulundu.
Uzayda ilk çiçek!

Uzayda ilk çiçek!

Uluslararası Uzay İstasyonu’nunda (ISS) görev yapan astronotlar, tarihte ilk kez yer çekimsiz ortamda bir bitkinin çiçek açmasını sağlamayı başardıklarını açıkladı.ABD’li astronot Scott Kelly, 13 taç yaprağına sahip turuncu bir zinya çiçeğinin fotoğrafını paylaşarak, “Uzayda yetiştirilmiş ilk çiçek karşınızda! #Uzayçiçeği #zinya #Uzaydabiryıl” yazdı ve sözlerini “Evet, uzayda başka yaşam türleri de mevcut!” diyerek tamamladı.Amerikan Ulusal Uzay Ajansı (NASA), geçtiğimiz aylarda uzayda yetiştirilmeye çalışılan bitkilerle ilgili yayınladığı açıklamada, zinya çiçeği tohumlarının ISS’e “güzellikleri yüzünden değil, sahip oldukları özellikler yüzünden götürüldüğünü” dile getirmişti. NASA yetkilileri, “Bu çiçek sayesinde astronotlar yerçekimsiz ortamda bitkilerin nasıl büyüyüp çiçek açtığını gözlemleyebilecek” demişti.Astronot Scott, Aralık ayında yetiştirmeye çalıştığı zinya çiçeklerinin oldukça kötü durumda olduğunu gösteren bir fotoğraf paylaşmış ve “Çiçeklerimiz pek de iyi durumda değil. Bu bir gün Mars’a kurmaya çalışacağımız koloni için kötü bir haber olabilir” demişti.MARUL VE BUĞDAY YETİŞTİRİLMİŞTİAstronot ve kozmonotlar geçmişte ISS’de başarıyla marul ve buğday yetiştirmeyi başarmıştı. Ancak uzmanlar şimdiye dek bir bitkinin uzayda çiçek açmasını sağlamayı başaramamış olduklarını ve bu zinya çiçeğinin açmasını önemli bir başarı olarak gördüklerini söyledi.ISS’in sebze yetiştirme programının lideri Trent Smith yaptığı açıklamada, “Zinya bitkisi maruldan çok daha farklı. Bu bitki çevresel koşullara karşı çok daha hassas, büyümesi maruldan çok daha uzun zaman alıyor, 60 ya da 80 gün sürüyor. Bu nedenle büyütmesi oldukça zor bir bitki” dedi.Smith, “Bu çiçeğin açmasını ve gelişimini tamamlamasını sağlamış olmamız bir gün uzayda domates yetiştirmek için önemli bir adım” dedi.Uzmanlar, zinya çiçeğinin açmasının bilimsel açıdan önemli ve mutluluk verici bir gelişme olmasının yanı sıra güzelliğiyle ISS’deki araştırmacıların moralini yükseltmekte de etkili olduğunu söyledi.AFPhttp://www.e-psikiyatri.com

http://www.ulkemiz.com/uzayda-ilk-cicek

Uzayda Bir Yıllık Görev Tamamlandı

Uzayda Bir Yıllık Görev Tamamlandı

ABD-Rus ortak çalışması kapsamında görevlendirilen NASA eski Astronotu Scott Kelly, Rus Kozmonot Mikhail Kornienko ile birlikte uzayın fizyolojik etkileri konusunda hayati bilgiler elde etti.

http://www.ulkemiz.com/uzayda-bir-yillik-gorev-tamamlandi

Astronotlar UUI dan döndü

Astronotlar UUI dan döndü

173 gündür Uluslararası Uzay İstasyonu’nda görevde olan Rus kozmonotlar  Sergey ve Rıjikov ile ABD’li astronot Robert Shane Kimbrough Kazakistan’a iniş yaptı. UUI ‘ de ki çalışmalarını tamamlayan astronotlar elde ettiği verileri değerlendirdikten sonra yeni bir çalışma için organizasyon başlatacak. Tekrar aynı kişilerin UUI’ye gidip gitmeyeceği hakkında açıklama gelmezken , yeni çalışma planları için cidii veri elde edildiği gelen bilgiler arasında. YerelBT: http://www.yerelbt.com/astronotlar-uui-dan-dondu/

http://www.ulkemiz.com/astronotlar-uui-dan-dondu

20. Yüzyılda Bilim ve Teknoloji

20. Yüzyılda Bilim ve Teknoloji

1900 – Mendel Mendel yasalarının doğruluğu deneylerle kanıtlandı. 1822’de Avusturya’da doğan Gregor Mendel, 1856 yılında kalıtımla ilgili çalışmalarına başlamıştı. Bezelyelerle yaptığı deneyler sonucunda kalıtım yasalarını ortaya atan Mendel, genetiğin doğmasına olanak sağlamıştır. 1901 – Zeplin Emekli bir Alman subayı olan Ferdinand Zeppelin’in tasarladığı hava gemisi “Zeplin”lerden ilki 2 Temmuz’da Almanya’da Friedrichshafen yakınlarında bir göldeki yüzer hangardan havalandı. Sivil havacılıkta ve yolcu taşımacılığında büyük başarılar elde edecek olan bu araçlar, uçaklarla rekabete dayanamayıp gelecekte göklerden silinecekti. 1902 – Kromozomlar Amerikalı genetik bilgini Walter Sutton, Columbia’da öğrenciliği sırasında kromozomların kalıtsal bilgiyi taşıdığını ve ayrı çiftler halinde bulunduğunu ilk kez ortaya koymuş, sonraki yıllarda yaptığı çalışmalarla kalıtımla ilgili kromozom kuramının temelini ortaya atmıştır. 1903 – Uçak Motorlu ilk uçuş yapıldı. Orville Wright’ın pilotluğunu yaptığı Flyer adındaki ilk uçak 17 Aralık 1903’te havalanıp yerden üç metre yükseldi. 12 saniye havada kalan uçak sonra sert bir biçimde yere indi. Wilbur ve Orville Wright kardeşler aynı gün iki uçuş daha yaptılar. En uzun uçuş 59 saniye sürdü ve 260 m’lik uzaklığı aştı. 1903 – İlk Elektrokardiyografi Hollandalı fizyolog Willem Einthoven, kendi adıyla anılan ilk telli galvanometreyi tasarladı. Galvanometre, kalp kasının kasılmasıyla ortaya çıkan değişiklikleri ölçüyor ve kâğıt üzerine kaydediyordu. Einthoven bu yönteme elektrokardiyografi adını verdi. 1904 – Şartlı Refleks İvan Petroviç Pavlov, Nobel Fizyoloji ve Tıp Ödülü’nü kazandı. Hayvanlar üzerinde yaptığı deneylerle şartlı refleks kavramını geliştiren Pavlov, bu ödülü, sindirim salgıları üzerindeki araştırmaları nedeniyle kazanmıştı. 1904 – Radyoaktiflik Ernest Rutherford, radyoaktiflik adını verdiği kitabını yayımladı. İngiliz fizikçi kitabında, bu konudaki çalışmalarının sonuçlarını anlatıyor ve radyoaktif etkinliğin dış koşullardan etkilenmediğini, radyoaktif süreçlerde kimyasal tepkimelere oranla daha fazla miktarda ısı açığa çıktığını ortaya koyuyordu. Ayrıca bu yapıtında radyoaktif dönüşüm sonucunda kimyasal nitelikleri farklı yeni ürünlerin ortaya çıktığını ileri sürüyordu. 1905 – İlk IQ Testi IQ testi ilk kez uygulandı. Alman psikolog Wilhelm Stern’in ortaya koyduğu IQ (Intelligence Quotient) kavramı Lewis Terman tarafından Stanfort-Binet testinde kullanılmak üzere uyarlandı. Zekâ yaşının kronolojik yaşa bölümünün 100’le çarpılmasıyla sonuç elde edilir. Ortalama IQ sayısı 100 olarak kabul edilmiştir. 130’un üzerindeki değerler üstün zekâlı, 70’in altındakilerse geri zekâlı olarak nitelendirilir. 1905 – Özel Görelilik Albert Einstein, özel görelilik kuramına ilişkin “Hareketli Cisimlerin Elektrodinamiği” adlı makaleyi yayımladı. Bu makale fizikte devrim niteliği taşır. 1906 – Triyot Lamba Lee de Forest, elektronları salan elektrot (katot) ile toplayan elektrot (anot) arasına ızgara adı verilen kafes biçimli bir üçüncü elektrot yerleştirerek üç elektrotlu ilk elektronik lambayı (triyot) gerçekleştirdi. Izgaraya uygulanan gerilimin değiştirilmesiyle katot ile anot arasındaki elektron akımının azalıp çoğalması sağlanıyordu. Böylece de triyot lamba yükselteç olarak kullanılabiliyordu. Telsiz iletişimi ve radyonun gelişmesinde triyot lambanın büyük katkısı olmuştur. 1907 – Radyometrik Tarihleme Bertrand Boltwood radyometrik tarihleme yöntemini buldu. 1905 yılında uranyumla başlayan radyoaktif bozunumların son ürününün kurşun olduğunu gösteren bilim adamı, 1907’de içlerindeki kurşun-uranyum oranına bakarak bazı kayaçların yaşını ölçme yöntemini geliştirdi. Bu yöntem sayesinde Dünya’nın yaşının tahmin edilmesinde önemli adımlar atıldı. Bu yöntem ayrıca arkeolojide de kullanıldı. 1908 – Maddenin Yapısı Jean Perrin sıvı içinde asılı halde bulunan çok küçük parçacıkların Brown hareketlerini inceleyerek maddenin atomlardan oluştuğunu kanıtladı. 1908 – Otomobilin Piyasaya Çıkışı Ford firması “T” modeli denen otomobili piyasaya sürdü. Bu model, bir at almaya parası yeten herkesin alabileceği ucuzluktaydı. Böylece otomobiller yalnızca zenginlerin oyuncağı olmaktan çıkıp günlük yaşamda kullanılmaya başladılar. Kısa bir süre sonra ilk üretim bandını da devreye sokarak seri üretime geçen ilk firma yine Ford olacaktı. 1908 – Geiger Sayacı Hans Geiger ilk radyasyon dedektörünü, bugün kullandığımız adıyla Geiger sayacını, yaptı. Manchester Üniversitesi’nde Ernest Rutherford’un yardımcılığını yapan Geiger, yaptığı deneylerle Rutherford’un çekirdeğin atomun merkezinde çok küçük bir yer kapladığını anlamasına yardımcı olmuştu. 1909 – Kuzey Kutbuna Çıkış ABD’li bir kâşif olan Robert Edwin Peary kuzey kutbuna ulaşmayı başaran ilk insan oldu. 1909 – Plastiğin Öncüsü Bakalitin Keşfi Leo Hendrik Baekeland bakaliti buldu. Baekeland 1905’te doğal bir reçine olan gomalakın yerini tutabilecek bir maddeyi sentez yoluyla üretebilmek için araştırmalara başladı. Araştırmaları formaldehit ile fenolün yüksek sıcaklık ve basınç altında yoğunlaşma ürünü olan ve ısıtıldığında yumuşamayan plastik maddelerin ilk örneği olarak çığır açan bakaliti bulmasıyla sonuçlandı. 1911 – Güney Kutbuna Çıkış Norveç’li kâşif Roald Amundsen, 14 Aralık 1911 günü kendisine eşlik eden 4 kişi ve 54 köpekle güney kutbuna ulaştı. 1911 – Vitamin Polonyalı kimyager Casimir Funk, parlatılmamış pirinçte bulunan ve beriberiyi önleyen maddenin bir tür amin olduğunu belirleyerek buna vitamin adının verilmesini önerdi. Bütün vitaminlerin yapısının birbirine benzediği düşünüldüğünden bu terim kısaca bütün yardımcı maddeler için kullanıldı. 1911 – Süperiletkenler Süperiletkenler keşfedildi. Hollandalı fizikçi Heike Kamerlingh Onnes, belirli şartlarda cıvanın süperiletken olduğunu buldu. Sonradan iki düzineden fazla elementin ve binlerce metal alaşımının da süperiletken olabileceği bulundu. 1911 – Rutherford Atom Modeli Ernest Rutherford, atom modelini geliştirdi. Alfa parçacıklarının ince metal levhalardan geçişini inceleyen Rutherfort, alfa parçacığı artı yüklü olduğundan levhadan geçişi sırasında metal atomlarındaki artı yüklerin itici etkisiyle sapmaya uğrayacağını ama parçacığın kütlesi çok büyük olduğu için sapmanın küçük olacağını düşünüyordu. Yapılan deneylerde alfa parçacıklarının gerçekten de genel olarak küçük sapmalar gösterdiği fakat büyük açılarda sapan parçaların da bulunduğu, hatta bazen bir parçacığın yönünü değiştirip geri döndüğü gözlendi. Bu durum o günlerde geçerli olan atom modeline uymuyordu. Böylesine büyük kütleli alfa parçacığını bu denli saptırabilmesi için atomdaki bütün artı yüklerin ve kütlenin çok küçük bir hacimde yoğunlaşmış olması gerekiyordu.. Rutherford, bu fikirden yola çıkarak geliştirdiği atom modelinde atomun, çok küçük hacimli, yoğun ve artı yüklü bir çekirdek ile bunun çevresinde dönen küçük kütleli ve eksi yüklerden oluştuğunu ortaya koydu. 1912 – Kıtaların kayması Kıtaların kayması kuramı ortaya atıldı. Aslında bir meteorolog olan Alman bilim adamı Alfred Wegener, başlangıçta tüm kıtaların Pangea adında tek bir kıta olduğu, sonradan parçalanıp dağılarak zamanla günümüzdeki yerlerine ulaştığı görüşüne dayanan kıtaların kayması kuramını ortaya attı. 1913 – Bohr Atom Modeli Niels Bohr atomun yapısını açıklığa kavuşturdu ve bunu anlattığı ünlü makalesini yayımladı. Bohr’un atom modeli, özellikle hidrojen atomunun yapısını belirleyen modeli, önceki klasik modellerden köklü biçimde farklıydı. Bu model, kuantum modelini hesaba katan ilk modeldi ve tümüyle kuantum mekaniğine dayanan modellerin öncüsüydü. 1915 – İlk Kıtalararası Telefon Konuşması Yapıldı. 1916 – Karadelikler Karadeliklerin varlığına dair ilk varsayım ortaya atıldı. Alman gökbilimci Karl Schwarzschield, yeterli kütleye sahip cisimlerden kaçış hızının ışık hızına yaklaşabileceğini, bu nedenle doğrudan gözlemlenemeyeceklerini kanıtlamak amacıyla, genel denklemlerden yararlanarak karadelik kuramının temellerini attı. Çekimlerinden ışık dahil hiçbir şeyin kaçamayacağı bu cisimlere karadelik adının verilmesi yaklaşık 50 yıl sonra olacaktı. 1916 – Genel Görelilik Kuramı Einstein “Genel Görelilik Kuramı” olarak bilinen çalışmasını yayımladı. Bu çalışma bilim dünyasını sarsan görüşler içeriyordu. Kuramın öngörülerinin deneysel kanıtlarıysa ancak Birinci Dünya Savaşı’ndan sonra, Mayıs 1919’da Gine Körfezi’ndeki Principe adasında ve Brezilya Sobral’de gerçekleştirilen Güneş tutulması gözlemleri sonucu elde edildi. 1917 – Sonar Sonar kullanılmaya başladı. Ses dalgaları yoluyla cisimlerin yerini saptayan bu aracın temel ilkeleri Fransız fizikçi Paul Langevin tarafından ortaya atılmıştı. Gemilerde ve denizaltılarda genel kullanım alanı bulan sonar, deniz yolculuklarını daha güvenli kıldı. 1918 – Benzin Motorlu Traktörler Tarımda benzin motorlu traktörler kullanılmaya başladı. Üretimin artmasıyla birlikte çiftçiler yalnız kendi gereksinimlerini karşılamak için değil, piyasaya mal satmak için de çalışmaya başladılar. 1920 – Soğutucular Soğutucular gündelik yaşamda. Üretilmeye başlayan elektrikli buzdolapları yiyeceklerin saklanmasında yeni bir çığır açtı. 1920 – Radyo ABD’de düzenli radyo yayınları başladı. Aynı yıl İngiltere’de de radyo yayınları başlamıştı. 1921 – Psikolojik Testler Hermann Rorschach, kendi adıyla anılan ve yansıtma tekniğine dayanan psikolojik testler uygulamaya başladı. 1921 – Pankreas Özütünden İnsülin Kanadalı bilim adamları Frederick G. Banting ve Charles H. Best, pankreas özütünden insülin elde ettiler. Bu buluş, şeker hastalığı tedavisinde çığır açtı. 1921 – Robot Sözcüğünün Ortaya Çıkışı Robot sözcüğü ilk kez kullanıldı. Çek oyun yazarı Karel Capek, Rossum’s Universal Robots (Rossum’un Evrensel Robotları) adını verdiği oyununda verilen emirleri düşünmeden yerine getiren makineleşmiş insanlardan söz ediyordu. Robot sözcüğü Çek dilinde angarya iş anlamına geliyordu. 1922 Tutankamon’un Mezarı Bulundu Mumyanın bulunduğu odaya ilk kez İngiliz kazıbilimci (arkeolog) Howard Carter girdi. Mısır’da 19. sülale döneminde “Amarna kralları” olarak bilinen Ahenaton, Smenhkare, Tutankamon ve Ay’ın adları firavunlar listesinden silindiği için mezarın yeri unutulmuştu. Bu sayede özgün haliyle, bozulmadan bulunan mezar, birçok arkeolojik bulgu sağladı. 1923 – Elektromanyetik Dalgalar Arthur Compton, X ışınlarının elektronlarla çarpışması durumunda dalgaboylarının değiştiğini belirleyerek bunun nedenini açıkladı. Bu buluş, elektromanyetik dalgaların hem dalga hem de parçacık niteliği taşıyan ikili yapısına ilişkin görüşü doğrulamıştır. 1923 – Psikolojik Bulgular İsviçreli psikolog Jean Piaget, çocukların derslerde yaptığı yanlışların gelişigüzel olmadığını, belli yaş gruplarında özgün yanlışların yapıldığını ortaya koydu. Böylece çocuğun yetişkinliğine değin bir dizi zihinsel gelişim evresinden geçtiği sonucuna ulaştı. 1924 – Işığın Yapısı Fransız fizikçi Louis de Broglie, ışığın hem dalga hem de parçacık davranışı gösterdiğini kanıtlayan deneysel bulgulardan yola çıkarak, parçacıkların da parçacık özelliklerine ek olarak dalga özelliklerine sahip olabileceği düşüncesini ileri sürdü. 1925 – Kuantum Mekaniği Alman fizikçi Werner Heisenberg, kuantum mekaniğinin matris biçimini geliştirdi. Heisenberg tutulduğu saman nezlesi nedeniyle dinlemeye çekildiği Helgoland adasında, harmonik olmayan salınıcıda kesikli enerji durumlarının açıklanmasıyla ilgili bir problemi çözerek atomun kuantum mekaniğinin geliştirilmesine yönelik programlı araştırılmaların başlangıcını oluşturdu. 1926 – İlk Başarılı Roket ABD’li bilim adamı Robert Goddard ilk başarılı roket deneyini gerçekleştirdi. Massachussets’e bağlı Auburn kenti yakınlarında bir çiftlikte gerçekleştirdiği deneyde, Goddard’ın bir rampadan ateşlediği sıvı yakıtlı roket 30 m yükseldi ve 2,5 saniye havada kalarak 60 metre yol aldı. 1926 – Biyosfer Rus bilim adamı Vlademir Vernadski, canlı süreçlerin atmosfere katkılarını inceledi ve atmosferdeki azot, oksijen ve karbon dioksiksitin canlılarca üretildiğini belirledi. Biyosfer kavramını ortaya atan da Vernadskidir. 1927 – Kırınım Olayı George Paget Thomson, bir elektron demetinin kristal yapılı bir maddeden geçerken kırınıma uğradığını belirledi. Böylece Louis de Broglie’nin, bir parçacığın, Planck sabitinin parçacık momentumuna bölünmesiyle elde edilen dalga boyunda bir dalga davranışı göstereceği yolundaki öngörüsünü doğruladı. 1927 – Büyük Patlama Büyük patlama kuramı ortaya atıldı. Belçikalı gökbilimci Georges Lemaître’in ortaya attığı kurama göre evren başlangıçtaki bir “süperatomun” genleşmesi sonucu oluşmuştur. Bu kuram sonradan George Gamov tarafından geliştirildi. Sesli sinema filmi yapıldı. 1895 yılında Lumiere kardeşlerin ilk filmi göstermelerinden beri sessiz sinema gündemdeydi. 1927’den sonraysa sessiz filmler yerlerini yavaş yavaş sesli filmlere bıraktılar. 1928 – C Vitamini C vitamini keşfedildi. Özellikle uzun gemi yolculuklarında ortaya çıkan İskorbit hastalığının tedavisinde C vitaminin etkili olduğu anlaşıldı. 1928 – Penisilin Alexander Şeming, penisilini buldu. Bu antibiyotik ilaçla tedavide yeni bir dönem başlattı. 1929 – Evren Genişliyor Ünlü gökbilimci Edwin Hubble, Evren’in genişlediği fikrini ortaya attı. Hubble’a göre Evren, gökadaların birbirlerinden uzaklaşma hızları ile birbirlerine olan uzaklıkları arasındaki oran sabit kalacak şekilde genişlemektedir. 1930 – Plüton Plüton gezegeni keşfedildi. Astronom Clyde Tombaugh, Lowell gözlemevinde çalıştığı sıralarda çektiği bir dizi fotoğrafta küçük gezegenlerden daha yavaş hareket eden bir gökcismi saptadı. Bu gök cismi uzun süredir orada olduğundan kuşku duyulan Plüton gezegeniydi. 1930 -Antimadde İngiliz fizikçi Paul Dirac, antimadde kavramını ortaya attı. Dirac, elektronların enerji düzeyleri konusundaki çalışmaları sırasında elektronun karşıt parçacığının varlığını ileri sürdü. Bu çalışma, elektrik yükü dışında her yönüyle elektronun özdeşi olan bir parçacığın laboratuvarda üretilmesiyle sonuçlandı. Bu maddeye pozitron adı verildi. 1931 – İlk Elektronik Mercek Alman bilim adamı Ernst Ruska ilk elektronik merceği geliştirdi. Bu mercek elektronları ışık gibi odaklayan bir elektromıknatıstan oluşuyordu. Ruska, seri halde birkaç elektron merceği kullanarak ilk elektron mikroskopunu 1933 yılında yaptı. 1931 – Nötrinolar Avusturyalı fizikçi Wolfgang Pauli, nötrinoların varlığı tezini ileri sürdü. Pauli, nötrinonun varlığını, radyoaktif beta bozunumuna ilişkin varsayımla enerjinin ve momentumun korunumu yasalarının uyum içinde olmasını sağlamak amacıyla öngörmüştü. Nötrino adı bu parçacığa ünlü İtalyan fizikçi Enrico Fermi tarafından verildi. 1931 – Uzaydan Gelen Radyo Dalgaları Karl Jansky, Güneş Sistemi’nin dışından gelen radyo dalgaları keşfetti. 1928 yılında New Jersey’de bulunan Bell Laboratuvarlarında çalışmaya başlayan Jansky, burada telefon haberleşmesini etkileyen çeşitli parazitlerin kaynağını araştırmakla görevlendirildi. Yönlendirilebilir doğrusal bir anten kurarak biri dışındaki tüm girişim kaynaklarını belirledi. Aylar süren çalışmalardan sonra 1931’de, bir türlü saptanamayan bu girişim kaynağının yıldızlar olduğunu buldu. Birkaç ay sonra da bu kaynağın Yay takımyıldızı doğrultusunda olduğunu keşfetti. 1932 – Nötron James Chadwick atomun içinde elektrik yükü olmayan bir parçacık olduğunu keşfetti. Bu parçacığa nötron adını verdi. 1933 – Olasılık Kuramı A. N. Kolmogorov, olasılıklar hesabının aksiyomatik kuramının temellerini attı. Bu, günümüzde de kullanılan olasılık kuramının başlangıcıdır. 1932 – Fotoğrafların Banyolanması ABD’li bir fizikçi olan Edwin Herbert Land, fotoğrafların banyo ve baskı işlerinin tek aşamada yapılmasını sağlayan bir yöntem geliştirdi. Işığın kutuplanmasıyla ilgilenen Land, mikroskopaltı boyutlardaki iyodokinin sülfat kristallerini belirli bir doğrultuda yönelmiş halde dizmeyi ve bu dizileri ince plastik bir katman üzerine aktarmayı başardı. Bu çalışmaları sonucunda geliştirdiği ve Polaroid 3 kâğıdı olarak adlandırdığı kutuplayıcı kısa sürede yaygın kullanım alanı buldu. 1934 – Naylon ABD’li kimyacı Wallace Carothers naylonu buldu. 1938’de ticari üretimine geçilen naylon, bileşim yoluyla hazırlanan ilk sentetik polimer lifi olmuş ve yapay elyaf sanayisinin doğuşunu hazırlamıştır. 1934 – İlk Yapay Radyoaktiflik Frederick ve Irene Joliot-Curie, çeşitli elementleri polonyum atomundan salınan alfa parçacıkları (artı yüklü helyum çekirdekleri) bombardımanına tutarak ilk yapay radyoaktifliği elde ettiler. 1935 – Mezon Japon fizikçi Hideki Yukawa, atom çekirdeğindeki parçacıkları bir arada tutan kuvvetin taşıyıcısı olarak mezon adlı parçacığın varlığını öngördü ve bu parçacığın niteliklerini kuramsal olarak belirledi. 1935 – Sismik Ölçek ABD’li deprem bilimciler Charles Richter ve Beno Gutenberg, deprem ve öteki sismik olayların büyüklüklerini belirlemek için bir ölçek hazırladı. 1935 – Radar Sistemi Radarın bulunuşu. İngiliz bilim adamı Robert Alexander Watson-Watt, uçaklara radyo dalgaları gönderip, yansıyan dalgayı alarak ve dalgaların gidiş dönüş süresini ölçerek uçağın varlığını ve uzaklığını 110 km mesafeden belirleyebilen bir sistem geliştirdi. Bu, o güne değin yapılmış ilk pratik radar sistemiydi. 1938 – Fisyon Fisyonun bulunuşu. Otto Hahn, Strassman’la birlikte uranyumun ürünlerinden birinin, daha hafif olan radyoaktif baryum elementi olduğunu buldular ve bunun, uranyum atomunun daha hafif iki atoma bölündüğünü kanıtladığını anladılar. 1939 – İlk Helikopter İgor Sikorsky, 1939 yılının başında yapımına başladığı VS-300 adlı helikopterin yapımını eylül ayında bitirdi ve ilk başarılı helikopter uçuşunu gerçekleştirdi. 1939 – İlk Böcek İlacı DDT (diklorodifeniltrikloroetan) ilk kez böcek ilacı olarak kullanıldı. İlk kez 1874 yılında üretilen DDT’nin böcek öldürücü etkisi ilk kez İsviçreli kimyacı Paul Hermann Müller tarafından keşfedilmiştir. Bu ilacın kullanımı ileriki yıllarda çevreye ve insanlara da zarar verdiği gerekçesiyle yasaklanacaktır. 1940ABD’de ilk renkli TV yayınları başladı. 1940 – Rh Faktörü Karl Landsteiner kandaki Rh faktörünü keşfetti. İlk kez tespit edildiği bir maymun türünün (Rhesus) adını taşıyan bu faktör, anne ve dölütün kanında bir dizi tepkimeye yol açarak düşük, ölü doğum ve yeni doğan bebekte öldürücü bir hastalığa neden oluyordu. 1940 – Neptünyum Mc Millan ve Abelson, uranyumu nötron bombardımanına tutarak ilk yapay element olan neptünyumu elde ettiler. 1940 – Lascaux Mağarası Fransa’da dört genç rastlantısal olarak Lascaux Mağarası’nı keşfetti. Mağaranın önemi binlerce yıl öncesinden kalma duvar resimleriyle dolu olmasıydı. Sonraları yapılan karbon-14 testi sonucunda bu mağaranın MÖ 15 000-13 000 yıllarından kalmış olduğu anlaşılacaktı. 1941 – Blalock Helene Taussig ve Alfred Blalock “mavi bebek sendromu” olarak bilinen bozuklukla doğan bebekler için cerrahi tedavi yöntemi geliştirdiler. Bu bebeklerin cildi kanda yeterli oksijen olmadığı için mavi-mor bir renk alıyordu. İlk ameliyatı 1944 yılında uygulayan Blalock, bu yöntemle birçok yaşam kurtardı. 1941 – ATP’nin Görevi Fritz Albert Lipmann canlı hücrede enerji aktarımı kuramını açıkladı ve ATP (adenozintrifosfat)’nin oynadığı temel rolü kanıtladı. Buna göre canlı sistemlerdeki biyokimyasal tepkimeler, termodinamik yasaların dışında değildir; enerji yoktan var edilemez. Hücreler enerji bakımından zengin moleküller taşıdığı için enerji tüketen tepkimeler oluşur. Bu moleküllerin en bilineni de ATP’dir. 1942 – Atom Pili 2 Aralık’ta Enrico Fermi, Chicago Üniversitesi’nde atom pili adıyla tanınan uranyum- yakıtlı grafitli ilk nükleer reaktörü yaptı. 1942 – İlk Başarılı Roket Deneyi Wernher von Braun ilk başarılı roket deneyini yaptı. Von Braun’un çalışmaları Almanya’da askeri amaçlı roketlerin yapımında kullanıldı. İleriki yıllarda ABD’de kurulan NASA da uzay çalışmaları için gereksinim duyduğu roket teknolojisini Von Braun’un çalışmalarından elde edecektir. 1942 – Manhattan Projesi ABD, atom bombası yapımına yönelik olarak gizli Manhattan projesini başlattı. Robert Oppenheimer’ın başkanlığında yürütülen proje 1945 yılında sonuçlandı. İlk atom bombası 16 Temmuz 1945’te Albuquerque’te bulunan bir hava üssünde denendi. Ani bir şok dalgası, yoğun ışık yayılması ve sıcaklık dalgalarının ardından gelen mantar şeklinde bir duman bu patlamanın sonuçlarındandı. Bombanın açığa çıkardığı enerji 15 bin ton TNT’ninkine eşitti. Bu denemeden 1 ay sonra Japon kentleri Hiroşima ve Nagazaki’ye atom bombası atıldı. 1943 – Streptomisin Selman Waksman, verem hastalığının tedavisinde etkili ilk antibiyotik olan streptomisini buldu. Waksman aynı zamanda antibiyotik terimini kullanan ilk kişiydi. 1944 – Antihistaminik İlaçlar İsviçreli farmakolog Daniel Bovet, histamin etkisini engelleyerek vücudun alerji tepkilerini yatıştırabilen antihistaminik ilaçların ilk örneği olan prilamini elde etti. 1945 – Elektronik Sayısal Bilgisayar J. Presper Eckert ve John W. Mauchly ilk otomatik elektronik sayısal bilgisayarı yaptılar. Ertesi yıl John Ragazzini ve yardımcıları ABD Ulusal Savunma Araştırma Komitesi için ilk genel amaçlı tümüyle elektronik prototipi geliştirdiler. 1945 – Uydular İngiliz Arthur C. Clarke, yereksenli uyduların Dünya’da birbirinden uzakta yer alan noktalar arasındaki iletişim için röle (aktarma) istasyonu olarak görev yapabileceklerini gösterdi. 1946 – Fotosentez ABD’li biyokimyacı Melvin Calvin, yeşil bitkilerin ışık enerjisini, karbondioksiti ve suyu büyümeleri için gerekli olan bileşiklere dönüştürdükleri fotosentez olayındaki kimyasal tepkimeleri ortaya çıkardı. 1947 – Transistör John Bardeen, W. Brittain ve W. Shockley transistörü buldular. Elektrik sinyallerinin yükseltilmesini, denetlenmesini ya da üretilmesini sağlayan bu buluşlarından dolayı üç bilim adamı 1956’da Nobel Fizik Ödülü’nü aldılar. Artık seri halde üretilebilen ve daha az yer kaplayan elektronik aletler yapmak mümkündür. 1947 – Karbon-14 Testi Frank Willard Libby, kazıbilimciler, insanbilimciler ve yerbilimciler için çok değerli olan radyoaktif karbonla (karbon-14) tarihleme yöntemini geliştirdi. 1948 – Holografi Macar asıllı bilim adamı Dennis Gabor, holografi düşüncesini geliştirdi. Mercek kullanmaksızın üç boyutlu bir görüntü oluşturma yöntemi olan holografi, uzun yıllar kuramsal olarak kalacak, ancak lazerin icadından sonra gerçekleştirilecektir. 1948 – Kuantum Mekaniği Richard Feynman, kuantum mekaniği ve elektrodinamik kuramlar üzerine yaptığı çalışmalarını tamamladı. Feynman bu çalışmasıyla eski kuantum elektrodinamik kuramının kimi zaman anlamsız sonuçlara yol açan yanlarını da çözüme kavuşturmuş oldu. Aynı alanda çalışan ABD’li Julian Schwinger ve Japon Tomonaga Siniçiro’yla birlikte 1965 yılında Nobel Fizik Ödülü’nü paylaştı. 1952 Çocuk Felci Aşısı ABD’li doktor Jonas Salk çocuk felci aşısını geliştirdi. 1952 İlk Hidrojen Bombası İlk hidrojen bombası denemesi yapıldı. Büyük Okyanus’taki Biikini atolünde gerçekleştirilen denemede atom bombasından çok daha fazla enerji açığa çıktı. Füzyon bombası, termonükleer bomba ya da H bombası olarak da bilinen bilinen bu bombayı Edward Teller geliştirdi. 1953 -DNA’nın Keşfi J. D. Watson ve F.H. C. Crick tarafından DNA’nın molekül yapısı tanımlandı. Bu modele göre DNA, birbiri çevresinde sarılan iki merdivene benzer ikili sarmal biçimindeydi. Bu ikili sarmal, birbiri çevresinde sarılan iki şeker-fosfat zincirinden ve bu zincirleri birbirine bağlayan baz çiftlerinden oluşuyordu. 1954 – Programlanabilir Robot George G. Devol, programlanabilir bir robotun patentini aldı. 1961 yılında bu patentlere dayanarak Unimation firması Unimate adlı ilk sanayi robotunu hizmet soktu. 1955 – Ses Duvarı, Karşıt Proton Owen Chamberlain ve Emilio Segre karşıt protonu keşfetti. Varlığı kuramsal olarak bilinen karşıt protonu üretmek amacıyla güçlü bir parçacık hızlandırıcısı olan bevatron kullanan Chamberlain ve Segre, 1956’da karşıt nötronun varlığını da doğruladılar. 1947 “Ses duvarı” aşıldı. ABD’li pilot Chuck Yeager, roketlerle takviye edilmiş Bell X-1 adlı uçağıyla saatte 1190 kilometreyi aşmayı başardı. Bu uçuşun ardından birçok havacılık firması sesten hızlı gidebilen uçaklar üretti. Sesten hızlı sivil uçakların ilkiyse uçuşlarına 1976 yılında başlayan İngiliz-Fransız ortak yapımı Concorde oldu. 1956 – FORTRAN Dili Bilgisayarlar için bilimsel hesaplamaya yönelik ilk yüksek düzeyli dil olan FORTRAN (FORmula TRANslator) geliştirildi. Bunu 1960 yılında geliştirilen Algol 60 (Algorithmic Language) izledi. Algol 60 kesin olarak tanımlanmış ilk programlama diliydi. Aynı yıl, yönetim konusunda uzmanlaşmış bir dil olan COBOL (COmmon Business Oriented Language) ve liste işleme dili olan Lisp (List processor) de kullanılmaya başladı. 1957 – İlk Uydu Sputnik-1 uzayda. 4 Ekim 1957’de fırlatılan Sputnik-1, yörüngeye yerleştirilen ilk uydu olmuş ve uzay çağını başlatmıştı. Dünya çevresinde bir tam dolanımını 96 dakikada tamamlayan Sputnik-1, 1958 yılında atmosfere girerek yanmıştı. 1958 – NASA Kuruldu Amerikan Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesi (NASA) kuruldu. Rusların 1957’de Sputnik uzay aracını fırlatmasının ardından ABD kongresi tarafından 1915 yılında kurulmuş olan Ulusal Havacılık Danışma Komitesi çerçevesinde oluşturuldu. 1959 – Hoverkraft Christopher Cockerell ilk hoverkraftı yaptı. Bir hava yastığı üzerinde yol almak üzere tasarlanmış bu araçların hem karada hem de denizde gidebilme gibi bir avantajları vardı. Ne var ki, kullanımındaki bazı güçlüklerden dolayı hoverkraftlar kendilerinden bekleneni veremediler. 1960 – İlk Lazer T. H. Maiman, yakuttan bir çubuk kullanarak ilk lazer aygıtını yaptı. Bu konuda daha önceden de çalışmalar olmasına karşın bugün anladığımız anlamıyla yaplan ilk lazer Maiman’a aittir. 1961 – İnsanlı İlk Uzay Uçuşu İnsanlı ilk uzay uçuşu 12 Nisan’da SSCB tarafından gerçekleştirildi. Kozmonot Yuri Gagarin, Vostok-1 adlı uzay aracıyla Dünya’nın çevresini 108 dakikada dolaştı. 1961 – Parçacıkların Sınıflandırılması ABD’li fizikçi Murray Gell-Man ve İsrailli fizikçi Yuval Ne’eman, parçacıkların sınıflandırılmasına ilişkin ve sekizli sınışama ya da SU(3) denen bir sınıflama şeması önerdiler. Bu şema, kuvvetli etkileşime giren parçacıkların daha temel parçacıklardan oluştuğunu öngörüyordu. 1964 – Kuarklar Gell-Mann, atomun fiziksel temeli olarak kuark kavramını ortaya attı. Fizikçi, parçacıklara bu adı verirken James-Joyce’un Finnegans Wake romanında geçen uydurma bir isimden esinlenmişti. 1964 – Intelsat Kuruldu Uluslararası uydularla telekomünikasyon örgütü Intelsat kuruldu. Bu tarihten sonra ilk uydusunu fırlatan Intelsat böylece 240 komünikasyon devresi ve 1 televizyon kanalının gereksinimini karşılayabiliyordu. 1965 – Fon Işıması Arno Penzias ve Robert Wilson, evrende 3 kelvinlik artık bir ısıl enerjiye karşılık gelen bir fon ışıması (Cosmic Backround Radiation) keşfettiler. Günümüzde bunun evrenin milyarlarca yıl önceki oluşumu sırasında gerçekleşen başlangıç patlamasından günümüze ulaşan bir artık fon ışınımı olduğu görüşünde birleşilmektedir. 1967 – İlk Kalp Nakli İlk kalp nakli gerçekleştirildi. Güney Afrikalı cerrah Christiaan Barnard, tedavi olanağı kalmamış ağır bir hastanın kalbini bir trafik kazasında ağır yaralanarak hastaneye getirilen ve ölmek üzere olan birinin kalbiyle değiştirdi. 1967 – Pulsar İngiliz gökbilimciler Antony Hewish ve Jocelyn Bell ilk pulsarı keşfettiler. Hewish ve Bell, bu buluşlarının radyo dalgalarındaki hızlı ve ani oynamaları kaydetmek amacıyla özel olarak tasarlanmış bir radyoteleskop yardımıyla gerçekleştirdiler. 1969 – Ay’a Çıkmak 21 Temmuz’da ABD’li astronotlar Neil Armstrong ve Edwin Aldrin Ay’a ayak basan ilk insanlar oldular. 1970 – Rüzgar Enerjisi Kömür, petrol gibi fosil yakıtların kullanılmaya başlamasından sonra gösterilen ilginin azaldığı rüzgâr enerjisi yeniden gündeme geldi. Tüm dünyada fosil yakıt rezervlerinin sınırlı ve gittikçe tükeniyor olması buna seçenek oluşturacak enerji kaynakları bulmayı gerektiriyordu. Binlerce yıldır insanlığın mekanik amaçlarla kullandığı rüzgâr enerjisi artık enerji üretmek için de kullanılmaya başlıyordu. 1969 – ARPANET ABD Savunma Bakanlığı ARPANET (Advanced Research Projects Agency) projesini başlattı. 1965 yılında MIT Lincoln Laboratuvarlarında ilk kez iki bilgisayar birbirine bağlanmış ve karşılıklı veri alış verişinde bulunmuşlardı. ARPANET projesi kapsamındaysa dört üniversitenin bilgisayarları, araştırma, eğitim ve hükümet uygulamalarını yürütmek için birbirine bağlandı. Hükümet bu projeye başlarken olası bir düşman saldırısı ardından iletişimin kesilmesi durumunda klasik iletişim yollarına alternatif olacağı düşüncesini taşıyordu. Bu proje günümüzde kullanılan internetin başlangıcı niteliğindeydi. 1971 – İlk Uzay İstasyonu İlk uzay istasyonu olan Salyut-1 Ruslar tarafından Dünya yörüngesine oturtuldu. Bilimsel gözlem ve araştırmalar yapacak olan Salyut uzay istasyonu, oldukça yakın bir yörüngeye oturduğundan giderek Dünya’ya yaklaştı ve altı ay sonra atmosfere girdi. 1971 – Mars Amerikan sondası Mariner-9 Mars gezegeni çevresinde yörüngeye girdi ve yaklaşık bir yıl boyunca gezegenin yüzey haritasını çıkardı. 1972 – İlk mikroişlemci İlk mikroişlemci (Intel 4004) yapıldı. Bu, üzerine 2300 transistör yerleştirilmiş 7 mm x 7 mm boyutlarında, kare biçiminde silisyum bir plaktı. 4 bit değerinde kelime işleme gücü vardı. 1972 Elektronik posta “@” (e-mail) geliştirildi. 1973 – İlk mikrobilgisayar İlk mikrobilgisayar üretildi. Önceki bilgisayarlara göre daha küçük olduğu, tek bir kullanıcıya hizmet verdiği bu bilgisayarlara mikrobilgisayar adı verilmişti. Fransız R2E şirketi tarafından piyasaya sürülen bu mikrobilgisayarın adı Micral’di. 1975 – Kişisel Bilgisayarlar Apple-1 bilgisayarlar piyasada. Apple Inc. firmasından Steve Woznaik ve Steve Jobs’un tasarladığı Apple-1, 1976’dan itibaren insanlar tarafından benimsenerek önemli bir ticari başarı sağladı. 1976 – Uzay Sondaları Uzay sondaları Voyager-1 ve Voyager-2 fırlatıldı. Güneş sisteminin dış bölümündeki gezegenleri gözlemleyen ve bu gezegenler hakkında Dünya’ya bilgiler yollayan uzay araçları Güneş Sistemi’nin hiç bilinmeyen yönlerini de ortaya çıkardı. 1978 – İlk Tüp Bebek İlk tüp bebek dünyaya geldi. İngiltere’de yapay dölleme sonucu hamile kalan bir kadın doğum yaptı. Bu tarihten sonra yapay dölleme yoluyla doğan tüm çocuklara tüp bebek denmeye başlandı. 1981 – Kişisel Bilgisayarlar IBM PC (Personal Computer) kişisel bilgisayarlar piyasada. Mikrobilgisayarların gündelik yaşama girmesi büyük ölçüde bu bilgisayarların ve Microsoft firmasının hazırladığı MS/Dos işletim sistemi sayesinde olmuştur. 1981 – Uzay Mekikleri ABD uzay mekiği programını başlattı. İlk uzay mekiği olan Columbia 12 Nisan 1981’de ilk yolculuğuna çıktı. Columbia aslında ilk mekik değildi. Uzay yolu adlı bilimkurgu dizisine atfen 1977 yılında yapılan deneme mekiği, Enterprise olarak adlandırılmıştı; ama bu mekik uzaya hiç çıkamadı. 1983 – AIDS Virüsü Bağışıklık yetersizliğine yol açan AIDS (Acquired Imnune Deficiency Syndrome) virüsü ilk olarak 1983’te Paris Pasteur Enstitüsü’nde, 1984’te ABD’de belirlendi. 1986’da Batı Afrika’da HIV 2 adı verilen benzer bir virüs keşfedildi. 1984 – Üst Kuark Üst kuarkın varlığı deneysel olarak belirlendi. Üst kuark ön görülere uygun olarak +2/3 elektrik yüküne sahiptir. Bu kuarkın eşi olan alt kuarkın yüküyse –1/3’tür. ın kütlesinin 30 ile 50 milyuar elektronvolt (GeV) arasında olduğu tahmin edilmektedir. Böylece bu kuarkın en büyük kütleye sahip olan kuark anlaşılmaktadır. 1984 – İlk Macintosh Bilgisayarlar Apple firması ilk Macintosh bilgisayarları piyasaya sürdü. Bu makineler, her şeyin grafik olarak çözümlenmesinden dolayı bilişimle kolay uygulanabilirliğin bağdaştırılabileceğini kanıtladı. Kullanılan küçük ikonlar yardımıyla istediği işlemi yapabilen kullanıcılar, ekran üzerindeki imleci, üzerinde küçük bir düğme bulunan “fare” yardımıyla ikonlara ulaşabiliyorlardı. 1988 yılından itibaren IBM marka bilgisayarlar da benzer bir işletim sistemi olan Windows ve Presentation Manager gibi programlarla donatıldı. 1985 – Ozon Tabakası Paul Crutzen, Mario Molina ve Sherwood Rowlan ozon tabakasında delik olduğunu ortaya koydu. Güneşten gelen zararlı morötesi ışınları süzen ozon tabakası, deodorant yapımında ve soğutma sistemlerinde de kullanılan kloroflorokarbon gazlarının atmosfere karışması yüzünden en ince olduğu kuzey kutbu üzerinde delindi. 1987 – CD Philips firması ilk kompakt diski (CD) tanıttı. Aslında 1979 yılından beri var olan diskler, başlangıçta yalnızca müzik ve diğer sesler için tasarlanmıştı. Günümüzdeyse CD’ler bilgisayar oyunları, filmler, müzik albümleri ya da bilgisayar programları gibi birçok değişik amaç için kulanılmaktalar. 1989 – WWW’nin gelişimi Montreal Mc Gill Üniversitesi’nden Peter Deutsch, interneti indekslemek için ARCHI adında bir arşiv yarattı. Bu arşiv net üzerindeki FTP sitelerini kapsıyordu. Bir süre sonra Tim Berners internet üzerinde bilgiyi daha rahat dağıtma, kulanıcılara farklı yerlerde bulunan bir belgeden diğerine geçmede büyük kolaylıklar sağlayan World Wide Web’i (WWW) geliştirdi. 1989 – Jüpiter Amerikan uzay sondası Galileo, uzay mekiği Atlantis tarafından Jüpiter’i incelemek üzere uzaya gönderildi. 1990 – Hubble Uzay Teleskopu Hubble Uzay Teleskopu uzaya gönderildi. İngiliz gökbilimci Edwin Hubble’ın adını taşıyan bu dev teleskop, NASA ve ESA’nın ortak projesi olarak yürütülmüştü. Teleskopun 15 milyar ışık yılı öteyi gözleyebilmesi hesaplanmıştı. 1992 – Evrenin Yapısı Büyük patlama kuramının kanıtları bulundu. Lawrence Berkeley Laboratuvarları ve California Üniversitesi’nin ortak yürüttüğü bir projede, George Smoot başkanlığındaki bir grup araştırmacı, COBE (Cosmic Backround Explorer) uydusunun evrendeki fon ışımasındaki ısı dalgalanmalarının büyük patlamadan kaldığını keşfettiler. 1993 – Dinozorlar En yaşlı dinozor bulundu. Arjantin’de And Dağları eteğindeki Ischigualsto doğal parkında bulunan bu dinozorun bir evoraptor olduğu açıklandı. 1 metre boyunda, 11 kilo ağırlığında olduğu anlaşılan bu dinozorun yaklaşık 225 milyon önce yaşadığı açıklandı. Arka ayakları üzerinde yürüyen evoraptorlar, etobur canlılardı. 1994 – Jüpiter Jüpiter’e kuyrukluyıldız çarpışı gözlendi. 4.8 milyon kilometre uzunluğundaki kozmik dev kuyrukluyıldızın adı, onu keşfeden gökbilimcilere atfen Shoemaker-Levy 9’du. 16 Temmuz’da başlayan çarpışma günlerce sürmüş ve 21 Temmuz’da sona ermişti. 1994 – Karadelikler Karadeliklerin varlığına ilişkin kanıtlar bulundu. Hubble uzay teleskopunun verilerine göre 52 milyon ışık yılı ötede bir karadelik gözlendi. Kardeliklerin varlığı Albert Einstein tarafından genel görelik kuramı kapsamında öngörülmüştü. M87 adı verilen bu karadelik, Einstein’ın öngörüsünün bir kanıtı niteliği taşıyor. 1995 – İnsanın Evrimi İki ayağı üzerinde yürüyebilen insansıların en eski örneği bulundu. Prof. Mealakey ve çalışma arkadaşları Kenya’nın kuzeyinde yürüttükleri çalışmalarda Austrolopithecus anemensis adını verdikleri bir insansı kalıntısı buldular. 4,2 ile 3,9 milyon yıl önce yaşamış olan bu insansı, türün bilinenden 500000 yıl önce ayağa kalktığını gösteriyordu. 1995 – Güneş Benzeri Yıldızlar Bilim adamları gezegen sistemine sahip güneş benzeri yıldızlar keşfetti. İki grup gökbilimci üç ay arayla çevresinde gezegenler olan yıldızlar buldular. Aslında 1994 yılında Güneş sistemi dışında da gezegenler bulunmuştu. Ne var ki bunlar ölü yıldızların, pulsarların çevresinde dönüyorlardı. Dünya’dan 42 ışık yılı uzaklıkta bulunan yeni gezegenlerse güneşimiz benzeri yıldızların çevresinde dönüyorlar. 1996 – Evren Hubble Uzay Teleskopu milyarlarca yeni gökada keşfetti. Her gökadanın yaklaşık 50-100 milyar yıldız içerdiğini söyleyen gökbilimciler bunların bilinen gökada biçimlerinden farklı olduğunu da açığa çıkardılar. Bu bulgularda spiral ya da eliptik olmayan, daha önce görülmemiş şekillerde yeni gökadalar da vardı. 1997 – Mars Viking uzay sondalarından yıllar sonra Pathfinder, Mars’a inen ilk araç oldu. Dünya’dan 1996 yılında fırlatılan araç, yaklaşık 500 milyon kilometre yol aldıktan sonra Mars’a “düşürüldü.” Pathfinder, Vikinglerin kaldığı yerden Mars hakkında bilgiler iletti dünyaya. 1997 – Europa Güneş sisteminde Dünya dışında bir yaşam olasılığı, Jüpiter’in 16 uydusundan biri olan Europa’da olabileceği bulundu. Galileo uzay sondasının gönderdiği ayrıntılı Europa yüzey görüntülerinde gezegende buz tutmuş bir okyanus gözlemlendi. Bu da yaşam için gerekli olan suyun varlığını gösteriyordu. 1997 – İlk Klonlama İlk genetik kopyalama gerçekleştirildi. Bir grup İskoç bilim adamı şubat ayında ergen bir memelinin genetik kopyasını yarattıklarını duyurdular. Bu, genetik alanındaki birçok uzmanın gerçekleştirilmesine olanaksız gözüyle baktığı bir işlemdi. Dolly adlı koyunun kopyalanmasının başarıyla sonuçlandığının duyurulması beraberinde yeni tartışmaları da getirdi. Bunların en başta geleni de kopyalamanın ahlaki yanıydı. Bu teknikle insan kopyalamanın zararları üzerinde duruldu ve bunun yalnızca tarımsal ve tıbbi amaçlarla kullanılması gerektiği vurgulandı. 1999 – Jüpiter’de Volkan Patlaması Galileo uzay aracı Jüpiter’in uydusu Io’da bir volkan patlaması görüntüledi. Güneş sisteminde görülen en büyük volkan olduğu belirtilen dev volkan, 1,5 km yüksekliğinde lav püskürtüyordu. Hazırlayan: Ali Çağlayan Taybaş Kaynak: Bilim ve Teknik Dergisi, Tubitak, 2000

http://www.ulkemiz.com/20-yuzyilda-bilim-ve-teknoloji

Ay Yüzeyine Yolculuk Yapan İnsan Yuri Gagarin

Ay Yüzeyine Yolculuk Yapan İnsan Yuri Gagarin

Ay Yüzeyine Yolculuk Yapan İnsan Yuri Gagarin (Yuri Gagarin) adlı bir rus kozmonot uzaya yolculuk eden ilk insan olarak tarihe geçti.

http://www.ulkemiz.com/ay-yuzeyine-yolculuk-yapan-insan-yuri-gagarin

Sovyet <b class=red>kozmonot</b> Valdimir Komarov'un dünyaya düşen kalıntıları

Sovyet kozmonot Valdimir Komarov'un dünyaya düşen kalıntıları

Bir uzay uçuşunda hayatını kaybeden Sovyet kozmonotu Valdimir Komarov'un geride kalan vücut parçaları...

http://www.ulkemiz.com/sovyet-kozmonot-valdimir-komarovun-dunyaya-dusen-kalintilari

 
3WTURK CMS v6.03WTURK CMS v6.0